Süt lekesi ve renkler

Şeffaf Oda’da bu hafta üç renk yer alıyor. “Keşke Aramasaydın” single’ı ile Altay, “Vole” şarkısıyla Hera ve “Süt Lekesi” kitabıyla Esra Ezmeci.

Altay’ın sahne aldığı tüm mekânlar dolu. Sahnesi müthiş. Şeffaf Oda’ya da bir mekân havası estirdi.

Altay, İstanbul Devlet Konservatuvarı Opera Şan Bölümü’nde okumuş ama ailesinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalmış ve mezun olamamış. İşportacılık bile yapmış. İTÜ Gemi Makine Mühendisliği’ni kazanmış ama yine maddi nedenlerle
gidememiş. Karadeniz Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde bir süre okumuş ama yine aynı sebepten ayrılmak zorunda kalmış. İçindeki okuma aşkı
hiç bitmemiş.

Altay iyi bir besteci ve söz yazarı. Kariyerini etkileyen en önemli şarkı ise Ali Şan’ın seslendirdiği “Var Ya.”

En özel şarkısı ise babası için yazdığı “Seni Seviyorum.”

.......................

Uzman Klinik Psikolog Esra Ezmeci diğer konuğum. Esra Ezmeci Haliç Üniversitesi Psikoloji mezunu. Master’lı. Şimdi doktora yapıyor.

“Süt Lekesi” kitabıyla tanındı. Kitabı 12. baskısını yaptı.

“Ezgi” adlı bir psikoloğun hikâyesini anlatıyor.

Esra’ya “Ezgi sen misin?” diye soruyorum. “Hayır” diyor ve kolunu açıp “süt lekesi”nin olmadığını gösteriyor.

Esra’nın kitabı senaryolaştırılmaya hazırlanıyor.

Esra bir de TV programı yapma yolunda...

Yolu açık olsun.

.......................


Hera Aslan... Türkiye 2. güzeli seçilmişti... Türkiye’yi Tayland’da yapılan Kâinat Güzeli yarışmasında da temsil etmişti.

Onu “Öle Öle” adlı
şarkıyla tanıdık. Söz ve
müziği kendisine ait.

Son single’ı ise “Vole.” Yine “söz-müzik” Hera’ya ait, aranjmanı Ozan Doğulu’dan.

Şarkının klibinde ünlü isimler yer alıyor, futbolcular, sanatçılar... Hera klipte top sektiriyor. Ben de ona bir futbol topu imzalayıp hediye ediyorum.

Hera güzel sesi, yorumu ve sahne ışığı ile göz alıcı.

Hera İran kökenli. İstanbul Üniversitesi İşletme mezunu. Kariyerine spor spikerliği
ile başlamış.

Hera’nın enerjisi yüksek. Şeffaf Oda’da bir de Türk sanat müziği sürprizi var.

Süt lekesi ve renkler

Portaxe’ın Boğaz manzarasında Hera, Esra Ezmeci ve Altay ile keyifli, müzikli pazar klasiği Şeffaf Oda CNN Türk’te...

KISA FİLM UZUN ETKİ

SEVDİĞİM bir sözdür:
“Vaktim yoktu, uzun yazdım...” Gerçekten “kısa ve hedefe 12’den ulaşan yazı” zordur, zaman alır, ama okuyana etkili olur, keyif verir.

Ve... Kısa Film Yarışması’nın sloganı: “Kısa Film Uzun Etki...”

....................


Sabancı Vakfı bu yıl 3. Kısa Film Yarışması’nı düzenledi.

İlk yılki yarışmanın konusu “Mülteci Kadınlar...”

İkinci yıl “Çocuk İşçiler...”

Bu yıl ise “Ayrımcılık...”

Konulara baktım, hepsi de “toplumsal gelişmeye katkı” amaçlı. Her biri için raflar dolusu kitap yazılabilir. Dizi filmler yapılabilir. Ama... Bu konuyu birkaç dakikalık kısa filmlere sığdırmak zor iş.

....................

Ayrımcılık küresel bir sorun. “Cinsiyet, renk, inanç, etnik köken, yaş ya da engellilik hali” toplumlarda ön yargılar sosyal kodlar ve daha birçok nedenle adeta perdeleniyor.

Yarışmada “ayrımcılık” başlığı işte fark edilmeyen sorunlara çözüm getirilemeyeceği gerçeğinden hareketle farkındalık yaratmayı amaçlamış.

Vakfın Başkanı Güler Sabancı yaptığı konuşmada “Kısa Film Platformu toplantılarında workshop’larda genç sinemacıları sinema ustalarıyla bir araya getirdiklerini, gençlere onların deneyimlerinden yararlanma şansı verdiklerini” söyledi.

Bu yıl yarışmaya “yan ödüller” de eklendi.

“KısaKes Film Festivali” ekibinin desteğiyle tüm finalistlere yarışma ve festivallere katılım için danışmanlık hizmeti verilecek.

Üç yılın tüm finalist filmleri Blu TV’de yayınlanacak, o gençlerin sinema endüstrisine adım atmaları sağlanacak.

Süt lekesi ve renkler

Kısa filmlerle uzun etkilere imza atanlar ödül gecesinde Güler Sabancı’yla.

KÜBA TIBBI OKAN HASTANESi’NDE

KÜBA, kanser ve özellikle akciğer kanseri tedavisinde dünyanın en iyileri arasında gösterilir.

Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Küba Tıp Üniversitesi arasında anlaşma gerçekleşti.

Ayrıca Okan Üniversitesi Hastanesi ile
Küba Onkoloji Üniversitesi arasında da bu bağlamda bir anlaşma daha yapıldı. Kübalı akciğer kanseri uzmanları Okan Üniversitesi Hastanesi’ne geliyor.

Hedef, Türkiye’deki akciğer kanseri hastalarına aynı kaliteyle umut olmanın yanı sıra Küba’ya tedavi için giden Ortadoğu ve Avrupalı hastaları da -mesafe yakınlığı avantajıyla- Türkiye’ye çekmek.

Bizim Çarşamba Yemeği Dostlarının bu haftaki ev sahibi Okan Üniversitesi’nin Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan’dı.

Gaziantepli Bekir Okan bizi Ataşehir’deki Gaziantep lezzetlerinin simgesi
“Sahan”da ağırladı.

TBu güzel haberi de yemekte yaptığı bir konuşmayla duyurdu. (1 gün sonra da
duyuru basın toplantısıyla yapıldı.)

Bir güzel haber daha... Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin aynısı Okan Grubu tarafından Zanzibar’da inşa edilecekmiş.

Bekir Okan, Okan Üniversitesi için
şöyle bir açıklama daha yaptı:

“Üniversitemiz öğretim üyeleri arasında tek bir FETÖ’cü dahi çıkmadı.”

Süt lekesi ve renkler

Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan, Küba Tıp Üniversitesi ile yaptığı anlaşmayı Gaziantep lezzetlerinin sunulduğu “Sahan”da açıkladı. Yanında Sahan’ın sahibi Tahir Tekin Öztan...

TANRI’YI GÖREN SON İNSAN...


ERTUĞRUL Özkök Hürriyet’te 19 yıl Genel Yayın Yönetmenliği yaptı.

Basın tarihimizin en başarılı gazete yönetmenleri arasındadır.

Hürriyet’e şimdi en pırıltılı yıllarını yaşayan başta Ayşe Arman olmak üzere değerli yazarlar kazandırdı.

Gazeteyi bir “sit com” konseptiyle harmanladı.

Bu arada kendi yazılarıyla da yenilikler getirmişti.

“Pazar yazıları” türü “haftada bir siyaset dışı yazmak” onunla başladı.

Meslekte daha eskilere daima nazik ve saygılıydı.

“Masalarının altında tekerlek vardır, uzaklaşma kayar” sözünün bir süre geçerli olduğu Hürriyet’e “iş güvenliği” ve “istikrarı” da sağlamıştır.

.......................

Genel Yayın Yönetmenliği sonrası da Ertuğrul Özkök özgün rüzgârını yazılarıyla estirmeyi sürdürdü.

Hep yenilik peşindedir.

Yerel düşünüp, küresel bakmak ve küreseli yerele yansıtmak onun tarzı.

Kolay okunan, iddialı biraz da abartıyla vurgulanan üslubuyla köşesine baktırır.

Gazeteciliğinin yanı sıra, kitap yazarlığı da, klasik müzik tavsiye albümleri “en çok satanlar” oldu.

Müzik listeleri de en çok tıklanan.

Kitaplarını da ilgi çekici konularda yazdı.

Uzun süredir üzerinde çalıştığı bir alan “Din’lerdi.”

Dinlerin doğduğu coğrafyalarına gitti.

Sembollerini inceledi, efsaneleri dinledi.

Tarih katmanlarında bir tür inanç kazıları yaptı.

Bütün bunları son kitabı “Tanrı’yı Gören Son İnsan”da yansıtıyor.

Her birkaç sayfada haber değeri olan bilgiler kitabı daha da çekici hale getiriyor.

Yaşam tutkusunu, gökkuşağı gibi renkli çalışmalarını alkışlıyorum.

Süt lekesi ve renkler

EŞİNE KENT KURAN KRAL

ŞİFRE gibi bir sözcük EPOS7...

EPOS, “Sanata dair söyleyecek söz”anlamına geliyor.

7 ise “kültürel emanetleri korumak, kültürler arası iletişim sağlamak, kültür ve sanat bilincinin geliştirilmesi” amacıyla bir araya gelen
7 kişiyi ifade ediyor.

O 7 kişi “EPOS7” derneğini kurmuş.

Üç ayda bir EPOS7 kültür, sanat ve yaşam dergisini hayata geçirmişler.

İlk gecenin tanıtım daveti Maçka St. Regis Oteli’nin terasındaki Spago’daydı.

Derneğin başkanı Zafer Kozanoğlu ve Başkan Yardımcısı Arzu Sabancı ile iletişimci Ferda Bakay Saka’dan çalışmaları dinledim.

Muğla yatağındaki Efes’ten daha büyük tarihi kalıntıları kazanmak üzere çalışmalarını sürdürüyorlar.

“Ölümsüz aşkların” ve “Gladyatörlerin” antik kenti Stratonikeia kalıntıları ortaya çıkarıldıkça kadim tarihe heyecan verici bir yolculuğun izleri sürülmekte.

Geç Tunç Çağı’ndan günümüze kadar kesintisiz yerleşime sahne olan ve bugünkü eski Hisar köyüyle iç içe Stratonikeia milattan önce 3. yüzyılda kurulmuş.

Seleukos Kralı 1. Antiokhos tarafından karısı Stratonikeia’nın adını vermiş. Tanrıları 3 başlı Heketa bereketi simgeliyor.

Dünyada hâlâ 7 milyon dolaylarında pagan bulunduğuna da işaret edeyim.

Süt lekesi ve renkler

EPOS7 dergisinin tanıtım davetinde Başkan Zafer Kozanoğlu, İkinci Başkan Arzu Sabancı ve diğer yöneticilerle birlikte.