Betonsuz Hisarönü

Betonsuz Hisarönü

Sevdiğim bir mavi yolculuk söylemi vardır: “En iyi tekne arkadaşının teknesidir...”

Biz de öyle yaptık.

Hem de en yakın, en
keyifli dostlarla...

Bayram boyunca trafik yoğunluğundan, plajlarda yer bulma derdinden uzak, bir arkadaşımızın teknesiyle Bodrum’dan kaçtık...

Hisarönü körfezinde geçti ilk 5 günümüz.

Betonlaşma -neredeyse- sıfır.

Akvaryum gibi pırıl pırıl, masmavi suların yeşille yanak yanağa uzandığı koylardaydık.

“Sessizliğin sesini” dinledik.

Yüzdük, kitap okuduk.

Neyse ki buralar sitelerin, otellerin hücumuna uğramamış.

Hatta yüksek volümlü müzikle göbek atılan günlük tur tekneleri bile oralara uğramıyordu.

Dileriz ki bozulmaz.

.....................

Betonsuz Hisarönü

Sadece Doğuş Grubu’nun işlettiği “D-Maris” oteli...

Dantela gibi koyların kesiştiği noktada tepeden bakan müthiş manzarasıyla gerçekten yüzük taşı gibi.

5 ayrı plajı sosyal etkinliklerden, mutlak sessizliğe uzanan farklı seçenekler...

100’ün üzerinde büyük ve lüks tekne.

Öğle ve akşam yemekleri, plajlar için lastik botlarla her milletten mavi yolculuk tutkunları geliyor.

Otelin küresel ünü olan mekânları var.

Zuma, Manos, Nusret...

Gibi gibi...

Yer bulmak zor.

Biz akşam yemeği için Zuma’daydık.

Harikulade bir manzara.

Betonsuz Hisarönü

Dostlarımızdan birinin arkadaşı Semiramis’in (Pekkan) eşi Gulu Lalvani ile İsviçre’de bankacılık yapan 28 yaşındaki oğulları, Lalvani’nin daha önceki evliliğinden çocukları da masaya dahil oldular.

Semiramis torunlara bakmak için teknede kalmış.

.....................

Bir akşamüstü Selimiye’ye geçtik.
Şipşirin bir kıyı kasabası.

.....................

Sonra... Birer gün Yunanistan’ın Simi ve Kos adaları...

Oranın koylarında da Türkiye’nin bazı ünlülerin tekneleri de demir atmıştı.

Bayramlaştık.

Betonsuz Hisarönü

.....................

Simi ve Kos çarşılarında en çok duyulan lisan Türkçeydi.

Arkadaşlar alışveriş yaparken ben de bir sahil kahvesinde oturdum.

Hesabı istediğimde...

Sürpriz...

“Ödendi” dedi garson.

“Kim” diye sordum, arkamdan bir ses “Ben” dedi.

Döndüm.

1 yıl önce Datça’da tanıştığımız, Manos’un şefinden lezzetlerle neşeli, sirtakili gece yaşadığımız Simi Belediye Başkanı.

5’inci kez seçilmiş.

Bodrum ve Datça’da seviliyor, tanınıyor, Türk arkadaşlarından çevresi var. Kış aylarında İstanbul’a da geliyor.

Başı sıkışanlar olursa, orada bir Türk dostu olduğunu belirtmek için yazdım.

Betonsuz Hisarönü

İSTANBUL’DA ‘LEZZET ATELIER’İ’

Paris St. Germain’de ünlü şef Joel Robuchon’un mekânı “Atelier” sevdiğim bir lezzet durağıdır.

İddialı lezzetlerine karşın bir özelliği “rezervasyon” yapmamasıdır.

Girersin, yer varsa oturursun. Yoksa...

Kuyrukta beklersin.

Ama değer...

......................

İstanbul’da da bir “Atelier...”

Dolmabahçe sırtlarında Süzer Plaza’nın içindeki Ritz Oteli bu
adı taşıyan zincirin en güzel halkası.

Ritz Oteller yönetimi adına yapılan denetleme   ve değerlendirmelerde özel bir yeri var.

Ayrıcalıklı...

Otelin “Atelier Real Food” adlı restoranı harika bir İstanbul manzarasına kucak açıyor.

Özgün, doğal işlenmemiş malzemelerle lezzetler sunan mutfağı bu güzelliği tamamlıyor.

Hafta ortasında bir “tadım” gecesindeydik.

Fusion mutfağından bizim içli köftelere, Adana dürüme lezzet sörfü yaptık. Ve...

Dostlarla keyifli sohbet... Salonun diğer ucundaki terasta ise canlı müzik.

Betonsuz Hisarönü

ŞEVVAL’İN RENK PALETİ

Türk sanat müziği, Karadeniz türküleri, Roman ve Trakya havaları, arabesk...

Âşık Veysel’den Neşet Ertaş’a, Kazım Koyuncu’ya, Ahmet Kaya’ya, Orhan Gencebay’dan Zülfü Livaneli’ye yolculuk...

Şevval Sam’ın müziğinin renk paletinde sonsuz renk var. Salı akşamı Harbiye Açıkhava’da 5 bin kişi, onunla birlikte Türkiye turuna çıktık.

Şevval Sam, müthiş bir sahne şovu da hazırlamış. Kendi orkestrasının yanı sıra Defjen Def Topluluğu ve Yoroz Horon Ekibi de eşlik etti.

Şevval sahnede büyülüyor. Sesi ve yorumuna bir de güzelliği eklenince hem göze hem kulağa bir şölen sunuyor. Şevval, şarkıları eğlenceli hikâyelerle süslüyor, zil ve kaşık çalıyor, dans ediyor... Seyircilerinin arasına giriyor, onlara dokunuyor, hatta fotoğraf bile çektiriyordu şarkı söylerken...

Elbette bizler de dans, alkış ve vokallerimizle Şevval’in renk paletinin birer parçası oluyorduk.

Annesi usta sanatçı Leman Sam’ı “Beni doğuran kadın” diyerek sahneye davet aldı. Leman Sam kült şarkılarından olan “Gönül”ü kızı ve 5 bin kişilik seyirci korosuyla söyledi. Gece 12’de bitmesi planlanan konser sürekli alkışlarla neredeyse 1’e kadar devam etti.

...................

Teşekkürler Kübra Kalem Baykara...

Betonsuz Hisarönü

KOZMONOT BOMONTİ’YE İNDİ

Son yıllarda Nişantaşı Topağacı’nın sosyalleşme mekânı “Kozmonot” ilgi odağıydı.

Türkiye’de silah sanayiini başlatan Şakir Zümre’nin torunu açmıştı Kozmonot’u...

Girişteki duvarda ilk Rus kozmonotları kadın ve erkeğin uzayda öpüşmelerini yansıtan yağlıboya resim mekânın simgesiydi.

Çok tutuldu. İstanbul’un başka semtlerinden de gelenlerle hep dolu...

.......................

Kozmonot şimdi de Bomonti’de.
Çok daha büyük...

Bu kez sadece duvardaki resmiyle değil, dekoruyla da uzaydan esintileri yansıtıyor.

Arkasında ve önünde iki bahçesi olan çok daha büyük bir mekân.

Tuvaletine bile uzay araçlarını andıran bir tünelden geçilerek gidilmekte.

Sabah kahvaltısından itibaren açık.

Özellikle vejetaryenler, veganlar için özgün lezzetler de var. Pub kültürünün yaşandığı...

Bilgisayarını açıp çalışacağın sakin bir köşeden, dostların sohbeti demleyeceği hareketli köşelere kadar farklı seçenekler sunan bir mekân.

Teşekkürler Dilara Boğaz...