Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

16 Nisan “referan-dumu” için “etki katsayısı” olan 2 grup var:
1- “Somut” olanlar.
2- “Soyut” olanlar.
...................
Önce birincisi...
Bir çırpıda başlıcalarını sıralayayım.
- Düşük faizli ya da faizsiz çok uzun vadeli konut kampanyaları. (Örneğin... Kira öder gibi 20 yıl vadeyle konut satın alma imkânı. Arz sınırlı olsa da önemli. 20 yıldaki enflasyon oranları dikkate alınırsa daha da cazip.)
- Taşeron işçilere verilen müjde.
- Emekli promosyonu.
- Çiftçinin Ziraat Bankası borçlarına erteleme.
- İşçi sigortası ödemelerine erteleme.
- Esnafa ve KOBİ’lere düşük faizli ve ödemesiz dönemi olan kredi.
- Esnafa işsizlik sigortası.
- İşverenlerin en az 1 işçi almaları kampanyası.
- Geçen ocak ayına göre bu yılın ocak ayında personel/işçi alımının -özellikle turizm sektöründe- yukarı doğru hareketlenmesi...
***
Nispeten “somut” sayılabilecek birkaç “etki katsayısı” daha.
- TSK’nın El Bab’ı ele geçirme başarısı.
Böylece PKK/PYD’nin Türkiye’nin güneyinde Hatay’a -belki de Akdeniz’e- kadar uzanması planlanan egemenlik koridorunun engellenmesi.
- Doların düşüşe geçmesinin makro ekonomide üreteceği artıların, piyasada da algıları pozitife dönüştürmesi.
- Trump’ın başkan seçilmesiyle Türkiye-ABD ilişkilerinde gerilimin düşeceği beklentisi. (ABD’nin Türkiye’deki diplomatlarından bu -pozitife evrilme- işaretleri, gazetecilerle yapılan özel söyleşilere de yansımakta.)
....................
Bunlar seçmen tabanında “parselleri olan” oy potansiyelleri.
Anayasa’nın teorik tartışmaları, “başkanlık ve parlamenter sistem” karşılaştırmaları etki alanının dışında “somut, sayılabilir” kesimleri hedefliyor.
Muhalefetin elinde ise “somut” kartları yok.
***
Seçmen oyları yüzde 80 oranında bellidir.
Bunlar “gönül ya da destek” verdikleri partiler istikametinde oy kullanırlar.
“EVET” ya da “HAYIR” kampanyaları onlara işlemez.
Zaten kararlıdırlar.
En az yüzde 10 ise sandığa gitmez.
“EVET” ve “HAYIR” kampanyaları “asıl olarak” bu “kararsız denebilecek” yüzde 10’dan büyük pay almaya odaklanacaktır.
Şu soru önem kazanıyor:
Yazının ilk bölümündeki AK Parti iktidarının “somut” sunumlarıyla seçmen tabanından kazanımları “yüzde 10” kararsızların içinde mi sayılmalı, eğer öyleyse ne kadarı?
Yoksa zaten kararlı olan ve kamuoyu araştırmalarında görünen “EVET” bloku içinde mi?
....................
CHP’nin başını çektiği “HAYIR” bloku da seçmeni “başkanlık seçimi gelirse” diye başlayan “korku senaryoları” yerine “olumluya evrilmiş” kampanya yapacak gibi görünüyor.
Yazıda sıraladığım bütün AK Parti “somut” sunumlarını gösterip “İşte hepsi parlamenter sistemde olabiliyor, o halde devam...”
Ve...
Referandumda sandıklardan EVET çıksa bile iktidar değişmeyecek, hükümet aynı hükümet, Cumhurbaşkanı ve Başbakan aynı, daha 2.5 yıl böyle sürecek... Her şey aynıysa, elimizde var olan güçleri kaybederek tek adama verme...
“Gücüne, seni temsil eden parlamentona, yetkilerine sahip çık.”
“Tek adamın değil, milletin iradesi” gibi sloganlar CHP kurmayları arasında dolaşımda.
...................
Sonuç...
Futbol dünyasının şu söylemini severim:
“Maç, -daha sahaya çıkmadan- galibiyete inanmış/inandırılmış oyuncuların kafasında kazanılır...”
Referandum için de bunca tahlil sonrası düşüncem bu doğrultuda.
Referandum daha sandıklara gidilmeden taraflardan hangisinin kafasında kazanılmışsa, o olur.