Suriye’de savaş devam etmelidir!

Oslo Süreci ile başlayan İsrail-Filistin barış görüşmeleri rayından çıkartıldığına göre, bölgeye barış getirecek tek güç, Allah korusun Türkiye olabilir. Bunu sağlamış bir Türkiye, maazallah Filistinlilerden yana ağırlığını koyar ve ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşıma kararını protesto için İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul Zirvesi’ni toplamadaki başarısı gibi, uluslararası girişimlerle NeoConların planlarını da bozabilir.

Nedir bu plan? İran’ı İranlılara, Yemen’den Lübnan’a tüm bölgeyi Sünni Müslümanlara zindan eden molla rejiminin sebep olduğu hoşnutsuzluğu bahane ederek Suudi Arabistan’ı ve Körfez İşbirliği Teşkilatı üyelerini İsrail’i kayıtsız-şartsız tanımaya itmek... Bu ülkelerde, veliaht Muhammed bin Salman gibi hırslı-hevesli genç siyasetçileri destekleyerek, onları sadece ülkelerinin değil, fakat aynı zamanda tüm İslam aleminin reformcu geleceği gibi takdim eden medya yayınları ile parlatmak. Ve tabii bu arada Vahabi Selefizmi’ni, Şia ve Sünni “aşırılıklar” arasında ılımlı orta yol olarak sunmak.

Türkiye, yaşatabildiği Osmanlı ekolleriyle, fıkıhta,
kelamda, modern hukuk ve düşün alanlarında felsefesiyle, modern edebiyatıyla, Avrupa’da tanınmış sanatıyla, 17-25 Aralık ve Gezi kalkışmasından bu yana ayakta duran sanayi ve ekonomisiyle, bu planı bozabilecek tek güç. Hele Kobani olaylarına yol açan tahrik fark edilerek, hendek savaşları zamanında önlenebilmiş olsaydı Türkiye, iç barışıyla bölgedeki tüm etnik sorunlara da örnek olacaktı. Bunu önlemek için, NeoConların güdümündeki ABD Dışişleri ve Savunma bakanlıkları kuzey Suriye’de ve Batı Irak’ta terör koridorları planını devreye soktu. Ve bu plan hâlâ devam ediyor... 20 bin TIR dolusu ağır silah sevkiyatı bunun için sürüyor ve sırf bu sebeple Suriye’ye barış gelmesini önlemek için ne mümkünse yapılıyor.

Öyle anlaşılıyor ki, Suriye’nin geleceğini Beşar Esad’tan daha çok düşünen Rusya, Türkiye’yi dinleyip İdlib’de yeni bir katliamı önleyerek, ABD+İsrail planını bozmuş oldu. Şimdi Rusya’dan beklenen, İdlib’de varlığı bilinen ve ellerindeki silahları teslim etmeleri çok zor görünen gerçek teröristleri, bunu sağlayacak tek güç olan demokratik muhalefetten ayırt etmek, ÖSO’yu ve Türkiye’yi böyle bir görevle bir başlarına bırakarak adeta imtihan etmek yerine, bölgede barışı yeniden tesis etmenin ABD’yi Orta Doğu ve Körfez’den çıkartmanın tek çaresi olduğunu anlamasıdır.
Bunu sağlamanın ise
iki şartı vardır. Bu şartlar:

1 Suriye’de çatışmasızlığı sağlamak ve sürdürmek ve böylece demokratik, toprak bütünlüğüne sahip bir ülke için seçimlere gitmek;

2 İran’ı Şii yayılmacılığı siyasetinden vaz geçirerek İsrail’in Suriye’de savaşı uzatma imkanını elinden almak.

Rusya, Suriye’deki çatışmaları sona erdirmenin İdlib’deki teröristleri temizlemekle sınırlı olmadığını, Fırat’ın doğusunda oluşturulan PKK/PYD varlığının da bölgenin istikrarı için bir numaralı tehdit olduğunu bilmelidir. Suriye’yi bölerek bir PKK devleti oluşturma çabasını meşru kılan, İran’ın hatalı siyasetidir.