Pis kokular

Reza Zarrab davasına ABD, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı da dahil etti.
İddia “İran’a ambargoyu delmek...”
Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı da zaten bu dosyada.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konu sorulduğunda, dün gazetecilere şöyle dedi:
“Türkiye’nin İran’a ambargo için alınmış bir kararı yok ki delinmiş olsun. Ekonomi Bakanı görevinin gereğini yapmıştır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan olayı Çağlayan’ın şahsıyla sınırlı görmediği, “Türkiye sorunu olarak düşündüğü” mesajını verdi.
Bu arada “Washington Büyükelçiliği önünde bir grubun kendisine saldırı durumuna karşı korumalarının müdahalesini” de hatırlattı.
“Korumaları için mahkeme kararı ve gene korumalar için Amerika’dan ısmarlanan silahlara satış blokajı” gibi olumsuzluklar da vurgulandı.
Sonunda Erdoğan ABD’yi işaret ederek, sözlerini “Burnuma pis kokular geliyor” diyerek noktaladı.
.....................
Yani...
Kendisine, çalışma arkadaşlarına ve dolayısıyla Türkiye’ye karşı Washington mutfağında kötü bir şeyler pişmekte olduğu kuşkusunu yansıtmış bulunuyor.
Herhalde sadece “Zafer Çağlayan, korumalar” değil...
Başka şeyler de olmalı.
“Aşındırma, yıpratma” senaryosu sayfaları mı?
Türkiye’yi darboğazlara iterek bir şeylere “evet” demeye zorlamak mı?
Örneğin...
Suriye dosyası görüşme masasına geldiğinde yeni sınırlar çizilirken bir “PKK /PYD koridor devleti” dayatması mı?
......................
Bunlar ya da öngöremediğimiz başka hamleler...
Genel görüntü “Türkiye-ABD ilişkilerinin olumsuz yörüngeye kaydığıdır.”
Bazı işaretler var.
Örneğin...
Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde çarşamba günü bir oturum düzenlenmiş.
Konu başlığı: “Amerika-Türkiye İlişkisinde Öncelikler ve Zorluklar.”
İşte birkaç sızıntı:
- Türkiye bir müttefikimiz olabilir, ama artık ortağımız değildir.
- Türkiye’nin bölgede Rusya ve İran’la ortak bazı tavırlar alınmasından duyulan rahatsızlık.
- Türkiye’nin Rusya’dan S400 füze sistemi satın almasının gerçekleşmesi halinde bazı yaptırımlar uygulanması. (ABD’den Türkiye’ye yüksek teknolojili silah satışının durdurulması gibi...)
- Türk toplumunda “anti Amerikan duyguların arttığı” ve bunun “nasıl tersine çevrilebileceği...”
- Amerika’nın Suriye’de YPG ile hareket etme zorunlu kararında Türkiye’nin de ABD çıkarlarına hareketleri nedeniyle sorunlu olduğu...
........................
Senatörlerin toplantıdaki bu konuşmaları “ABD’den ters rüzgârlar...”
Buna karşılık, “Türkiye’nin çok önemli bir ülke olduğu ve Ankara’nın Amerika çıkarlarının tam merkezinde bulunduğu da” konuşulmuş.
Hatta...
Şöyle denmiş:
“Ankara’dan istediğiniz yöne bir çizgi çekin, orada mutlaka Amerika’nın bir çıkarı vardır.”
Sonuç...
Türkiye-ABD ilişkilerinde durum “ciddi.”
Ancak...
Hala “vahim” değil gibi.
........................
(*) Amerika’daki bu senatörler toplantısının içeriğini Serdar Turgut Haber Türk’teki köşesinde ayrıntılı olarak yazdı. Ben de ondan alıntılar yaptım.