Serap mı, gerçek mi?

Dünyanın gündeminde -BM Genel Kurulu’nun toplanmasıyla- güncellenen “küresel ısınma...”

Türkiye’de “siyasal ısınma...”

Bazı “siyasi buzullar” eriyor, bazı siyaset odakları “kaynama noktasında...”

.................

İYİ Parti - AK Parti arasındaki buzul erime süreciyle başlayayım yazıya.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener diyaloğundan sonra ilginç bir seçme...

Meral Akşener bir gazetecinin “Partiniz maymuncuk mu?” sorusuna düşündürücü bir cevap verdi:

“İYİ Parti maymuncuk değil anahtardır. Maymuncuk kilit açar. Anahtar hem açar hem kilitler.”

Sonra...

Araya bir “s” süresi...

Ve ironik bir söylemle noktayı koydu.

“Biz esnek durumdayız.”

.................

Akşener’in bu cevapları, “MHP yerine İYİ Parti’nin AK Parti’yle ittifak yapabileceği” söylentileriyle eş zamanlıydı

Moda deyimle “manidar!..”

Gerçekten yerel seçimdeki ittifakların “sürdürülebilirliği” artık kuşkulu.

“CHP’ye HDP desteği” söylemleri milliyetçi kökenli tabana sahip İYİ Parti’de rahatsızlık üretiyor.

AK Parti de bu “zayıf halkaya” yüklenerek politika yapmakta.

“HDP ile PKK’yı aynı kulvarda gören” ifadeler, iddialar hatta suçlamalar İYİ Parti’de tedirginliğe ivme veriyor.

“MHP yerine İYİ Parti formülü” değil “hem MHP hem İYİ Parti ile birlikte ittifak” tasarımı sezilmekte.

MHP orta Anadolu’da güçlü... İYİ Parti ise yerel seçimde Ege ve Akdeniz kıyı şeritlerindeki milliyetçi taban tarafından desteklenmişti.

Böylece “her iki coğrafyada da milliyetçi oyları yanına almak” AK Parti’nin “genişletilmiş alanda ittifak projesi” olabilir.

MHP bunu nasıl karşılar?

Sanıyorum...

Bu noktaya gelindiğinde, “beka” ve “Söz konusu vatansa gerisi teferruat” gibi, etkili, duygusal “retorikler” devreye girer.

.................

Ya Güneydoğu?

Daha da açık ifadeyle, Türkiye’nin diğer bölgelerindeki Kürt vatandaşlarının oyları?

Siyaset ufkunda soru işaretleri belirmekte.

“Siyasi parti kapatılmasını güçleştiren” hukuk düzenlemeleri ve AK Parti iktidarının 17 yıldır vurguladığı “parti kapatmaya karşı olmak”  tavrı acaba “siyah beyaz” netliğinden “gri renge” mi kayıyor?

Yanılıyor olabilirim...

Belki çok uçta bir yorum...

Ama...

“HDP’nin varlığını sürdürebileceği” konusunda ortak kanaat paydasının eskisi kadar güçlü olduğunu söylemek zorlaşıyor.

HDP’nin “Türkiye partisi olamadığı” ve “PKK terörüyle arasına kesin mesafe koyamadığı” salvoları yoğunlaşırken “Kürt oylarını da kucaklayacak ve PKK’yla arasına net mesafe koyacak bir Türkiye partisi” söylemleri telaffuz edilmeye başlandı.

AK Parti ile, ittifak yapmasa bile böyle bir partinin -ilk seçimde- CHP’ye destek vermemesi konuşuluyor.

................

CHP’nin kurulacak Babacan ve Davutoğlu’nun partileriyle baş başa bırakılması projesinden/senaryosundan söz ediyorum.

“Siyasette iklimsel ısınma” şimdilik böyle buzul erimelerini yansıtmakta.

Çöl ya da buzul/kar “serabı” mı?

Yoksa...

“Siyasetin doğası mı?”

Göreceğiz...