Emanuel Macron, Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, Millet Meclisi seçimlerinde de “tartışmasız” zafer kazandı.
Avrupa’da hatta Amerika’da seçimler “kıl payı” sonuçlar ortaya çıkarırken, Fransa’daki bu farklı durum gelecek için nasıl bir işaret?

“Fransa Baharı” Avrupa’ya ne vaat ediyor?
.....................
- “KADINLAR VE GENÇLER”
Macron meclise “rekor sayıda genç ve kadın milletvekili” getirdi.
577 milletvekilinden 223’ü yani yüzde 39’u kadın.
Bu çok önemli.
Kadınlara Atatürk’ün İsviçre’den bile önce “seçme ve seçilme hakkının verdiği” Türkiye’de bu oran kaç?
Gençler de geldi meclise.
577 sandalyeli meclisin 424’ü daha ilk kez adım atmış oluyor.
En genç milletvekili 1993 doğumlu Ludovic Pajot ve 24 yaşındaki hukuk öğrencisi Typhanie Degois...
Sonuç olarak Fransa’yla başlayan bir akımın Avrupa’ya dalga dalga yansıyacağı öngörülebilir.
Yeni yüzler, gençler ve kadınlar siyasete/yönetime ağırlık koyacaklar.
......................
- “İLGİ”
Seçimlere katılım sadece yüzde 42...
“Katılım” demokrasinin temel unsuru olan “hür irade” beyanıdır. 
Bu açıdan bakıldığında “yüksek katılım” Türkiye’nin artısıdır.
Fransa’ya dönersek...
47 milyon seçmenden sadece 20 milyonu sandığa gitmiş.
Bu oran “Fransız halkının politikacı prototipinden sıkıldığını, vaatleri ciddiye almadığını” gösteriyor.
Seçmenin çoğu sandıklardan uzak tutmuş kendini.
Macron yüzde 42’nin yani 20 milyonun çoğunluğunun oylarını kazandırmış kurucusu olduğu “Yürüyüş (En Marche)” hareketine.
Mecliste açık farkla çoğunluğa dayanmasına karşın yapacağı reformlarda, sandığa gitmeyen yüzde 58’in yani 27 milyon seçmenin tavrı ne olacak?
Bu ciddi bir soru işaretidir.
Örneğin...
“Çalışma reformunu yapacağını” söz verdi.
Büyük medya ve patronlar, işverenler bu reformu destekliyor.
Fakat...
Gençler, sıkı ve sert maddelerle korunan iş güvenliği gevşediğinde çalışan kesim elbette rahatsız olacak.
Mecliste sağlam bir muhalefet bulunmayacağı için “sokak gösterileri” kaygısı var.
......................
- “KİŞİLİK...”
Macron, siyasetin yepyeni bir oyuncusu olarak ortaya çıktı.
Bütün geçmişi, toplam 2 yıl süren “Cumhurbaşkanı Hollande’ye ekonomi danışmanlığı” ve “Maliye Bakanlığı...” Hepsi bu.
Geçmişi referans değil. O nedenle, Macron “herkesi memnun edecek vaatler” sundu. Ayrıca... Kimsenin “Bunlarla mı reformlar? Hepsini zaten kaç kez denedik?” diye düşünmemesi için genç ve yeni yüzlerle aday listelerini oluşturdu.
39 yaşındaki Macron “genç ve dinamik yönetim” algısını yarattı.
Yıllarca iktidar olan sosyalistlerden de, merkez sağdan da hayal kırıklıkları yaşamış olan halk bu kez “yeni olanı” demek istedi. 
Zaten Macron da “Sol ya da sağ değil, partiler üstü” diyerek yürüttü seçim kampanyası.
Güzel...
Ancak tehlikeli...
Fransa siyasetinin nabzını iyi tutanlara göre, “Eğer Macron da bir hayal kırıklığı olmaktan öteye gidemezse Fransa sol ve sağ uçlara savrulabilir.”
.......................
Macron henüz yeni oturdu Cumhurbaşkanı koltuğuna.
Bu kısa sürede hata yapmadı.
Milletvekili seçimlerinde merkez sağa yakın “Modem” ile ittifak yaparak kazandığı 350 milletvekili, başarının bir nedeni olmalı.
.......................
Önce Cumhurbaşkanlığı, sonra Millet Meclisi seçimleri Fransa üzerine tortu birikimleriyle çöken ve yıllardır zehirleyen havanın dağılmasında taze bir rüzgârdır.
Macron’un ektiği “rüzgârın” giderek “karşı fırtına” üretmemesi     dileğiyle...