İsrail’den asist

Eklenme Tarihi01.03.2018 - 1:43-Güncellenme Tarihi01.03.2018 - 1:43
Hollanda’nın “Ermeni Soykırımı kararına” tepki gösterdik.

Haklı olarak “tavır” koyduk.

Ancak...

Bu arada bir de “Ermeni Soykırımı yasa teklifini ret” olayı var.

Sessizlikte kaldı.

Şöyle ki:

21 Şubat’ta İsrail yasama meclisi “Knesset” 1915 olaylarının “Ermeni Soykırımı” olarak tanınmasını öngören yasa tasarısını oyladı.

28’e karşı 41 oyla reddetti.

Tasarı, muhalefetteki Yeş Atid Partisi Genel Başkanı Yair Lapid tarafından destekleniyordu.

Ayrıca...

Knesset Başkanı Yuli Edelstein geçtiğimiz kasım ayında Ermenistan’a gitmişti.

Orada Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandiyan ile görüşmüştü.

Bu görüşmede daha önce Nalbandiyan’ın İsrail ziyaretinde “bölgesel konular” ve “Ermeni Soykırım’ının tanınınması” konularındaki fikir alışverişinin altı çizilmişti.

Edelstein “soykırımı tanıma konusundaki görüşünün kamuoyu tarafından bilindiğini” vurgulamıştı.

Bu gelişmelerden sonra Knesset’e gelen “Ermeni Soykırımı’nın kabulü” yasa tasarısının geçebileceği düşünülmekteydi.

Ancak...

Yukarıda da belirttiğim gibi “ret” kararı çıktı.

İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Tsipi Hotoveli “1915 olaylarının 100. yıl dönümü nedeniyle Erivan’a bir meclis heyetinin gönderildiğini” hatırlattı ve “ret” gerekçesini şöyle açıkladı:

“Ama ülkemiz, karmaşıklığı, diplomatik sonuçları ve ayrıca belirgin siyasi doğası nedeniyle bu konuda resmi duruş sergilemeyecek...”

                                            ***

Tek bir cümle...

Fakat olayı “kapsamıyla” ortaya koyuyor.

“Karmaşık-lığı” kelimesiyle başlayalım.

Gerçekten “tarihçilere bırakılması” gereken bir olaylar zinciri...

Türkiye’nin de tezi uluslararası platformda ve Ermenistan’la diyaloğunda budur.

“Diplomatik sonuçları” söylemi de gerçekçi bir bakışı ortaya koyuyor.

Türkiye’yle ilişkileri yeni yeni düzelme yolunda olan ve bir de “ABD’nin Kudüs’ü başkent tanıması arifesinde” başı daha da ağrıyacak olan İsrail’in Ermeni lobisi oyunlarına gelmemesi aklın yoludur.

Kaldı ki ABD Kongresi’ne “Ermeni Soykırımı “ karar ya da yasa tekliflerinin her gelişinde -son defasında tavırlarının ne olduğu bilinmiyor- Yahudi lobisi engellemek üzere devreye girmiştir.

Ciddi katkıları olmuştur.

Bir keresinde durum kritik hale gelince, Türk Musevi’si iş adamı Jak Kamhi İsrail’in küresel tanınırlığı olan Şimon Peres’le konuşmuş ve gerek lobiye, gerek Amerikalı parlamenterlere kişisel ilişki ağırlığını koymasını sağlamıştır.

İsrail’in böyle bir geleneksel tavırdan sonra “soykırımı kabul yasası” çıkartması en hafif söylemle “tutarsızlık” olurdu.

Hadisenin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana değişmeyen politik çizgisine de işaret edeyim.

6 milyon Musevi’yi toplama kamplarında “soykırım” yani “Yahudi ırkını yok etmek” kastıyla taammüden öldürmüş olan Nazi vahşeti eğer böyle “karışık, belirsiz, karşılıklı öldürme” vakalarıyla aynileştirilirse, sulandırılmış olur.

Sonuç...

İsrail’in elbette ciddi ve onaylanamaz yanlışları var ve sürüyor.

Ancak Türkiye’nin lehine olan bu son “Knesset’te ret” olayını Türkiye Avrupa’nın ve ABD’nin diplomasi ve de medya vitrinlerine koyabilmeli.