Kalkınma yolunu açan isim: Demirel

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruluşu, Demirel’in iktidara gelmesi dönemine rastladı. Genç yaşta Devlet Su İşleri deneyimi ülke sorunlarını öğrenmesine imkân verdi. Kalkınmada, büyümede planlamanın önemini öğrendi.
İşte bu birikimle politikaya girdiğinde ve iktidar olduğunda DPT yeni kurulmuştu. Ankara’da bürokraside öne çıkmış yetenekli kişileri tanıyordu.
Süleyman Demirel bir köy çocuğu olarak tarımın önemine inanıyordu ama büyümenin, kalkınmanın, gelişmenin, refahın kaynağının sanayileşme olduğunu biliyordu. Bu nedenle sanayileşmeye dayalı, fakat tarımsal gelişmeyi ihmal etmeyen politikalar geliştirdi ve uyguladı.
Sanayileşmeye önem verdi
Demirel iktidarının ilk döneminde, uzun vadeli bir kalkınma stratejisi çerçevesinde çok önemli kamu alt ve üst yapı yatırımları gerçekleştirildi.
Özelleştirme programlarıyla, satıla satıla, kapatıla kapatıla bitirilemeyen çok sayıdaki kamu sanayi tesisi Demirel zamanında kuruldu.
Daha sonraları, IMF ve Dünya Bankası’nın baskılarıyla, tasfiye edilen Devlet Tarım İşletmeleri, Tarım Satış Kooperatifleri Süleyman Demirel döneminde güçlendirildi. O yıllardaki kamuya ait sanayi tesislerinin, tarım işletmelerinin yok olmasının faturasını, şimdilerde sanayide ve tarımda üretim yetersizliği olarak ödüyoruz.
Süleyman Demirel, insana, ilime, bilime, eğitime değer veren, devletin imkânlarını çok iyi değerlendirebilen bir politikacı idi.
İktidarı döneminde Türkiye ekonomisinde düşük enflasyonla yüksek gelişme hızları gerçekleştirildi.
Çalkantılı dönemlerde, çekinmeden, gücenmeden kişisel deneyimi ve birikimiyle hizmet yarışını sürdürdü.
DPT’den yararlanmayı bildi
DPT’de çalışanlar olarak bizler, Süleyman Demirel’i 1965 yılında tanıdık.
O yıllarda ben de karım da (o yıllarda evli değildik) DPT’de uzman olarak çalışıyorduk.
Hükümet toplantılarında ekonomi konularının konuşulduğu bölümlere plancılar da davet edilirdi. O yıllarda DPT, Başbakanlık binasının uzantısı olan bir binada faaliyet gösterirdi.
Süleyman Demirel gündeme gelen konularda kamu görevlilerinin ve plancıların görüşlerini alır, sonra o konular bakanların da katılımıyla tartışılırdı.
Süleyman Demirel’in ülke sevgisine, hızlı kalkınma çabasına hayran olmuştuk. Neyin nerede ne kadar üretildiğini, fiyatını bilirdi. Ülkenin her köşesindeki sorunları izlerdi.
Aklına takılan bir şey olduğunda telefonu açar, köyün muhtarını, şehrin belediye başkanını bulur, onlarla konuşurdu. Bu tür toplantılar gece yarısından sonralara kadar devam ederdi.
Süleyman Demirel güçlü hafızasıyla rakamlar ve olaylar kadar, isimleri de çok iyi hatırlardı. Birlikte çalıştığı kişileri ismen bilirdi.
Bizler Süleyman Demirel’den çok şeyler öğrendik. Başbakan, Cumhurbaşkanı olmasının ötesinde o bizler için çok önemli bir hoca oldu.
Son olarak 4 yıl önce İstanbul’da TÜSİAD’ın 40’ıncı yılı şerefine düzenlenen toplantıda gördüm. Demirel üyelere hatıra plaketi vermek için sahneye çıktı. Benim elimi tuttu, “Çok iyi yazıyorsun. Yazılarını kaçırmıyorum. Böyle yazmaya devam et” deyince heyecanlandım. “Müsaade eder misiniz. Elinizi öpebilir miyim?” dedim. Elini çekti. Ama o arada elini öptüm.
Allah rahmet eylesin.