Dikkat! İthalat daha hızlı artıyor

Eklenme Tarihi03.01.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi03.01.2018 - 1:43

İhracat rakamları açıklandıkça ihracattaki artışı rekor olarak değerlendiriyor, seviniyoruz.

Ne var ki dış ticaret sadece ihracattan oluşmuyor. İhracat döviz getiriyor ama ithalat döviz götürüyor. Rekor ihracat artışında değil, ithalat artışında. 2017’de ihracat % 10.2 ama ithalat yüzde 17.9 arttı. İhracat artışı değil, ithalat artışı rekor kırdı. Dış ticaret açığı bir yıl önceye göre % 37.5 büyüdü. İthalat gideri, ihracat gelirinden 77 milyar dolar daha fazla. Dış ticaret açığının büyüklüğü sonunda cari açığı büyütüyor.

İhracatı artırmak şart

2018’de ihracatı artırmaya mecburuz.  Çünkü iç talep artışına dayalı büyüme imkânımız sınırlı. Talep olmazsa üretim artmıyor. Üretimin artması, dış talebin artmasına, dış talebe dayalı olarak ihracatın artmasına bağlı. İhracat ise, “dışarıda talebi olan, katma değeri yüksek mal üretirsek artacak.” 2017’de ihracat rakamları açıklandığında ‘rekor’ sevincine kapıldık. İhracat rakamlarına sevinirken 2 noktayı dikkatten kaçırmamak gerekir:

1) İhracat neye göre artıyor? İhracatın kalitesi iyileşiyor mu?

2) İthalat ne kadar artıyor? Dış ticaret açığı ne durumda?

Orta Vadeli Program’da 2017 ihracat hedefi 156 milyar dolardı. Gerçekleşme 157 milyar dolar oldu. İhracatçılar bunu “başarı”, “rekor” olarak değerlendiriyor. Ne var ki 2012’den beri 150 milyar dolarlık ihracat tuzağından çıkamıyoruz. 2012’de 152, 2014’te 157 milyar dolardı. 5 yıldır 150 milyardan kurtulamadık. 2017 ihracatı 157 milyar dolar. 2014 ihracat rakamına eşit.

2012’den bu yana ekonomi her yıl büyüdü. Bu yıl % 7 büyüme bekliyoruz. Ekonomi büyüyor ama ihracat artmıyor. İhracatın artması, “Dünyada talebi olan malları üretmemize, katma değeri yüksek ürünler üretmemize bağlı.” İhracatımızın % 3.8’i yüksek teknoloji, % 61.8’i düşük ve orta teknolojili ürünler. İhraç etmeye çalıştığımız ürünler, sanayileşmeye çalışan Asya ve Afrika ülkelerinin üretmeye başladığı ürünler. O ülkelerin ucuz işçilik ve devlet desteğiyle ürettiği mallarda rekabet etmeye çalışıyoruz. Satılabilecek mal, talebi olan mal üretmeye, üretim yapımızı değiştirmeye mecburuz. Üretim yapımız içeride tüketici talebini cevaplamadığından, ithalat artıyor. Dışarıda pazar talebi cevaplamadığından ihracatı artıramıyoruz. İç talebi ve ihracat talebini cevaplayamayınca da tarımda ve sanayide üretim beklenen ölçüde artamıyor. Esas sorun pazarlayacak malın olması. Eximbank kredileri, yeşil pasaport önemli teşvikler ama üretimin yapısı değişmedikçe etkili olamıyor.

Esas olan üretimdir. Üretimin yapısı değişirse, içeride ithalatı artıran talep baskısı azalacak. Dışarıda talebi olan malları pazarlamak kolaylaşacak. İthalat azalırken ihracat artacak.

Üretim ithalata bağımlı

Tarım ve sanayi üretimimiz ithalata bağımlı. Hammaddei ithal etmeye  mecburuz. Önemli olan katma değeri yüksek üretim gerçekleştirmek.

Biz ana girdilere çok az katma değer ekliyoruz. İthal ettiğimiz hammaddeleri ve ana girdileri katma değeri yüksek ürün haline getiremediğimizden, iç piyasada ithal bağımlılığı devam ediyor. İhracat için pazarı olan katma değeri yüksek ürün üretimi gerçekleşemiyor.

İçeride üretim imkânı olan çok sayıda malı ithal ediyoruz. Tarımda, yem, saman, canlı ve cansız hayvan, bakliyat ithalatı devam ediyor. Pamuk, iplik, kumaş ithalatı giderek artıyor. Normalde dolardaki artışın ihracatı teşvik etmesi, ithalatı sınırlaması beklenir. Üretim yapısı değişmedikçe, dolar fiyatı ne kadar artarsa artsın, üretici ithal bağımlılığından kurtulamıyor.

İthalatın pahalılaşması karşısında, girdilerin içeride üretilmesi gerekirken, “ithal ikamesi” gerçekleşemiyor.

Tarımda, sanayide üretim yapısını değiştirmeye mecburuz. Üretim yapısı değişirse, ihracat artacak, ithalat gerileyecek. Ekonomi daha hızlı büyüyecek.