Balon Makinesi Goldman Sachs’ın başı dertte

Goldman Sachs, ABD’de kurulu, en büyük finans kuruluşlarının başında gelen dev bir finans kuruluşu, yatırım bankasıdır. Krizden sonra banka statüsüyle faaliyetini sürdüren bu kuruluşun başı şimdilerde dertte. Amerika’nın sermaye piyasası kurulu (SEC) bu kuruluşu “dolandırıcılıkla suçlayarak” hakkında dava açtı. Goldman Sachs’ın suçu Hedge Fund yöneticisi John Paulson’un isteği üzerine batacağı belli ipotek işlemlerine dayalı kağıtlar yaratılması. John Paulson bu kağıtları sigorta ettirerek ,batan ipotekler sayesinde 1 milyar dolar kazanırken Goldman Sachs’ın aynı kağıtları olan bitenden habersiz müşterilerine (çoğunlukla Avrupa bankalarına) gerekli bilgiyi vermeden satarak ,yatırımcıları 1 milyar dolar zarara uğratması.
Bu tür işlemleri Goldman Sachs’dan başkalarının da yaptığı söyleniyor.
Goldman Sachs, krize neden olan finansal kuruluşlardan biri olduğu halde “ABD yönetimindeki “Dayı”ları sayesinde, krizi kazasız belasız atlatan ve de kısa sürede kriz öncesi “oyunlara dönen” bir kuruluştur.

Bunu da atlatır
Açılan dava nedeniyle dünya finans piyasaları sarsılır ama sonunda Goldman Sachs’a bir şey olmaz. Bir miktar para cezası ödeyerek “klasik faaliyeti”ne devam eder. Amerika’da “Dev Balon Makinesi” diye adlandırılan Goldman Sachs’ın hikâyesini (Rolling Stone dergisinde Temmuz 2009’da yayımlanan, Matt Taibbi’nin araştırmasına dayalı olarak) 15 Eylül 2009 tarihinde bu sütunda yazmıştım. Özetleyerek hatırlatayım.
Goldman‘ı 1869 yılında bir Alman Yahudisi olan Marcus Goldman kurdu. 1882’de damadı Samuel Sachs ortak olunca şirketin adı Goldman Sachs oldu. Para ticaretine başladı. Goldman Sachs paraya takla attırmada öncü yatırım bankasıdır. 1929 Buhranı’na, hisse senedini kullanarak kurduğu saadet zinciriyle katkıda bulundu. 100 dolarlık hisse senedini satın alan, bağlı ve farklı şirketlerden 1.000 dolar getiri alıyordu. Açık anlatımıyla, “100 dolar ver, 1000 dolar al” vaadiyle para topluyordu.
1929’da olduğu gibi 2009 krizinde de, felaketi hazırlayan finans kuruluşlarının başında Goldman Sachs vardı. Her türlü balonu yaratmada Goldman Sachs önde koştu. Ne var ki, bu defa yalnız değildi koşuda, rakibi Lehman Brothers ona eşlik etmişti. Krizde Goldman Sachs’a destek verilirken gene Alman Yahudisi olan 3 kardeşin 1850’lerde kurduğu Lehman Brothers‘a destek verilmedi. Göz göre göre batırıldı.

Arkası kuvvetli
Goldman Sachs’ın yaptığı işte ve karşılaştığı riskte Lehman Brothers’dan farkı yoktu ama çok önemli bir avantaja sahipti. Her yerde adamı vardı. ABD yönetiminde, hazinesinde, merkez bankasında, borsada, finans kuruluşlarında etkinliği olanların çoğu eski Goldman çalışanıydı.
Kimin kurtarılacağına kimin batırılacağına karar verecek Hazine Bakanı Paulson, Goldman’lı idi. Başka finans kuruluşları gibi desteklenmesi halinde ayakta kalabilecek olan Lehman Brothers batırıldı.
Lehman Brothers’a destek verilmemesi kararını tetikleyenin, Amerika’nın Dev Balon Makinesi Goldman Sachs‘ın olduğuna inananlar çoğunluktadır...
AIG’ye kurtarılması için verilen fonlar Goldman’a aktarıldı. Dev Balon Makinesi rakibinden kurtularak ve de ayağa kalkarak balonları şişirmeye devam etti.
Bu kadar korunan bir kuruluş hakkında bu kadar gecikmeyle dava açılması şaşkınlık yarattı. Korkulan, bıçak sırtında oluşmaya başlayan dengelerin tekrar altüst olması ve para piyasalarının karışmasıdır.
Bize ne diyemeyiz. Gördük ve yaşadık... Dünya finans denizindeki dalgalar, bizim gibi küçük kayıklar içinde olanları daha çok sallıyor. Büyük teknedekiler sallansalar da, yollarına devam ediyor.