2012 yılının ilk 7 ayında “yurtdışında yerleşik kişiler”in Türkiye’ye doğrudan yatırım için gönderdikleri 7.1 milyar doların, 5 milyar 924 bin doları Avrupa ülkelerinden, 103 milyon doları ise Körfez ülkelerinden geldi.
Suudi Arabistan’dan 41 milyon dolar, Kuveyt’den 31 milyon dolar, Bahreyn’den 17 milyon dolar, Birleşik Arap Emirlikleri’nden 12 milyon dolar döviz girişi var.
Bu durum, bu yıla özel bir durum değil. Geçen yılın ilk 7 ayında da Körfez ülkelerinden toplam 62 milyon dolar döviz girişi olmuştu.
Körfez ülkelerine veya daha başka ülkelere “Türkiye’ye neden döviz göndermiyorsunuz?” diyerek kızacak halimiz yok. Ama gerçeği bilelim. Büyük Türk Büyükleri yıllardır “Körfez ülkeleri biz döviz akıtacak” diyerek bekleyip duruyorlar.

İki farklı rakam...
Ödemeler Dengesi sunumunda Merkez Bankası 7 ay içinde ülkeye (1) Yurtiçinde Doğrudan Yatırım (2) Portföy Yatırımları (3) Kredi olarak giren döviz rakamlarını veriyor.
Temmuz ayı tablosuna göre, “Yurtiçinde Doğrudan Yatırım” olarak ülkeye giren döviz 8 milyar 878 milyon dolar.
Geçtiğimiz günlerde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da bu bilgiye dayalı olarak, “2012’nin 7 ayında doğrudan yatırım girişinin 8.9 milyar dolar olduğunu belirterek, Türkiye’nin küresel olumsuzluklara rağmen uluslararası yatırımcılar için gözde ülkelerden biri olmaya devam ettiğini” söyledi.
Merkez Bankası “Ödemeler Dengesi Sunumu”na ek olarak başka tablolar da yayınlıyor. Bunların ikisi, “Yurtdışında Yerleşiklerin Türkiye’deki Yatırımları”nın ülkelere ve sektörlere dağılımını gösteriyor.
Bu iki tabloda Ocak - Temmuz arası, 7 aylık toplam doğrudan yatırım girişi 7 milyar 178 milyon dolar olarak gösteriliyor. Sayın okuyucularıma Merkez Bankası’nın bu iki tablosundaki bilgileri aktaracağım.

Fabrika kurmaya gelen yok
Kısa bir açıklama daha yapayım. Doğrudan yatırım - Doğrudan yabancı sermaye yatırımı gibi deyimler “içeriği zengin” deyimler. Bu deyimlere bakarak yurtdışından gelen dövizin ne için geldiğini anlamak imkânsız. Yurtdışından yabancı sermaye (1) Yepyeni bir yatırım için - fabrika kurmak için gelir. Bu tür girişler büyük miktarlı girişlerdir. Bizim istediğimiz yabancı sermaye yatırımı budur. (2) Türkiye’den bir varlık (banka, sigorta şirketi, sanayi kuruluşu, gayrımenkul) satın almak için gelir. (3) Türkiye’de bir temsilcilik açmak, temsilcilik masraflarını karşılamak için gelir. (4) Daha önce Türkiye’de bulunan temsilciliğini, fabrikasını, şirketini büyütmek, sermayesini artırmak için gelir.


Merkez Bankası’nın yayınladığı tablolara bakarak ne kadar dövizin ne için geldiğini anlamanın imkânı yoktur. Fakat giren dövizlerin dağılımından anlaşıldığı kadarı ile dövizler yeni yatırımlar için gelmiyor. Çünkü küçük miktarlarda ve parça parça. Her ne ise, gelen dövizi küçümsemeyelim... Ama neyin ne olduğunu bilelim.

Hizmetlere 3 milyar dolar
Yılın ilk 7 ayında ülkeye doğrudan yatırım faslından giren 7.1 milyar doların 3.4 milyar doları imalat sektörüne, 3 milyar doları hizmetler sektörüne gelmiş.
Bu yılın ilk 7 ayında elektrik-gaz-su sektörü için gelen döviz 580 milyon dolar. Geçen yılın aynı döneminde ise 2.4 milyar dolar gelmiş.
İmalat sektörüne gelen 3.4 milyar dolar dövizin 2 milyar dolarlık bölümü gıda, alkollü ve alkolsüz içecek kesimine, 410 milyon doları kauçuk ve plastik kesimine, 348 milyon doları kimya kesimine ve 208 milyon doları tekstil ve giyim kesimine dağılmış.
Hizmet sektörlerine geçen yılın ilk 7 ayında 6.5 milyar dolar gelmişken bu yılın aynı dönemimde 3 milyar dolar gelmiş. Geçen yıl finans kesimine (banka-sigorta) 5.2 milyar dolar giriş olmuşken bu yıl 772 milyon dolar girmiş.
Bu yıl inşaata 1.2 milyar giriş gerçekleşmiş. Gayrimenkule 204 milyon dolarlık, sağlığa 280 milyon dolarlık giriş dikkat çekiyor.

Asya’dan döviz girişi yavaş
Gelelim bu dövizlerin hangi ülkelerden geldiğine. Merkez Bankası, ülke ülke dövizlerin kaynağını açıklıyor. Ülke grupları itibariyle, en fazla döviz gönderen ülkeler Avrupa ülkeleri. İlk 7 ayda Avrupa ülkelerinden 2011 yılında 9.3 milyar dolar, bu yılın aynı döneminde 5.9 milyar dolar döviz gelmiş.
Bu yıl ikinci sırada 538 milyon dolar ile Azerbeycan ve Gürcistan var. Geçen yıl bu 2 ülkeden 12 milyon dolar gelmişken bu yıl Azerbeycan’dan 226 milyon dolar, Gürcistan’dan 312 milyon dolar olmak üzere 2 ülkeden toplam 528 milyon dolar döviz girişi olmuş.
Amerika kıtasından gelen döviz miktarı 269 milyon. Geçen yıl ilk 7 ayda Amerika kıtasından 377 milyon dolar gelmiş.
Bu yıl ilk 7 ayda Asya ülkelerinden gelen 340 milyon doların 230 milyon doları ocak ayında Malezya’dan gelen döviz. Güney Kore’den 7 ayda 42 milyon dolar, Japonya’dan 8 milyon dolar döviz gelmiş. Bu tür bilgiler, Türk ekonomisinin dış ekonomik ilişkilerini değerlendirmek bakımından çok önemli.

Hangi ülkeler önemli bilelim
Büyük Türk Büyükleri son zamanlarda AB ile ilişkileri unutmuş görünüyor. Rakamlar ortada. Ekonomi büyük ölçüde Avrupa ülkelerine bağımlı. Bu ülkelere sadece mal satmıyor, ihracat dövizi elde etmiyoruz. Aynı zamanda bu ülkelerden doğrudan döviz girişi var.
Dost ve Müslüman kardeşlere, Körfez ülkelerinin anlı şanlı hükümdarlarına, krallarına, prenslerine “Sevda Tepelerini”  bağışlasak bile, Türkiye’ye döviz göndermiyorlar. Tekrarda yarar var. Hiçbir ülkenin Türkiye’ye döviz gönderme mecburiyeti yok. Yok da... Bizim Büyük Türk Büyükleri’miz yıllardır boş yere “Adalar sahilinde bekliyorum... Ne zaman geleceksin...” havasından bir türlü kurtulamıyor. Yanlış olan bu.

Etiketler