Suriye’ye ‘çift dikiş’

Eklenme Tarihi05.02.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi05.02.2019 - 8:15

31 Mart Yerel Seçimlerini etkileyebilecek iki katsayıdan söz edebiliriz.

Bir... “Fiyatlar...”

İki... “Dış politika...”

..................

Ekonomide etiketleri değiştirebilecek gelişmeler görünmüyor.

En azından nisana kadar bir “stabilizasyon” algısı var.

Buna karşılık dış politikada -Trump’tan her an gelebilecek iyi ya da kötü çalımlar bir yana bırakılırsa-  AK Parti iktidarının lehine bazı işaretler var.

3 Şubat 2019 tarihli Şarkul Avsat gazetesi önemli bir iddiada bulundu:

“Washington, Ankara’nın Kuzey Suriye’de Güvenli Bölge isteklerini onaylayacak...”

Gazete bu haberini dayandırdığı haber kaynağını açıklamıyor ama gene de mantık dokusunda boşluk tamamlamaya dönük bir unsur var.

Şöyle ki...

ABD ve Rusya’nın “orta menzilli nükleer silah anlaşmasından” çıkmaları sonrası ABD “Türkiye’ye orta menzilli nükleer silahlar yerleştirmek” zorunluğu nedeniyle Türkiye’ye yakınlaşmaya çalışacaktır.

...................

Gazeteye göre Kuzey Suriye’de güvenli bölge coğrafyasında bulunan 7 bin dolaylarında YPG silahlı güçleri “bölgenin dışına çıkarılacak.”

Peki, hangi unsurlar gelecek?

“Sünni Arap askerler ile Irak’ta bulunan ve sayıları 6 bini bulan Rojova peşmergeleri.”

Bunlar Ankara ile Kuzey Irak bölgesel yönetiminin anlaşması sonucu oluşturulan ve Kuzey Irak’ta yetiştirilen Suriyeli Kürtlerin silahlı gücü.

“Hem DAEŞ, hem NATO karşıtı” olarak biliniyorlar.

Elbette PKK/YPG’ye de karşılar.

Suriye Kürt Milli Konseyi’ne (Encümane Nistimani ya Kürdi) bağlılar.

Böylece ağırlık da PYD’den Suriye Kürt Milli Konseyi’ne kayma sürecine geçebilir.

ABD çekildiğinde Türkiye’nin muhatabı eğer bu güçler olursa, TSK’nın Fırat’ın doğusuna en azından bir harekât yapmasının önünde engel olmayacağı düşünülebilir.

Süleyman Şah Türbesi’nin eski yerine taşınması ve onun çevresinde en az 5 km yarıçapında bir alanının TSK tarafından kontrol edilmesi mümkün.

Süleyman Şah Türbesi uluslararası hukuka göre meşruiyetini anlaşmadan alan Türkiye toprağı.

Türkiye’nin kendi toprağını -özellikle şu kaos ortamında- güvenceye almak hakkıdır.

Türkiye’nin güvenliği için bu gelişmeler atması gereken adımların yol haritası...

Ancak...

Yerel seçimler arifesinde AK Parti iktidarına artılar getirecek, prestij katkısıyla toplumsal psikoloji etkileyecek “zamanlama” avantajını da yazın bir kenara.

...................

Yukarıda -Trump’ın her an beklenebilecek çalımlarına- ihtiyat payı bırakmıştım.

O nedenle “seçenekli” bir politika izlemekte fayda var.

Rusya Devlet Başkanı Putin “Türkiye’ye, Suriye topraklarında kendisine dönük terör tehdidine karşı müdahale hakkı tanıyan 1998 tarihli Adana Anlaşması’na” dikkat çekmişti.

Bunun alt başlığı “Suriye rejimiyle ilişki kurmalısınız” idi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Suriye’yle alt düzeyde diyaloğun sürdüğü” mesajını verdi.

Yani...

Diğer bir olasılık için de Türkiye üzerine basabileceği zemin oluşturuyor.