Filiz Akın: Nilüfer’in hep yanında olacağım

Filiz Akın: Nilüfer’in hep yanında olacağım

FİLİZ Akın’ın yaşama dair kitapları var. Ona yeni yazacağı kitapta önsöz olacak bir şarkı adı öneriyorum; “bambaşka biri...”
Üstesinden geldiği kanser sonrası sanki yeniden doğdu. Deneyimleriyle o artık başka başka biri.
Ve sanatçı Yasemin Filiz için Ajda’nın “Bambaşka Biri” şarkısını söylüyor.
Bu şarkı, kalp yaralarına da, yaşamın diğer darbelerine de psikolojik doping...
“Bu kitaptan Nilüfer de yararlanacaktır” diyorum.
“O kadar iddialı olamam ama ben zaten hep Nilüfer’in yanında olacağım” diyor gözleri ışıltılı...
“Sanatçıdan dost olmaz” sözünün üzerine koca bir çizgi çekiyor bu söylem.
.................................
Havva annemiz elinde 4 yapraklı yoncayla dolaşırmış. Yapraklardan biri “iman”, biri “ümit”, biri “aşk” ve diğeri de “şans”mış.
Şeffaf Oda’nın konuğu Türk sinemasının sarışın yıldızı Filiz Akın’a “sen yoncanın hangi yaprağısın” diye soruyorum.
“İnsanoğlu hepsini istiyor ama bence şans” diyor.
Filiz Akın, Türk sineması için de şanstır.

BENİ SİZ YARATTINIZ
HALİL Ergün sanatta ustalığının yanı sıra keyif adamı.
Bulunduğu ortamı neşelendiriyor.
Set aralarında şarkılar söylüyor, şarkı bittikten sonra alkışlatıyormuş.
“Beni siz yarattınız, siz var ettiniz” nüktesini de sevdim.
Şeffaf Oda’da da “Kırmızı Gülün Alı Var”ı söylüyor...
Can Yücel’in “Bir Eşi Olmalı İnsanın” adlı şiirini okuyor.
Filiz Akın da bu şiire “seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli, alıştım hasretine, gel desen gelemem ki” diye yanıt veriyor ve ardından Sezen Aksu’nun “Sen Ağlama”sını okuyor.
.................................
Halil Ergün’e anılarını yazacak mısın diyorum.
Anlatıyor:
“Tabii yazacağım. Bu yazma söz konusu olduğunda yaşam macerama girmiş çok insan var, gerçeği yazdığın zaman eğer kaybettiysek onun anısına saygısızlık etmiş olurum endişesi... Hayattaysa o gün yaşananları ve duyguları yazmazsan bir yer eksik kalacak, yazarsan spekülasyon üzerine bazı insanların mitosunun bozulması söz konusu olabilir. Böyle kaygılarım var.”
Halil Ergün haklı.
Her otobiyografi yazanın sorunudur bu. Gerçekleri yazmazsan eksik, yazarsan dostlukları tahrip...
Halil Ergün’ün yaşam arşivinde kimler ve neler yok ki!
Gençliğin sol siyaset rüzgârları, darbe döneminde hapis, tiyatro, sinema...
Hapishane koğuşlarıyla setler ve kulisler arasında savrulmalar.
Bu yaşam bir nehir roman olarak yazılmalı.

Filiz Akın: Nilüfer’in hep yanında olacağım

TENİS TANRIÇASI
SHARAPOVA’DAN “Tenis Tanrıçası” diye söz ediliyor. O da bunun farkında.
W Otel’in salonlarında iddialı saat markalarından TAG Heuer’in yüzü olarak salona “özel ritüelle” girdi.
Beraberinde getirdiği özel gazetecisiyle mülakat yaptı.
Işıkların, kameraların önünde sadece onun sorularına cevap verdi.
Üzerinde “lal” renkli giysisi, mekândaki varlığının altına çekilmiş kırmızı çizgi gibiydi.
“Ben buradayım” ve “o burada” mesajlarının kesişme noktasıydı.
Salonun bir diğer bölümünde özel loca hazırlanmıştı.
Türkiye’den gazetecilerle orada konuşması öngörülmüştü.
Fransa’dan gelen özel gazetecisiyle locaya geçti.
Şebnem Saygınışık el yapımı TAG Heuer’in çarkları gibi çalışan bir düzen kurmuş.
Sharapova’nın yanına oturtuldum.
Bir gazeteci ve bir dünya şöhreti arasındaki “soru/cevap” türünden gerilimli bir konuşma olmadı.
Amerikalıların “sall talks” dedikleri havadan sudan, ordan burdan hoş bir sohbet oldu.
Boğazdan, Bebek kahvelerinden, İstanbul’u sevdiğinden bahsetti.
Ailesini görmek için 2 günlüğüne Rusya’ya gideceğini sonra hemen döneceğini ve İstanbul’da en az 15 gün kalacağını söyledi.
Basketbolcu sevgilisi ile İstanbul’da mutlu.
Kendini tanımlarken “burcunu bildiğini ama yükselen burcunu henüz öğrenmediğini” anlatırken bakışları sık sık omzumun arkasında bir yerlere kayıyordu.
Basketbolcu sevgilisi Sasha Vujacic onu bekliyordu.
“Yükselen burcun” işlevi davranışları düzenlemek.
Asıl burç ise karakteri belirliyor.
Kişilik bu ikisinin harmanı.
Londra’daki WTA’nın ilk tanıtım davetinde de Sharapova’yı görmüştüm.
Bizim medya mahallesinde zaman zaman görünmeye başlayan İzzet Çapa için bir söyleşi randevusu ayarlanmıştı.
Orada ansızın gerilmiş.
Söyleşinin tellerini koparmış.
O nedenle ismi üzerinde oluşmuş soru işaretlerini silmek için mi, yoksa doğası gereği mi bilmiyorum ama sempatikti.
Tanrıçalığı koymuştu bir yana.
Daha ayrıntı isteyenler bugün Hürriyet’te Ayşe Arman’la söyleşisini okumalılar.

Filiz Akın: Nilüfer’in hep yanında olacağım

200 YILLIK SAAT
ÖZER Çiller renkli kişiliktir. Gizemli kitapları... Mevlana’nın torunu olduğunun işareti 100 yıllara dayanan soyağacı...
Sağlık ve özellikle alternatif ya da diğer adıyla “tamamlayıcı tıp” çalışmaları, bilgi notları...
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için “kanı ozonla temizleme” yöntemini uygulatışı bu alanda uzman doktor dostları...
Üzüm bağları ve şarap üretimi...
Denizciliği...
İddialı restoranları...
Bu diziyi uzatabilirim ama şu saydıklarım bile yaşam paletindeki renkler için fikir veriyor.
Çiller’in bileğinde bir de ilginç saat var.
Kelimelerle anlatmak zor.
Marka kataloglarında da bulunamaz.
Sadece 200 yıla aşkın yapım geçmişini belirtmem bile yeter.
Oğlunun hediyesi olan bu antika saati bileğinde keyifle taşıyor.
Gözü gibi bakıyor.