1944’te günde 200 kg bisküvi üretiyordu

Ülker Grubu’nun kurucusu Sabri Ülker ile yıllar önce karşılaştım. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarı Turgut Özal, 1967’de yürürlüğe giren 933 sayılı Yatırımlar ve İhracatı Teşvik Kanunu’nu tanıtmak için İstanbul’da önde gelen sanayi tesislerini ziyaret ediyordu. DPT uzmanı olarak ben de Özal’la birlikte geziyordum. Bu fabrikalardan biri de Ülker idi. Özal gibi ben de Sabri Ülker’i bu vesileyle tanıdım. Fabrikanın toplantı salonunda, büyük bir masanın etrafına sıralandık. Turgut Özal, özel sektör için getirilen kolaylıkları anlatıyor, Sabri Ülker’den yeni yatırımlar yapmasını istiyordu.

Ramazan ayı idi. Öğle ezanı okundu. Turgut Özal, “Namazı yan odada kılalım” dedi. Turgut Özal, DPT Koordinasyon Dairesi Başkanı Ekrem Ceyhun ve Sabri Ülker masadan kalktılar. Yandaki odaya geçerlerken Turgut Özal, “Sabri Bey, Güngör oruç tutmaz. Ona yemek getirsinler” dedi.

Masaya döndüklerinde, benim için getirilen yemek tepsisini önüme koydular. Konuşmalar devam ederken, ben yemeğimi (utana-sıkıla) yedim. “Afiyet olsun!” dediler.

Özal ile DPT’de uzun süre çalıştım. Namaz kılmayanların bulunduğu mekanda namaz kılmazdı. Başka odaya geçer, namazını kılar, dönerdi. Turgut Özal’ın namaz kılmayana ve oruç tutmayana anlayış göstermesine alışıktım ama, ilk karşılaşmamızda ve ciddi bir toplantı masasında, benden başkaları oruçlu iken Sabri Ülker’in tepsi ile masaya yemek getirtmesi beni etkilemişti.

Emniyet Gıda tartışmaları

Sayın Tayyip Erdoğan’ın, başbakanlık sorumluluğunu üstlenmeden önceki yıllarda yüzde 12 ortaklık payına sahip olduğu Emniyet Gıda’nın ‘Ülker’ distribütörlüğünü yapması medyada bir süre tartışıldı. Sayın Tayyip Erdoğan epey üzüldü. Tartışmalara son vermek için ortaklıktan ayrıldı.

İşte o dönemde Sabri Ülker’den bir mektup aldım. Mektupta Sabri Ülker, 60 yıldır sadece ve sadece sanayiyle uğraşmasına ve Ülker firmasını 60 yılda 5 ürün kategorisinde pazar lideri haline getirmesine, Ülker markasını Türkiye’nin en büyük dördüncü tüketici markası yapmasına karşın, Başbakan’ın Ülker’in 500’e yakın distribütör firmasından birindeki ortaklığına dayalı olarak, “hayali ve kötü niyetli iddialardan rahatsızlığını” ifade ediyordu.

Kurduğu işin büyüdüğünü gördü

Mektubun sonunda ise, “Bir sanayici ve vatandaş olarak devletime sevgi ve saygıyı, siyasilere hep eşit uzaklıkta olmayı ve sadece işimle meşgul olmayı ilke olarak üst derecede önemsedim ve tatbike çalıştım. Halen işlerimizi iyi yapabilmek için aynı ilkelere çocuklarım (ailem) ve Ülker de hassasiyetle riayet etmektedir ve edecektir. Bu muvaffakiyetin esaslı şartlarının da başında gelir. Ülker 60 yıllık bir kuruluş olarak hepimizin, Türkiye’mizindir, gerçek dışı iddialarla yıpratılmaması için destek olmanızı, sahip çıkmanızı istirham ediyorum” diyordu.

Aynı günlerde medyada yayınlanan bir söyleşide, “Muhafazakar olduğumu herkes bilir. Bunu hiç reddetmedim. Bunun dışında hiçbir siyasi ve sosyal grupla münasebetimiz olmadığı gibi, doğrusu bunu düşünecek vaktimiz de olmadı” demişti. Sabri Ülker 1944’te Eminönü’nde bir handa 3 işçiyle, günde 200 kilo bisküvi üreterek işe başlamış, işini zamanla büyütmüştü. Temelini attığı şirketin uluslararası bir gıda grubu haline geldiğini, küresel pazarda oyuncu olduğunu, oğlunun, torunlarının işe sahip çıktıklarını hayatta iken gördü. Bu bir fani için önemlidir. Dün hayata veda etmiş. Allah rahmet eylesin.