Operasyon ve sandık

PKK’nın başındaki Murat Karayılan’ın en yakınındaki isimlerden ve -Kandil’in Dışişleri Bakanı (!!)- diye anılan Rıza Altun’un aracı vuruldu.

Altun’un yanı sıra araçta Mikail Özdemir, PKK’nın sözcüsü (!!) Emrullah Dursun, Kandil bölge sorumlusu Ali Aktaş da vardı.

“Bu üçünün etkisiz hale getirildiği, Rıza Altun’un ise ağır yaralı olarak Kandil’de bir sağlık merkezine yatırıldığı” haberleri TV ekranlarında dönüyor.

.......................

Bu “çok önemli” bir operasyondur.

PKK’nın yöneticilerine “nerede olursanız olun size ulaşırız, yok ederiz” mesajı verilmiştir.

Operasyonun havadan çekilmiş görüntüleri yayınlandı.

Rıza Altun ve beraberindekileri taşıyan araca kilitlenme süreci ve vuruş, infilak görüntüleri...

Olayın bu “askeri /teknolojik” başarısı kayda değerdir.

Ayrıca...

Bunun öncesindeki “istihbarat başarısı” da dikkat çekicidir.

Kandil’dekilerin en büyükleri arasından dördünün bindikleri aracın Türkiye tarafından saptanması aracın yol boyunca havadan takibi ve tam isabet...

PKK’nın üst düzey kişileri genellikle araca binerek yer değiştirmezler.

Gündüz değil gece hareketlenirler.

Kandil dışına çıkmazlar.

Yerlerinin tespit edilmesi olasılığına karşı telefon ve telsizle konuşmazlar. Genellikle onların yüz yüze verdikleri emirler ikinci üçüncü derecedeki kişiler tarafından telefonla ve telsizle örgüte geçilir.

.......................

Sadece Rıza Altun, -az sayıda seyahat gerçekleştirerek- PKK’nın başka ülkelerden yetkililerle temas kurar.

İlginç olanı...

Rıza Altun’un araca bindiğinin, bunun hangi araç olduğunun, takip edeceği yolun Türkiye’ye sızdırılmış olmasıdır.

Kandil’de -bu sızıntıyı yaptığından şüphelenilen- birilerinin infaz edileceği kesindir.

........................

Olay, Karayılan’ın uykularını kaçıracaktır.

PKK’nın dağlardaki uzantıları da bu güvensizliği hissedeceklerdir.

Türkiye’nin büyük devlet refleksinin yansıması ve göstergesidir.

ABD’nin Pakistan’da Bin Ladin’i bulup öldürmesi, İsrail’in Münih olimpiyatlarında milli sporcularını katledenleri yıllar boyu takip edip infazı gibi bu da Türkiye’nin verdiği ders olarak tarihe geçecektir.

30 binden fazla kadın, çocuk, erkek, yaşlı, genç Türk insanının kanına girenlerin bir gün bunun cezasını çektiklerinin /çekeceklerinin infaz manifestosudur.

Ve...

Umarız “caydırıcı” da olacaktır.

.........................

Öte yandan...

Bu olayın iç politikaya da yansımaları olabilir.

Yerel seçimlerin hemen öncesinde böyle başarılı ve milli duyguları hareketlendiren bir operasyon, oy sandıklarında etkili olabilir.

Zamanlaması da dikkat çekici.

20 yıl önce Abdullah Öcalan’ın Afrika’da paketlenerek Türkiye’ye getirilmesi İmralı’ya hapsedilmesi sonucu Ecevit’in seçimde en fazla oyu sağladığını hatırlayalım.

Rıza Altun ve diğerleri bu denli büyük bir etki kat sayısına sahip değil elbette.

Ama...

Bir rüzgâr estirebilir.