MAÇKA’DAKİ İNÖNÜ EVİ

Eklenme Tarihi09.12.2018 - 8:15-Güncellenme Tarihi09.12.2018 - 8:15
MAÇKA’daki “İsmet İnönü Evi” semtin simgesidir. O eve 1969’da Kurtul Altuğ’la birlikte Metin Toker’le konuşmak üzere gitmiştik.

İsmet Paşa’nın kızı Özden Toker’le evli olan ilk gazete patronu Toker’in ahşap merdivenlerden inerek bizi karşılayışını hatırlıyorum.

Göğsünde “M.T” harfleri işlenmiş tiril tiril krem rengi ipek gömleği, gri balık sırtı kostümüyle gene şıktı.

Giriş katında çay içmiştik. Aklımda en çok Metin beyin indiği ahşap merdivenler ve trabzan kalmıştı.

...................

Çarşamba akşamı artık “M.H” Mimar Holding Merkezi olan İnönü evindeydim.

Holdingin şirketlerinden biri olan “YOO Mimarlık” konuğuydum.

Metin beyle, Kurtul abiyle anılarımın eşliğinde evi dolaştım.

1948 de yapımına başlanmış, 1954’te bitmiş.

İsmet Paşa’nın oğlu Ömer İnönü’ye eşi Engin İnönü bu evde gelin gelmiş. İsmet Paşa, eşi Mevhibe hanım, alilenin diğer fertleri İstanbul’a geldiklerinde burada kalırlarmış.

İsmet Paşa’nın pek sevdiği salondaki köşede oturdum.

Yukarı kattaki artık şık ofis masalarının yer aldığı yatak odalarını gezdim.

Ortadaki oda Ömer İnönü’nün oğulları -şimdiki Şişli Belediye Başkanı- Hayri İnönü ve Eren İnönü’ye aitmiş.

....................

Binayı İnönü Türk mimara çizdirmiş.

Ancak...

Parkeler ve trabzan ahşabı İsveç’ten getirtilmiş.

Panjurlar Milano’dan.

M.H holding herşeyi mümkün olduğunca ilk hali gibi korumuya çalışmış. Tarihi yapının değerinin bilincindeler.

Orada Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’yle karşılaştık.

“Az önce odanızı gördüm” dedim. Hayri bey “biliyormusunuz orada doğdum” cevabını verdi.

Hayatın ilginç şeyleri bunlar.

İnönü Evi’nin ebeveyn yatakodası şimdi Türkiye’nin en iddialı mimari şirketlerinden birinin ofisi.

Şimdi ofis olan İnönü Evi’nin bu köşesini İsmet Paşa tercih edermiş.

KAMONDO AİLESİ...

Maçka İnönü Evi’ndeki gecenin bir de İstanbul’a damgasını vuran Kamondo Ailesi anlatımı vardı.

Kamondolar 15. yüzyılda İspanya ve Portekiz’deki engizisyondan kovulan bir “Seferad Yahudisi” aile.

Önce Trieste’ye ardından, dönemin “Konstantiniye”sine (İstanbul) yerleşir.

Avusturya vatandaşlığına da sahiptirler.

İstanbul’da banka kurarlar.

Şirket-i Hayriye vapur işletmesini, Dersaadet Tramvay şirketinin ortaklarıdır.

Osmanlı devletine finansman desteği verirler.

Sinagoglar, hastaneler, dispanserler, eğitimin Fransızca
ve Türkçe yapıldığı ilk Yahudi okulunu kurarlar.

Ailenin yeni kuşaklarından Abraham Salamon, Avusturya vatandaşlığından İtalyan vatandaşlığına geçer.

Victor Emmanuel II’nin
“İtalya Birliini kurmasına” verdiği destek nedeniyle “kont” ünvanı ile ödüllendirilir.

Kamondo’ya devlet töreni...
 
Kamondolar İstanbul’a damagasını vuran bazıları harap halde olsa da hala varlıklarını koruyan çok güzel yapılar kazandırmıştır.

Örneğin...

Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Galata Rezidans, Kamondo Hanı, Büyükada Han, Saatçi Han, Latif Han, Laciver Han, Yakut Han,Kuyumcular Han v.d....

Kamondo’lar Osmanlı’nın Kırım Savaşı’nı da finanse etmişler.

Abraham Salamon Paris’te ölmüş. Vasiyeti üzerine naaşı Hasköy’deki, kendi yaptırdığı anıt mezara defnedilmiş.

Defin törenine bizzat II. Abdülhamid de katılmış.

İstanbul’dkai Borsa ve Finans kuruluşları Galata ve Haliç esnafı faaliyetlerini tatil etmiş.

....................

Aile şirket merkezini Paris’e taşımış. Oradaki bankası Süveyş kanalı inşaasını da finanse etmiş.

Müthiş sanat eserleri koleksiyonlarını başta Louvre olmak üzere Paris’teki müzelere bağışlamışlar.

Ne hazindir ki ailenin son iki mensubu Nazi Almanya’sının Yahudi toplama kamplarında ölmüşler.

Sunumu yapan Rüştü Sungur’a teşekkürler.

Bankalar Caddesi’ndeki “Kamondo merdiveni...”  Art Nouveau tarzdaki bu merdivenler Kamondo ailesinin karşı caddedeki St. George Avusturya Koleji’ne gidip gelmeleri için yapılmış.  “8” şeklinde olmasının sebebi çocukların düşmeleri halinde çok sayıda merdivende yuvarlanmaları tehlikesini önlemek.

Nissim de Kamondo’ya İtalya kont ünvanı vermişti. Ve kontluk arması.

Aşk Bu mu? Kalbine Sürgün

ŞEFFAF Oda’da bu hafta konuklarım, Afra Saraçoğlu, Kubilay Aka
ve Derya Uluğ.

Bir film ve bir single...

“Aşk Bu mu” filmi 14 Aralık’ta vizyona giriyor. En çok izlenenler arasına girebilir. Derya’nın “Kalbine Sürgün” ise Youtube’da 45 milyonu aştı.

Aşk Bu Mu? Yolları kesişen Umut ve Gülüm’ün hikayesini konu ediyor. Umut, çocukluğundan beri hırsızlık yapan bir genç. Dahasını anlatmayayım. Bu bile “gel beni seyret” davetiyesi gibi.

....................

Derya Uluğ...

“Okyanus” şarkısıyla DMC tarafından Altın Plak’la ödüllendirilmişti.

Altın Kelebek ödülünü kucaklamıştı.

Muğla’da müzik öğretmenliği okumuş. Haliç Üniversitesi’nde Opera bölümünden masterlı. Böyle müthiş bir eğitim kariyeri...

Şimdi Kalbine Sürgün cover’ı youtube’da 45 milyonu aştı.

Portaxe’ın Boğaz manzarasında Afra Saraçoğlu, Burcu Biricik ve Can Gox ile keyifli, müzikli pazar sohbeti. 

ŞAMPİYON

ŞAMPİYON Filminin galasından izlenimlerimi sunayım. Zorlu’daki düzenleme filmin iddiasını yansıtacak düzeydeydi.

Film ise dünyanın sinema merkezlerinde hangi ülkeye uyarlanırsa uyarlansın iş yapacak sağlam bir senaryoya dayalı. Oyuncular Farah Zeynep Abdullah, Ekin Koç ve Fikret Kuşkan gözleri buğulandıran doğallıkta başarılıydılar.

Görüntüler, kamera, kurgu... Hepsine alkış. Sulu ve sıradanlıklar furyasında böyle ciddi ve cesur film yapmak önemli. “Müslüm” den sonra “Şampiyon” da bu “önemliler” paydasında. Sevgi ve inancın insan hayatına nasıl da güçlü dokunuşlarda bulunabileceğini güzel bir sinema diliyle ortaya koyuyor. Son 3 yılını bu projeye veren yönetmen Ahmet Katıksız’a da alkış

.....................

Film efsane at “Bold Pilot” yarış atı ekseninde gene at yarışlarının efsane ismi Halis Karataş’ın zaferleri, Bold Pilot’un meleği gibi Begüm’ün aşkı, hara sahibi Özdemir Atman’ın öyküsü... Gerçek bir hikaye.

Filmin sonunda da Atman ailesinin hayatta kalan bireyleriyle efsane jokey Halis Karataş da sahnedeydi.

Filmde bütün umutsuzlara, umudu kırıklara harika mesajlar var.