Bu ne büyüme? Bu ne moral bozukluğu?

Bu yıl ekonominin % 7 dolayında büyüyeceğini en kötümserler bile kabul eder oldu.

Nasıl büyüyecek? Hacim olarak büyüyecek de... Acaba döviz fiyatındaki artış ve enflasyon karşısında reel olarak gelirlerde büyüme ne olacak? Bunları bir yana atalım. Büyüme olacak. 

Yılın üçüncü 3 aylık döneminde sanayi üretiminde % 13.4 artış gerçekleşti. 2016 yılında FETÖ belası nedeniyle gerileyen sanayi üretimin baz etkisi son 3 aylık üretim artışını büyüttü ama, yılın ilk 9 ayında geçen yıl % 1.8 olan sanayi üretim endeksi bu yıl % 5.6 oldu.

Son olarak TCMB’nin açıkladığı imalat sanayii kapasite kullanım oranı kasımda 79.9’a ulaşmış durumda. Son 3 aydır 79’un üzerinde. 2008’den bu yana böyle yüksek kapasite kullanım oranına hasret kalmıştık.

Demek ki sanayide üretim artışı var. Ve devam ediyor.

Büyüme devam ediyor

İşte bu iki gösterge, yılın üçüncü 3 aylık döneminde, büyümenin % 10’un üzerine çıkacağını, yılın tamamında büyümenin % 7 dolayında olacağını işaret ediyor...

Hisse senetleri borsada işlem gören şirketlerin durumunu gösteren rakamlar, reel kesimde işlerin iyi olduğunu işaret ediyor. Yılın ilk 9 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre, sanayi şirketlerinin satış gelirleri yüzde 36 oranında, ticaret şirketlerininki yüzde 14 oranında artmış durumda.

Ülkede yaşayanların normal olarak büyümeyi az veya çok hissetmeleri, büyümenin insanların moralini yükseltmesi beklenir.

Ne var ki bizde, ”Beklenmedik büyüme oranları gündeme gelirken “farklı göstergelere” göre sermaye çevrelerinin de halkın da morali bozuk durumda.

TCMB’nın Reel Kesim Güven Endeksi kasımda 106.3’e geriledi. Şubattan bu yana en düşük seviyede.

TÜİK’in Sektörel Güven Endeksi kasımda 99.7’ye geriledi. Perakende Güven Endeksi 99.7’ye, İnşaat Güven Endeksi 82.4’e geriledi.

TÜİK’in Tüketici Güven Endeksi’nde de kasımda gerileme var. Hanelerin ekonomik durumu ve de genel ekonomik durum hakkındaki beklentiler geriliyor.

Ama sevinemiyoruz

Ekonomi hacim olarak beklenenin üzerinde büyürken yatırımcısı, üreticisi, tüketicisiyle halk neden moralsiz? Neden beklentiler iyileşecek yerde kötüleşiyor?

Dostum Ege Cansen der ki: “Büyüme düne (geçmişe) ait göstergedir. Beklentiler ise yarına (geleceğe) ait değerlemelerdir.”

Ege Cansen’in bu yorumuna göre, acaba halkımız büyümenin nimetlerini henüz göremediği için mi beklentilerini olumluya çeviremedi? İyi de, büyüme (halk parasal olarak nimeti paylaşamasa da ) hacmen katma değer artışıdır. Gerçekleşen bir üretim artışı var. Bu üretim artışının tamamı ihraç edilmiyor. Büyük kısmı yurt içinde satılıyor. Yurt içinde bir talep artışı var ki hacmen artan üretim (fiyatı arttığı halde) alıcı bulabiliyor.

Özetle: Bu ne büyüme? Bu ne moral bozukluğu? Anlaşılması güç.

 

Etiketler