Ispanağı nasıl yemeli?

Haftaya ıspanak endişesiyle başladık. Ispanak yiyen yüzlerce kişinin zehirlenerek hastanelere başvurması büyük korku yarattı

Herkes, ıspanak yemekten imtina ediyor. Akıllarda da birçok soru işareti var. İlk akla gelen olağan şüpheli; tarım zehirleri. Yani; pestisitler. Aslında bu bile, hal-i pür melalimizin yansıması. Demek ki, yediğimiz sebze meyvelerde tarım zehirleri olduğunu biliyoruz. Sadece, bizi hemen değil de uzun sürede zehirlediği için kayıtsız davranıyoruz.

Tabii bu kez tablo, kayıtsız kalınacak gibi değildi. O yüzden haber bültenlerine siyasilerden çok ıspanaklar çıktı bir süre. Sonra da yetkililer, zehirlenmenin ıspanakla birlikte toplanan yabani otlardan kaynaklandığını açıkladı. Aslında yabani ot, ıspanak yetiştiriciliği için yabancı değil. Organik olmayan ıspanak tarımında, otlar kimyasal zehirle yok ediliyor. Ispanak tarımının neredeyse tamamı hibrit tohumla yapıldığı için o tohuma zarar vermeyecek ot zehri tercih ediliyor tarlalarda. Zaten bakanlığın sitesinde de hangi ota hangi kimyasalın atılacağı yazılı. Oradan anlıyoruz ki, kuş otu, köpek üzümü, sarmaşık çoban değneği, yabani hardal, horoz ibiği, fare kulağı gibi otlar; ıspanağın yetiştiği tarlada karşılaşılan yabaniler. Ancak zehirlenmeye neden olan ise; “datura stramonium” isimli bitki. Kimi yörelerde cin otu, kimi yörelerde domuz pıtırı veya şeytan elması olarak anılıyor bu bitki. Hallüsinatif etkisiyle biliniyor. Acil servislere bu bitkiyi kaynatıp suyunu içtiği için başvuran çok sayıda kişi var. Bazı astım hastalarının bu bitkiyi ilaç niyetine kullandığı biliniyor. Ancak yüksek doz alınması durumunda görsel ve işitsel hallüsinasyonlar, ajitasyon ve deliryuma sebep oluyor. İşte ıspanak diye datura stramonium tüketenlerin yaşadığı da bu.

Ispanağı nasıl yemeli


Haşere

Yani ıspanak kaynaklı zehirlenme söz konusu değil. Ispanak, tohumu ekildikten birkaç ay sonra hasat edilen bir sebze. O yüzden haşere zehirlerine pek ihtiyaç duyulmuyor. Bu açıdan ciddi bir endişeye gerek yok. Fakat ıspanaktaki en güncel tehdit nitrat. Çünkün nitratın vücudumuzda birikimi kanserojen nitrözamin oluşumuna yol açıyor. Bu süreci başlatan da nitratın, midemizde nitrite dönüşümü. Biz nitratı vücudumuza büyük oranda (Yüzde 70-90) sebzeyle alıyoruz. Sebzelerdeki nitrat ise tarlalarda kullanılan kimyasal gübreyle alakalı. Azotlu gübrelerin aşırı kullanımı, sebzedeki nitrat yoğunluğunu artırıyor. Günümüzde de maalesef aşırı kullanım var.

İyi yıka

Nitratla en çok anılan sebze ise spanak. Araştırmalara göre ülkemizde konvansiyonel ıspanağın 1 kilosunda ortalama 2 bin miligram nitrat bulunuyor. 60 kilogram bir insan için kabul edilebilir günlük limitin 222 miligram olduğu göz önüne alınırsa, bu oran oldukça yüksek. Neyse ki, yıkama ve suyla pişirme imdadımıza yetişiyor. Yıkama sebzedeki nitratı yüzde 25 oranında azaltıyor. Ayrıca açık ortamda bekletmek de nitratı azaltıcı etkiye sahip. Kapalı ortam ise nitriti artırıyor. O yüzden aldığınız ıspanağı buzdolabında 1-2 günden fazla bekletmeyin. Ve mutlaka ön haşlama yapın. Ön haşlama nitrat oranını yüzde 40, nitrit miktarını ise yüzde 64’e varan oranda azaltıyor. Kuru pişirme ise nitratı artırıcı etki yaratıyor. Yeşil yapraklı sebzelerin pişirildikten hemen sonra tüketilmesi de önemli. Çünkü pişme işlemi sonrası her geçen gün nitratın nitrite dönüşüm riski artıyor.