İki kutlama

İki kutlama

Güneri CIVAOĞLU

SABAHIN ilk saatlerini harikulade bir ezan sesiyle karşıladım.
Söyleyen: Cat Stevens...
1978'
de Müslüman oldu.
Yusuf İslam adını aldı.
İnanılmaz güzel bir sesle ezanı okuyor.
Fonda, kulağın ancak algılayabileceği, hafif bir çöl rüzgarı efekti.
Çok ilginçtir ki...
Yeni yıla kutsal Ramazan'la birlikte giriyoruz.
Yusuf İslam'ın, yani, eski adıyla Cat Stevens'ın bu CD'si, Son Peygamber'in Hayatı adını taşıyor.
Uluslararası din alimleri topluluğunca uygun bulunarak onaylanmış.
Ünlü Mısır'lı hafız, Şeyh Muhammet el - Minyavi tarafından okunan bir kısım Kuran ayetlerini de içeriyor.
Ezanın yanı sıra, CD'de Tala el - Bedru Aleyna'nın da bulunduğu 3 ilahi bulunmakta.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, laik devletin aydın din aliminden beklenen bir konuşma yaptı.
Televizyonlardaki söylemi Türkiye'nin laisizm içtihatlarına girecek, çok değerli bir sentezdir.
Başkan Mehmet Nuri Yılmaz'a gazeteciler sordular:
"31 Aralık gecesi yılbaşında eğlenip, içki içip, ertesi sabah oruç tutulabilir mi?"
Başkan "elbette"
cevabını verdi.
Önce, içimden ve yüreğimle alkışladım.
Sonra ellerimle...
Bu sıradan bir sorun çözümleme ve günü kurtarma cevabı değildi.
Bu söylemde, İslam'ın çağdaş yaşamda yorumundan, İslam'ın kökündeki tövbeye kadar uzanan muhteşem bir felsefe vardı.
Kim, kendine göre, nasıl algılarsa!..
Mevlana'nın "1000 kere tevbe edip, 1000 kere bozsan da, yine gel" felsefesinin yansıması da olabilirdi.
Sıradan bir inanan laik olarak, çizmeyi aşmak ve daha derinlere girmek istemiyorum.
Ancak, Başkan Mehmet Nuri Yılmaz, bu yorumuyla Türkiye'nin yaşayan nesillerini rahatlattığı kadar, gelecek nesillerin de önlerini açmıştır. Aydınlatmıştır.
İnsanımız dilerse yeni yıla girerken gece dans edebilir...
Birkaç kadeh içki içebilir.
Sonra da, diliyorsa Ocak'ın ilk günü oruç tutabilir.
Hatta, oruca dün de başlamış bulunabilir.

Türkiye, ilginç bir ülkedir.
Her ailede başını örten, 5 vakit namazını kılan, dua eden bir nine ya da ibadetin ruh güzelliği yüzüne yansımış, nur bakışlı bir dede vardır.
Ama... Onlar ve ailenin tümü Atatürk'e ve onun kurduğu Cumhuriyet'e ve başta laiklik olmak üzere ilkelerine inançlıdır.
Bu evlerde ezan da dinlenir...
Kayahan'
ın, Sezen'in, Nilüfer'in pop'ları, Bach'ın klasiği de...
Ramazan'da dumanları tüten sıcacık pideyle iftarın huzuru yaşanır...
Sisler içinde boğaz görüntüsü gibi buğulu ve buz gibi bir kadeh rakı da keyifle yudumlanır.
Ekonominin ve çağdaşlaşmanın simgesel anıtları gibi yükselen gökdelenlerin, kentlerimizin uygarlık kolyesi gibi köprülerin ışıkları insanlarımıza ne denli zevk veriyorsa, Ramazan'da minareler arasındaki ışıklı mahyalar da öylesine gözlerimizi ve ruhumuzu okşar.
Her ikisini de, sadece gözlerimiz değil, gönül gözlerimizle de izleriz.
İşte, diğer İslam Toplumları'nda olmayan Atatürk'ün laik devletindeki Türkiye insanının - altın sentezi - budur.
Bu sentez nedeniyledir ki - birkaç eksiğine karşın - yeryüzündeki tek gerçek çok partili demokrasi örneğini veren İslam ülkesi Türkiye'dir.
Örnektir...
2000'li yılların modelidir.

Beyaz Saray'ın eski güvenlik danışmanlarından Prof. Brzezinski, 2000'li yıllarda Türkiye'yi Ukrayna'yla birlikte dünyanın merkezi olacak diye tanımlıyor.
Türkiye'nin petrolü yok.
Avrupa gibi gürül gürül akan akarsulara ve kanallara da sahip değil.
Maden ve doğalgaz deposu hiç değil...
Ama... Atatürk nesillerinin, yöredeki en gelişmiş insan kaynaklarına sahip.
İşte...
Türkiye'nin umutlu olması için nedeni budur.
Elbette...
Önümüzde birkaç zorlu yıl var.
Ama...
Türkiye - inanıyoruz ki - sonra düze çıkacaktır.
Brzezinski, atar damarlar sayılabilecek ve dünyayı besleyecek, enerji hatlarının Türkiye'den geçeceğini iddia ediyor.
Ona göre,
Avrupa, dünyanın çevre yolu olacak.
Yüzde 70'i yaşlı
olan nüfusuyla, giderek öneminden kaybedecek.
Türkiye ise, dünyayı besleyen damarlar sisteminin geçtiği bu topraklarda, hizmet, sanayi, bilgi toplumlarının yoğunlaştığı, stratejik önemi üstlenecek.
Bu sütunda Musevi yurttaşlarımızın yeni yıllarını kutlamıştım.
Şimdi...
Hıristiyan ve Türk yurttaşlarımızın yeni yıllarını...
Müslüman toplumumuzun kutsal Ramazan ayını kutluyorum.
1998'in hepimize hayırlı olmasını diliyorum.
Sağlık, mutluluk, huzur, güvenlik, demokrasi, barış ve hoşgörü dileklerimle...


Yazara EmailG.Civaoglu@milliyet.com.tr