Diplomasi ve silah

PKK/YPG/ SDG için limit...

PKK/YPG/ SDG için limit...5x24=120 saat...ABD, Ankara’da bu garantiyi verdi.Birkaç yıl öncesinin “barış sürecini” hatırlayın.PKK silah bırakmıştı ve Türkiye topraklarından çıkacaktı.

Ne kadar zamanda; 3 ay...

Sonra...“3 ay çok kısa, 6 ay ancak” demişlerdi.

O tarihte Türkiye’de 2-3 bin PKK’lı vardı.Çekilmek için “6 ay, ancak diyorlardı.”

Bakın, kuzey Suriye’de oluşacak güvenlik kuşağındaki sayıları 20 bine yakın -isimleri, etiketleri değişse de- özünde PKK’lı 5 günde 426 km boyunca çekiliyor.Zor, oyunu bozar.

................

Daha da eski tarihe geçelim; Türkiye çok kez diyaloğuyla PKK’nın Suriye’den ve Suriye’nin kontrol ettiği Bekaa Vadisi’ndeki kampından çıkarılmasını istediği halde Suriye’nin o zamanki diktatörü Hafız Esad (Beşar Esad’ın babası) hiç kulak asmamıştı.Ne zaman ki önce Türkiye’nin komutanları ve sonrasında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “ültimatomu”yla karşılaştı...PKK kampları kapatıldı, Abdullah Öcalan da, PKK’lılar da Suriye sınırlarının dışına çıkarıldı.Suriye’nin de anladığı dil buydu.

.................

Aslında küresel dildir bu.Şu 3 aşamayla tanımlanır:

1- Diplomasi...

Diplomasi kanallarıyla anlatmak...

Uyarmak...

Uygun dille tehdit etmek...

Tehdidinin gerçek olduğunun kanıtı olarak silahın ucunu göstermek... 

2- Silahı kullanmak...

Yani...

Silahlı müdahaleyle sonuç almak.

3- Diplomasi...

Silahla kazanılanı korumak ve meşrulaştırmak için yeniden diplomasi masasına oturmak...

..................

Türkiye, birinci aşamayı bütün seçenekleriyle denedi. Defalarca anlattı.Tekrar tekrar vurguladı.Silahın ucunu da gösterdi.

Ama...

Olmadı.İ

kinci aşamaya geçmek zorunda bırakıldı.

Fırat’ın doğusunda “Barış Pınarı” harekâtıyla iki yıla yakın süredir diplomatik yoldan sağlayamadığı kazanımı elde etmiş görünüyor.

...................

Beş gün gene de “uzun süre.”Her şey “kazan kazan” teorisine göre “iyi” algısı üretse de “ihtiyatlı iyimserlik” bu sürecin kapağındaki başlıktır.

Gerçi PKK’nın maskeli hali SDG çekilmeye başladı ama her an bir beklenmedik durumla karşı karşıya kalınabilir. 

...................

Öte yandan, bu, ABD ile bir anlaşmadır. Sahadaki diğer “başat aktör” Rusya üzerinde ise soru işareti var.

Rusya “Türkiye’nin ABD’yle köprüleri atacağı, kendisine doğru savrulacağı” hesapları içindeydi.

ABD Başkanı Trump’tan “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Türkiye’ye övgü mesajları” uçuşurken herhalde Putin “Aman ne iyi” diye düşünmüyor.“

St. Petersburg Hukuk Fakültesi’nden diplomalı, askeri rütbeye sahip, Rusya gizli servisi başkanlığını da yapmış olan, 20 yıldır dünyanın diğer süper büyüğünü yönetme deneyim ve donanımlı Putin’in karşı hamlesi ne olacak?”Hafife alınacak bir soru değil bu.

...................

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo “Türkiye’nin Kobani’ye girmeyeceği” gibi bir izlenim yaratan söylemde bulundu.Rus bayrağının da çekildiği, Suriye rejim güçlerinin bayrak gösterdiği fakat içeride SDG maskeli PKK’nın varlığını sürdürdüğü Kobani bu “güvenli bölgenin” dışında mı kalacak?

Aynı soru Suriye Rejim Gücü’nün daha baştan beri içinde varlığını sürdürdüğü, PKK’nın kalesi gözüyle bakılan Kamışlı için de geçerlidir.

Güvenli bölge kuşağı içinde bu iki coğrafya, sınırımıza dayalı iki hançer gibi mi kalacak?

...................

Bunlar ve başka sorunları içeren dosyalar artık üçüncü aşama olan diplomasi masasında.