Savarona ve gizemli adam

Eklenme Tarihi02.10.2010 - 1:24-Güncellenme Tarihi02.10.2010 - 1:27

Bugün cumartesi -keskin- siyaset kepenklerini kapattım.
Savarona’ya devam...
Önce kiralayandan başlayalım.
Medyada, “Türk vatandaşlığına geçen Kazak asıllı işadamı Tevfik Arif’in yatı kiraladığı” yazılmıştı.
Yanlış.
Doğrusu şöyle:
Kiralayan, dünyanın büyük işadamlarından Alexander Mashkevich.
Savarona’nın beş günlük kira bedelini Mashkevich peşin ödemiş. Banka dekontunda bu not yazılı.
Alexander Mashkevich, Kazak asıllı.
Kazakistan ekonomisinin dörtte birini kontrol ediyor. Mega servetiyle Forbes listesinde yer almakta.
Euro-Asian Bank’ın sahibi. Enerji ve Madencilik alanlarında da faaliyet gösteriyor.
Yılın bir bölümünü İsrail’de geçiriyor. Avrasya Yahudiler Konfederasyonu Başkanı.
Ve...
Petkim’i alan grupta “gizli ortak olduğu” yolunda spekülasyonlar yoğun.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev tarafından destekleniyor.
Daha önce Savarona’yı gene kiralamıştı. Nazarbayev’in de aralarında olduğu konuklarına bu yatta davet vermiş.
“Fuhuş baskınında (!!)” o da ifadesi alınmak üzere götürülmüş ama “kırmızı pasaport” taşıdığı için bir diplomat konuğuyla birlikte serbest bırakılmış.
Şimdi...
Yatın 49 yıllığına sahibi Kahraman Sadıkoğlu böyle bir şahsa nasıl güvenmez, nasıl kiraya vermez?
Atatürk’e asıl saygıyı Sadıkoğlu göstermiştir. Devletin, “jilet yapılmak kaderiyle” hurdaya çıkarttığı Savarona’ya sahip çıkmış, servet ödeyerek bu tarihi yatı tüm anı objelerini de yerleştirerek Türkiye’ye kazandırmıştır.
Savarona’yı onararak, yeniden Deniz Harp Okulu öğrenci yatı olarak kullanılmak üzere Deniz Kuvvetleri’ne vermek ya da müze yapmak yerine, hurdaya çıkaranlar mı yoksa onu Türkiye’ye kazandıran mı eleştirilmeli?

 

LADY DİANA VE DODİ EL FAYED DE KİRALADILAR
Savarona’nın 49 yıllığına sahibi Kahraman Sadıkoğlu’yla konuştum.
İlginç bir söyleşiydi.
Anlatıyor:
Savarona’da Prens Charles ve o zamanki eşi Prenses Lady Diana da kaldılar.
Aradan dört yıl geçti, bu kez Diana ile birlikte denize çıkmak için Harrods’un da sahibi Mısır kökenli işadamı Muhammed El Fayed’in oğlu Dodi El Fayed de Savarona’yı kiraladı. Yatta sevgilisi Lady Diana ile beraberdiler.
Bu durumda Dodi El Fayed’e “sizin nikâhınız yok, Savarona’yı kiralayamazsınız” mı diyecektim?
Sadıkoğlu ailesini iyi tanırım.
Kahraman’ın ablası Berna Tokar gazeteci ağabeyimiz Merhum Feyyaz Tokar’ın eşidir.
Sadıkoğlular Türkiye’nin değerlerini, geleneklerini içselleştirmiş köklü ailedir.
Kahraman, bütün evraklar ve banka dekontlarıyla önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyecek.
Kahraman Sadıkoğlu medyatiktir.
Örneğin, küresel ünlüleri de konuk ettiği Göcek’teki “yüzen evi” için rotatifler epey mürekkep tüketmiştir.
Ama...
Savarona bağlamında ona kalem dokundurmak gerçekten haksızlık.
Ayrıca...
Alexander Mashkevich özel uçağıyla gelmiş. Konuklarıyla otelde kalmış. Kimse harekete geçmemiş.
Ancak ne zaman ki Savarona’ya geçmişler. Baskın yapılmış.
Otelle yatın arasında ne fark var?
“Bir zamanlar Atatürk’e ait olan yata geçmelerinin beklendiğini” düşünmek bile istemem.
Son zamanların “önce itibarsızlaştırma” stratejisi, “Atatürk’ün yatını hedef almış” noktasına götürür ki, kimseye yakıştıramam.
Sahil otellerinde milyonlarca konuktan, on binlerce teknedeki deniz tutkunlarından, hava limanlarımıza inen binlerce özel uçak yolcularına “nikâh cüzdanı” mı soruluyor?
Hangisine “baskın” yapılmış?

Günah keçisi yapılmasın
Bir kez daha altını çizerek tekrarlıyorum:
“Ortada bir fuhuş çetesi varsa elbette polis ve savcı gereğini yapmalıdır. Ne var ki,  rahatsızlık veren, cımbızla çekercesine Savarona’nın hedef alındığı algılamalarına neden olabilecek ve Atatürk’ün yatı eksenli vitrinler düzenlenecek yansımalardır.”
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay hiç gecikmeden harekete geçerek Savarona’yı “müze” yapmak üzere Maliye Bakanlığı’na başvurdu.
Çoktan... Hatta Savarona bir sol örgüt tarafından yakıldığında bu süreç başlamalıydı.
Yukarıda işaret ettiğim gibi Atatürk’ün yatını devlet onarmalıydı. Hele terör eylemiyle yakıldığı için bunu yapmak daha da birincil görevdi.
Şimdi...
Gecikerek de olsa doğru çizgiye geliniyor ama “doğruya eğri yoldan” gitmemek gerek.
Hukuk devletinde adil olunmalı.
Kahraman Sadıkoğlu “günah keçisi” ilan edilerek, Savarona’ya el koymak değil, hakların gözetildiği bir uzlaşma/anlaşma yapılmalıdır.