Kıbrıs'ta bugün

Kıbrıs'ta bugün


       Bugün Kıbrıs'ta üç bayram bir arada kutlanıyor.
     Kıbrıs'ın Türkler tarafından fethinin 429'uncu... Türk Mukavemet Teşkilatı'nın 42'nci, Güvenlik Kuvvetleri Kuruluşu'nun 24'üncü yıldönümü.
       Kutlama gösterileri geçmiş yıllardan daha da iddialı olacak.
       Çünkü...
       Son zamanlarda, KKTC içinde Rum tarafı ile bütünleşmek... Böylece AB içinde yer almak... Türkiye'nin politika uydusu olmamak gibi gördüşlerin yaygınlaştığı izlenimleri, şişirilerek yansıtıldı.
       Örneğin...
       Hepsi de tabela örgütü olan hatta bir kişinin bu üç - beş örgütte de yönetici olduğu 36 kuruluşun toplu basın bildirisi, o vitrini çizmek amacını güdüyordu.
       Bugün o karbonatlı şişkinlik söndürülecek.

Büyük çoğunluk

     Kuzey Kıbrıs Türk Toplumu'nda yapılan nabız yoklamaları, çok büyük çoğunluğun Türkiye ile paralel politikaları benimsediğini ortaya koymaktadır.
     "Kamuoyu araştırmaları saptırılıyor ya da yanlış olabilir" yolundaki görüşler var.
       Ama...
       Son seçimlerde Rumlarla kader birliğini savunan ve Türkiye politikalarından koparak, AB'ye girmeyi savunanların oy oranlarının sadece yüzde 3,5'te kalmış olduğunu da anımsayalım.
     Kıbrıs'taki Türk topluluğu, ekonomideki çok zor koşullara karşın hala "Türkiye" diyor.
     Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Kıbrıs'a müdahalesinin üzerinden 26 yıl geçmesi... Yeni nesillerin Rum zulmünü tanımamış olmaları... AB gibi bir yemin oltaya takılmış bulunması, bir şey değiştirmedi.
       Bugünkü kutlamalar, işte bu gerçeğin mesajını verecek.

Yanlış çizgi

       Ancak...
       Bu bağlılık psikolojisi, KKTC'nin çok çetin koşullar altında olduğu ve bu olumsuzlukların kaynağında Eroğlu yönetiminin bulunduğu gerçeğini değiştirmez.
     Ankara, Eroğlu yönetimine sıcak bakmıyor.
       Bu belli.
       Çünkü...
     KKTC'nin bugünkü hükümetinin sorumluluk bilincinde olduğu çok kuşkulu görülmekte.
     1997'de KKTC hükümetine Türkiye tarafından bir istikrar programı önerildi.
       Kalın çizgileri şöyle...
     - Kamu giderlerinde tasarruf yapılacak.
       - Yapısal reform gerçekleşecek.
       - Bütçe açığı kapatılacak.
       - KKTC, cari giderlerini kendi gelirleriyle karşılayacak.
     
Örneğin...
     240 milyon dolarlık gümrük, 60 milyon dolarlık dış satım, 200 milyon dolarlık turizm, 170 milyon dolarlık üniversite gelirleri, hiç de az değil.
     - Türkiye'nin yardımı, sadece proje bazında olacak.
       Su, elektrik, yol gibi altyapı yatırımları, Türkiye'deki DSİ, TEAŞ ve Karayolları tarafından projelendirilecek, ihaleler Türkiye'de yapılacak ve denetlenecek, finansman, proje ilerledikçe Türkiye'deki bu kurumlar tarafından sağlanacak.
     
Bütün bu maddeler, KKTC ile Ankara arasında protokole bağlanmış ve imzalanmış.
       Ancak...
     Eroğlu yönetimi, genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle, protokolü uygulamadı.
       Memur maaşlarına, tarım destekleme alımlarına avuç avuç para saçıldı.
       Bütçe açığı daha da büyüdü.
       Ve bugünkü ekonomik krize geldi, dayandı.
       Aldığım izlenime göre Ankara'da Eroğlu'na güven yok.
     Ankara'nın parasal bir katkısı olmazsa, KKTC'nin bu krizi aşamayacağı da açık.
       Şimdi Ankara'nın baskısı olmasa dahi, Eroğlu'na KKTC'deki halkın tepki göstermesi beklenebilir.
       Ama...
     KKTC'deki partilerin kendi aralarında kapalıdevre bir danışma - dayanışma mekanizması var.
       Bu dirsek temasının Eroğlu'nu bir süre daha iktidarda tutması mümkün.
       Ne kadar süreceğini Denktaş'ın dönüşünde koyacağı ağırlık ve Ankara'nın tavrı belirleyecek.


Yazara E-Posta: gcivaoglu@milliyet.com.tr