Haydut devletler

Amerikalı yazar Bill Blum’ın “Dünyanın tek süper gücünü anlama kılavuzu: Haydut Devlet” kitabından daha önce söz etmiştik. Hakkında inceleme yazanlar, kitabı “ABD küresel müdahaleciliğinin mükemmel bir eleştirisi” ve “Resmî Amerikan yalanlarına panzehir” diye niteliyorlar. Kitapta yapılan şey, ABD’yi, dillerinden düşürmedikleri ve diğer ülkelerden bekledikleri “Amerikan Değerleri” kriterlerine göre yargılamaktan ibaret.

Bir ülke (ulusu ile değil belki ama devleti ile) nasıl haydutlaşır? Çok basit: 2 milyar Müslümanın hissiyatına, değerlerine, kutsallarına aldırmadan, onları öfkelendirdiğinizi, kendinize düşman ettiğinizi umursamadan, hareket edersiniz. Söz gelimi, 1947’de geleceğine halkının karar vereceğini kabul ettiğiniz Keşmir’de (o referandum yapılıncaya kadar) yürürlükte olan özerkliği tek taraflı bir kararla askıya alırsınız. Çünkü Sovyetler Birliği’nin ABD’ye karşı silahlandırdığı Hindistan olarak nükleer silaha sahipsiniz; ama Sovyetlere karşı ABD’nin yıllarca piyon olarak kullandığı Pakistan ise şu anda ABD ve tüm batı tarafından yüzüstü bırakılmış durumdadır. Elinizde atom bombası olduğu için, Keşmir’deki Müslüman çoğunluğu, hem de Kurban Bayramı günlerinde adeta katliama hazırlanır gibi dünyadan tecrit edebilirsiniz. Binlerce yıllık Hint uygarlığını, Hindu Faşizmine çevirmenizde sakınca yoktur.

İsrail olarak aynen Hindistan gibi haydutluk yapmanız mümkündür. Bayram günü, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya giriş çıkışları durdurursunuz. Bayram namazı sırasında askerlerinizin çizmeleri ile Mescide girerek, Müslümanların kutsal saldığı bir yeri kirletmelerinde sakınca görmezsiniz. Sadece bu da değil, en az sizin kadar haydut ve hatta size haydutluğunuzun ölçüsünü arttırmanız için cesaret veren ABD başkanı, sosyal medya yoluyla başbakanınıza, iki ABD milletvekilinin İsrail’e sokulmaması talimatını verir; o da bu emri ikiletmeden yerine getirir. Ortada uluslararası anlaşmalar, teamüller, diplomatik gelenekler varmış… İsrail olarak umurunuzda olmaz. Neden olsun? Müslüman kadın milletvekilleri Somali asıllı İlhan Omar ve Filistin asıllı Raşida Tlaib’i ülkenize sokmadığınız için ne Müslümanlar ne ABD’li Demokratlar ne kadınlar ne uluslararası hukuk ne Birleşmiş Milletler size              bir şey yapabilir.

ABD’nin çıkarları, bu ülkenin kendisi ve elini gösterdiğinde “sıçra” demesine bile lüzum kalmadan sıçrayan bir köpek sadakatine sahip İsrail başbakanının, Müslümanların duygularını, tepkilerini bir haydut misali yok saymasına izin veriyor mu? Aynı şekilde, ülke halkının yüzde 15’inin Müslüman olduğu Hindistan’da, ülkenin dar bir Hindu milliyetçiliğine mahkûm edilmesi, bu ülkeye nasıl bir gelecek vaat ediyor?

Bu haydutluklar sadece dünyanın Müslüman halklarının belleğinde kötü bir birikime sebep olmakla kalmıyor; ABD, İsrail ve Hindistan’ın demokrat halkları da istemeden taraf haline getirildikleri bu kavgadan kurtulmaktaki çaresizliklerini daha iyi anlıyorlar. Bu ülkelerin halkları da haydutların düşmanı             haline geliyorlar.