İktisatçı bir aydın ‘Çıkış’ı gösteriyor

Yalçın Küçük yazmaya devam ediyor. Ansiklopedi dizisinden, “Çıkış”ın 2013’te yayımlanan ilk kitabından sonra ikinci kitabı bu ay çıktı. Küçük, “Çıkış”larda, Ankara’daki okur-yazar takımından, sanatçılardan, dost ve arkadaş çevresinden söz eder. İlkinde “Devrimci Filozof” Taner Timur’u, “Solun Çocuğu” “Aydın İktisatçı “Korkut Boratav’ı, “Acımasız Eleştirmen” olarak da Prof. diye ünlenen Ergun Türkcan’ı anlattı.

İkincisinde, ”Milli İktisatçı” olarak Zafer Toprak’ı, ”Okur-Yazar” değil de “Sadece Yazar” olarak Yaşar Kemal’i anlatıyor. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) döneminden bu yana devam eden dostluğa dayalı olarak da karımdan ve benden söz ediyor.


“İyi bir iktisatçı”dır

Yalçın Küçük 1960’da DPT kurulduktan sonra açılan ilk uzman yardımcılığı sınavını birincilikle kazandı. “Uzun Vadeli Planlar Şubesi”nde çalıştı. Kalkınma modelleri ve stratejileri, uzmanlığı. 1. ve 2. Beş Yıllık Kalkınma planlarının hazırlanmasında çalıştı. Karım da DPT’de uzman olarak Küçük’ün ekibindeydi. 1966’da 2 Beş Yıllık Kalkınma Planı model ve stratejisi konusunda fikir ayrılığına düşerek DPT’den ayrıldı. ODTÜ’de öğretim üyesi olarak ders vermeye başladı.

Küçük hakkında ilk dava, “Yeni Bir Cumhuriyet İçin” kitabı nedeniyle açıldı. 1980 darbesiyle kitap toplatıldı ve yasaklandı. 1983’te Sultanahmet Cezaevi’nde bir yıl yattı. Daha sonra yazıları ve kitaplardan dolayı onlarca dava açıldı. 1993’te Paris’e gönülle sürgüne gitti. 29 Ekim 1998’de ülkesine döndü. Tutuklandı. İki yıl üç ay hapis yattı. Aralık 2000’de şartlı tahliye oldu. 7 Ocak 2009’da Ergenekon’dan tutuklandı. 23 Ocak 2009’da serbest bırakıldı. 7 Mart 2011’de OdaTV davasından tutuklandı. OdaTV’den çıktı. Ergenekon’dan tutuklandı. 10 Mart 2014’ten bu yana “şimdilik dışarıda”.

Yazmaya devam ediyor.


Kendisi sıradışı bir yazar

Yalçın Küçük, günümüzün sıradışı aydını, düşünürü, yazarıdır. Yazılarının bedelini hapse girerek ödeyen bir aydındır. Hapis korkusuyla söylemek ve yazmak istediğini kendine saklamayan bir aydındır. Küçük, “genel kabul görmüş ve doğru oldukları varsayılan olayların, bilgilerin, inançların farklı yanlarının tartışılmasına kapı açan, özgün görüş ve değerlemeler ortaya koyan bir fikir adamıdır...”

Daha önce yazdım! Tekrarlayacağım. Söylediklerini, yazdıklarını kabul ediniz, etmeyiniz. O söylüyor ve yazıyor. Yazdıklarının arkasında durmayı da beceriyor. Bedeli neyse, ödüyor. Ve bunları gayet “olağan” karşılıyor.

Yalçın Küçük, “İsteyen yaptığıma science-fiction (bilim-kurgu) diyebilir, rahatsızlık duymayacağım kesindir. Çünkü aydınımızda eksik olan bilimdir ve bilimden daha çok ise ‘kurgu’ eksikliği duyuyoruz. İkisi birden ‘kurgu-bilim’ eksikliğidir. Ben bunu doldurmaya çalışıyorum. Üzerime vazife olmayan işleri yaptığım kesindir ve bu artık kimliğimdir. Ancak boşluk kabul edemiyorum. Hep yapılmayan işleri yapıyorum. Düzene kapılmışların yarattığı boşluğu doldurmaya çalışıyorum” diyor.