Üç dolar suikastı

Eklenme Tarihi14.08.2018 - 1:48-Güncellenme Tarihi14.08.2018 - 1:48

Amerikan halkının İngiltere’ye karşı isyanı 1776 yılına kadar sürdü. Bu isyan sırasında İngiliz bankerler isyancıları finanse ediyordu. Karşılığında “Amerikan parasını basma hakkını” elde etmeyi talep ediyorlardı. Başarılı oldular. Amerika’nın kurucu ataları İngiliz bankerlere dolar basma hakkı tanıdılar. 
1865 yılında Amerikan İç Savaşı’nı sona erdiren Cumhuriyetçi Partili ilk Başkan Abraham Lincoln “savaş giderleri gerekçesiyle” bankerlerin elinden dolar basma hakkını devlete geri aldı. Amerika devleti, Başkan Lincoln döneminde ilk defa dolar basabildi. Fakat uzun sürmedi. Abraham Lincoln suikasta kurban gitti. 
Ölünce “eski düzene” geri dönüldü. Bankerler dolar basmaya devam ettiler. 
Daha sonra gelen başkanlarla bankerlerin başı dertteydi. Sonunda orta yol bulundu. 1913 yılında FED adlı banka kuruldu. Amerikan dolarını basma hakkı FED’e verildi. 
Ancak, FED ortaklarının tamamı banker ailelerinden oluşuyor. FED adındaki bankada, Amerika devletinin hissesi dahi yok. Bankerler Amerika’yı 12 bölgeye bölüp pay etmişlerdi. Bölgeleri temsilen, adına guvernör denilen bankacı sıfatıyla FED yönetimine girdiler. Her biri kendi bölgesinde Merkez Bankası şubesi olarak işlev görüyor. 
Amerika devleti FED Başkanı’nı tayin ediyor. 

.........................

Bu tayin işlemi de komedi. Bankerler kimi isterse o atanıyor. 
FED bir bedel karşılığı olmaksızın Amerikan dolarını basıyor. Merkez Bankası olarak görev yapıyor. 
Amerika’daki bankalara faiz karşılığı borç veriyor.
Böylece Amerikan ekonomisinde dolar dolaşımda oluyor.
FED, yani hisse sahibi 12 aile, banka ve şahıs bu faizlerden müthiş para kazanıyor.
Ayrıca...
ABD Hazinesi borçlanma tahvilleri çıkardığında bunları FED de alıyor, faiz gelirleri FED’e nehir gibi akıyor.
“FED’in vergi ödemediğini” de belirteyim.

........................

Bankerler 1944 yılında “Bretton Woods para anlaşması” ile doları “dünya parası” olarak kabul ettirdiler. Bu anlaşmayla bir dolar karşılığında 0,888 gram altın olduğu var sayıldı. Katılımcı 48 ülke paralarını dolara göre tarif ettiler. Böylece “dövize bağlı” para sistemi ortaya çıktı. Zira, dolar karşılığında altın var sayılıyordu.
1960 yılında Başkan J.F. Kennedy, ABD Hazinesi’nin “doları bu bankerlerden borç almasına” karşı çıktı. 1110 sayılı kanun teklifi ile “bankerlerin para basma hakkının devlete devredil-mesini” talep etti. 
Fakat, -ne ilginçtir ki- Başkan Lincoln gibi Kennedy de suikasta kurban gitti. Yerine kardeşi, -dönemin Adalet Bakanı- R. Kennedy hazırlanıyordu ki o da suikasta uğradı. 
Kennedy’nin yerine geçen Başkan Yardımcısı Johnson’un ilk işi 1110 yasayı kadük etmek oldu. FED bankerleri dolar basmaya devam ettiler. Bankerler, devleti borçlandırmak amacıyla Amerika’yı savaşa soktular. Kore Savaşı, Vietnam Savaşı Amerika devletinin giderlerini artırıyordu. 

.......................

1965 yılında Fransa’nın ünlü Devlet Başkanı General De Gaulle “FED’in eldeki altından çok daha fazla dolar bastığını” fark etti. Fransa, “döviz rezervindeki dolar stoku kadar Amerika’dan altın talep etmeye” başladı. 
Tartışma 1972 yılına kadar devam etti. Başkan Nixon 1972 yılında “doların altın karşılığını” kaldırdı. Dolar “karşılıksız kâğıt paraya” dönüştü. Fransa’nın sesini kesmek için SDR “Special Driving Right = Özel Çekme Hakkı” adında, devletler arasında geçerli bir para icat ettiler. Bu para dolar, mark, yen, sterlin ve Fransız Frangı’ının belli oranlarda katılımından oluşuyordu. (2002 yılında SDR içerisindeki frank ve markın yerini euro aldı. 2016 yılında Çin parası da SDR’lere ilave edildi.)
Günümüzde uluslararası rezervlerin % 4’ünü SDR’ler oluşturuyor. Dolar egemen para olmaya devam ediyor. 
1972 yılından beri “kâğıttan kule dolar, karşılıksız para” olarak FED bankerleri tarafından basılıyor. “Dünya parası” olarak iş görüyor. 
Amerikalılar ve diğer ülke vatandaşları, “doları Amerika devletinin parası” zannediyor. 12 aileden oluşan ve sayıları 300’ü geçmeyen bankerler, karşılıksız olarak bastıkları kâğıt para dolarla dünyayı idare ediyor. 
Adına “Dolar İmparatorluğu” deniliyor.

......................

FED’i oluşturan bankerler, bankalar, aileler, şahıslar yakın zamanlara kadar sır olarak kaldı.
FED hisseleri borsada işlem görmedi.
Aralarında Alman, Hollandalı, Musevi aileler ve aile bankaları da var.
Ve onları kısmen kontrolünde tutan İngiltere bankerleri.
Bunlar da yarınki yazımda. 

.....................

Not: Bu ilk bölümde Nevzat Yamaç’ın 24 Ekim 2017 tarihli “Dolar İmparatorluğu” yazısından yararlandım.