Medya ayağı

Eklenme Tarihi02.03.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi02.03.2018 - 2:15
Afrin’e “Zeytin Dalı” harekâtı şimdi de “BM’nin 30 günlük ateşkes kararı” üzerine dünya medyasının gündeminde.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cameron Diaz benzeri “sarışın güzelin” -karar Afrin’i de kapsıyor- imalı açıklaması yayınları körükledi.

Sözcü “Türkiye, kararı iyi okumalı” gibi bir söylemle Amerikan medyasına işaret vermiş oldu.

Küresel medya da etkilendi.

                                                        ***

Daha önce de “Zeytin Dalı harekâtının diplomasi ve askeri ayaklarının sağlam bastığını” yazmıştım.

Ancak...

ABD ve Avrupa kamuoylarını oluşturan medyayı etkilemenin yani “iletişim ayağının” ise yeterince güçlü olmadığını belirtmiştim.

Bu sorunu bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum.

İki de örnek vereyim.

                                                    ***

Tansu Çiller’in Başbakanlığı dönemi için farklı değerlendirmeler yapılabilir.

Ancak...

“Batılı liderlerle kişisel ilişkileri, ABD ve Avrupa medyasını etkileme performansı” dikkat çekiciydi.

Gözlemler yansıtayım.

Tansu Çiller özellikle dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand ve ABD Başkanı Clinton ile çok iyi diyalog kurmuştu.

Mitterrand’ın ona “Geleceğin açık, Avrupa ülkelerinin liderleri arasında sıra dışı yerin oluşmakta” söylemi önemlidir.

Clinton ise kendisinden önceki ve sonraki başkanlar gibi, diğer ülke liderlerinden gelen her telefona çıkmazdı.

Tansu Çiller’in araması halinde ise -küçük ismiyle anarak- “Tansu mu, bağlayın” dediği, Beyaz Saray’ın yakın çevresinden dile getirilirdi.

Dahası...

“Kardak Kayalıkları” konusunda Tansu Çiller’in koyduğu kararlı tavır Ege’yi karıştırmıştı, Türkiye ile Yunanistan deniz kuvvetleri arasında çatışma olasılığı kritik tırmanışa geçmişti.

O gece Başkan Clinton’ın Tansu Çiller’i 01.00’de ve ardından 03.00’te iki kez telefonla arattığını ve Beyaz Saray’a “Başbakan Çiller uyuyor” cevabının verildiğini dinlemiştim.

Tansu Çiller, Kolej ve ardından Amerika’daki eğitimi nedeniyle İngilizceyi güzel konuşurdu.

ABD ve Avrupa medyasıyla yoğun konuşmaları olurdu. Etkilerdi.

                                                    ***

Merhum Turgut Özal da Amerikan ve Avrupa basınında çok sık ve olumlu ifadelerle yer alırdı.

Özal Washington gezilerinde mutlaka “gazeteci kuruluşları merkezine” gider, orada konuşurdu.

İtibarlı “Post (Washington Post)” gazetesini ziyaret ederdi.

New York’ta Wall Street gazetesine gitmek, yöneticilerle konuşmak hiç ihmal etmediği şeydi.

New York Times gazetesine de giderdi.

Televizyonlarda özel söyleşileri yayınlanırdı.

“Ege’de petrol aramak” girişimi sonrası Yunanistan’la Türkiye neredeyse savaş noktasına sürüklenirken Londra’daydı.

Sabah’tan başlayarak İngiltere, ABD ve Avrupa ülkelerinin büyük gazete ve televizyonlarından kıdemli muhabirleri çağırttı, kabul etti, gün boyu belki 20 yayın organına Türkiye’nin tezini anlattı.

Bu yayınlar sonrası akşam haberlerinde “Yunanistan’ın, arama izni verdik ama uygulama emri vermedik” açıklaması yayınlandı.

1 güne sığdırılan 3-5 aylık iletişim yüklemesi sonuç vermiş, Yunanistan geri adım atmıştı.

Ve...

Türkiye de tezini iyi anlatabilmişti.

Etiketler