Ve Fırat’ın doğusu

Eklenme Tarihi28.12.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi28.12.2018 - 9:33

DÜNKÜ yazımda Fırat’ın batısı ve Menbiç için olasılıkları yazmıştım.

Özeti şöyleydi:

ABD güçlerinin çekilmesiyle eş zamanlı ve koordineli olarak TSK ve ÖSO, Menbiç’in yönetimini devralmalı...

Böylece Suriye rejim güçlerinin ABD boşluğunu doldurması önlenir. Rusya’yla da sorun çıkmamış olur.

Eğer ABD ile anlaşma olmazsa TSK ve ÖSO’nun zaten devriye görevi yapılan kuzey ve kuzeybatıdan Menbiç’e ilerlemeleri ikinci ve daha az tercih edilen yoldur.

.......................

Bugün de Fırat’ın doğusu...

Stratejist, emekli General Dr. Naim Babüroğlu’yla konuşmalarımdan edindiğim izlenimlere devam...

PKK /PYD Şam, Moskova ve Washington’da yoğun temaslar yürütüyor.

Hedefi...

“Çok gevşek ve sembolik, adeta müsvedde denebilecek bir yerel yönetim statüsü sağlayarak bugüne kadar egemen olduğu coğrafyayı Suriye rejim güçlerine açmak...”

Çünkü, Türkiye kuzey sınırlarından girerse, PKK/PYD’nin bütün kazanımları sıfırlanacak.

Bölgeden sürülecek, sökülüp atılacak.

Oysa...

Rejim güçlerine neredeyse Suriye’nin 3’te 1’ini oluşturan bu petrol ve su kaynaklarına da sahip coğrafyayı -bir yerel yönetim müsveddesine razı olarak- verirse, hayatta kalabilecek.

Varlığını koruyabilecek.

Bu yüzden can havliyle Esad’a “Gel teslim al, zaten hukuken senin toprağın” diyor. Esad’ın da bu öneriyi geri çevirmesi akılsızlık olur.

.........................

O halde Kuzey Suriye “gitti gidiyor mu?”

Yani...

Suriye rejim güçlerinin yeniden egemen olduğu topraklarda çok zayıf bir yerel yönetimle PKK/PYD varlığını sürdürecek mi?

İlk aşamada Esad buna “evet” cevabını verse bile, kendi toprakları içinde devletleşmeye kalkışmış bir kuvvet odağının bulunmasını kabullenemez, zaman içinde tasfiye etmeyi kafasına koyar.

Peki...

İş oraya varır mı?

.........................

Türkiye, Rusya üzerinden bu planı bozmak için bastıracaktır.

Türkiye zaten Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmaktadır, ama tam güneyinde “Suriye himayesinde PKK/PYD tehdidinin varlığını” değil...

ABD ile tıpkı Menbiç için deneyeceği gibi koordineli ve eş zamanlı olarak ABD güçlerinin çekildiği noktaların TSK’ya teslimini sağlaması gerekir.

Bunun için de Rusya kanalıyla Suriye rejim güçlerinin PKK/PYD oyununa gelmemesi için ağırlık koyacaktır.

Ve de...

Arapların çoğunlukta olduğu Tel Abyad gibi noktalardan sınırın ötesine geçip PKK/PYD bütünlüğünü parçalamakla işe başlayabilir.

..........................

Rusya bu konuda neden Türkiye’ye destek versin?

Çünkü...

NATO’nun en güçlü ülkelerinden biri olan Türkiye’yle yaklaştı. Hem de tarihte olmadığı kadar.

NATO’nun en güçlü iki ülkesinden biri olan Türkiye’ye S-400 füzelerini satabildi. Bunun simgesel önemi çok büyük.

“Rusya için öylesine önemli ki bedava bile verilebilir” yorumları yapılıyor. Bu kadar yakınlaştıktan sonra Türkiye’yi kaybetmek istemeyecektir.

Zaten ABD de “Rusya’yla yakınlaşması” nedeniyle ve aynı kaygıyla Türkiye’ye yeşil ışıklar yakmaya başlamadı mı?

.........................

Not: Dünkü yazımda Sayın Naim Babüroğlu’nun “İki Arap ülkesinde ataşelik yaptığını” yazdım. Aslı, “TSK’yı temsilen BM’de Askeri gözlemciydi”dir. Düzeltiyorum.