İdlib yarası

Eklenme Tarihi05.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi04.09.2018 - 23:45

İdlib cerahat toplamış, büyük yara.

Rusya, Suriye, İran üçlüsü “cerrahi müdahale” istiyor.

Dün üç Rus savaş jeti İdlib’in güneybatısını vurdu.

Suriye rejim güçleri de top atışlarıyla...

O çizgide terör örgütü Nusra Cephesi’nin isim değiştirmiş, HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) güçleri bulunuyor.

Yani...

Şimdilik “nokta müdahale” denebilecek, “sınırlı” bir müdahale.

Ancak...

Yaraya “neşter vurulduğu” söylenemez.

Sadece bir ucundan girildi.

En ufak bir gerilimde ateşi yükselen dolar kuru bile kımıldamadı.

......................

Gene de hafife alınacak bir durum değil.

“Rus ve Suriye uçakları İdlib’e büyük operasyona geçerlerse” yaratacağı deprem, artçı sarsıntılar dramatik olur.

İdlib’de 3 milyonu aşkın sivil nüfus var.

30 bin de “rejim muhalifi silahlı unsur...”

Bunların bir kısmı başta HTŞ olmak üzere BM’nin, ABD’nin, Rusya’nın ve Türkiye’nin de “terörist” ilan ettiği örgütler.

Daha azınlıkta olanlar ise “silahlı rejim muhalifleri” ki bunların içinde Türkiye’nin desteklediği ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) bileşenleri de var.

Bazı sızıntılara göre, “Rusya, Türkiye ve İran arasında bunlar saptanmış, ayrım yapılmış. Rusya ve Suriye -terörist örgütleri- vuracak. Dünkü hava saldırılarının ve topçu ateşinin de HTŞ hedefli olması bunun işareti.”

......................

Fakat...

İdlib’in içine girildikçe “at izi it izine karışıyor.”

Bölge net parsellerle “Şurada sadece HTŞ ve diğer terörist örgütler var” diye kesin çizgilerle ayrılmış değil.

Ayrıca...

Sivil halk da bunlar arasında yaşıyor.

“Rehin durumdalar” denebilir.

Rus jetleri ve onların yanındaki az sayıda Suriye jeti havadan vurmaya başladığında en az bir milyonu çocuk olan sivil halk ne olacak?

.......................

Türkiye hem ÖSO’yu ve bölgedeki TSK gözlem kulelerini korumak, hem de sivillerin bu saldırılardan kaçarak dalga dalga Türkiye’ye akmasını önlemek için yoğun diplomasi yürütmekte.

7 Eylül’deki İran zirve toplantısında Rusya ve İran liderlerine ağırlık konacak.

Türkiye’nin planı siyasal kanallardan “İdlib’deki bütün örgütlerin elindeki ağır silahların alınması... Sonra da rejim karşıtlarıyla, terör örgütlerini tefrik ederek sonuç alınması...”

Ne var ki özellikle Rusya operasyonda kararlı görünmekte.

“İdlib’in Suriye toprağı olduğunu ve rejimin egemenliğine verilmesi gerektiği” görüşünde ısrarlı.

İran da Suriye rejim güçlerinin önemli bir dayanağı olan milislerinin Suriye’deki etkinliğini sürdürmek için Rusya’yla aynı paralelde.

Bu durumda -bilmediğimiz bir formül üzerinde anlaşma yoksa- şimdilik en gerçekçi Türkiye stratejisi “ÖSO’yu güvenceye almak” ve “olası göç dalgalarını Afrin’e yönelterek orada tutabilmek...”

......................

Bir de “ABD faktörü” var.

Trump gene bir tweet atarak “müsaade edilmeyeceği” mesajını verdi.

Nasıl?

Akdeniz’in bu sıcak bölgesine yığdığı “akıllı” Tomahawk füzelerini ateşleyerek mi?

Rusya da o sulara büyük yığınak yaptı.

İkisi arasında “kıyamet” başlatacak bir çatışmayı kimse düşünmek bile istemiyor.

Sanırım o tüyleri diken diken eden noktaya gelmeden bir çözüm bulunur.