Trump, adım adım Trumplığını yapıyor

Eklenme Tarihi25.02.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi25.02.2019 - 8:15

En iyimser tahminle, bugün inşasına başlanırsa, Kuzey Suriye’de güvenli bölge ancak yaza yetişir. Ağzı, Suriye halkı gibi defalarca sütten yanmış bir millet, güvenli bölgeyi de iyice görüp incelemeden, tamamen ikna olmadan, çoluğunu-çocuğunu alıp kendisini ne Esad’ın ne Rusya’nın ve ne de ABD’nin kucağına atmaz. Türkiye’deki 4 milyon Suriyelinin en az 1 milyonu sahadaki gözlemcilerin tahminiyle, PKK-PYD ve YPG’nin zulmünden kaçan kişilerdir ve Kürt’tür. Bu insanların, hele Türkiye’ye sığınmış olma vebaliyle yeniden PKK’nın eline düşmeyi göze almasını beklememek gerekir.

Savunma bakanı Hulusi Akar ve  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ’in  ABD temasları sonucu yaptıkları açıklamalarda maalesef somut bir mutabakat olmadığı görülüyor. ABD tarafı, Münbiç Mutabakatı’ndaki gecikmeyi kabul ediyor; güvenli bölgenin oluşturulması konusunda Türkiye “birlikte çalışmayı” arzuluyor; ama Türk tarafı henüz uçakta iken yaptığı açıklamada, Suriye’de “bir miktar” asker tutacaklarını, koalisyona dahil diğer ülkelerin askerleriyle oluşacak bu birliğin, “tampon bölgenin güvenliğini sağlayacağını” bildiriyor.

Trump, bu miktarın 200 civarında olduğunu söylüyor. “Suriye’de toplam 2 bin askerimiz var” yalanı patlayalı ve gerçek rakamın 4 bin olduğu anlaşılalı şurada bir ay olmadı. Bu 200 de muhtemelen 400’dür. Ayrıca yüzümüze karşı “güvenli bölge” terimini kullananların, arkamızı döner dönmez ilk baştan reddettiğimiz “tampon bölge” ifadesine dönmeleri de ayrı bir Trumplık” olsa gerek. Bu yeni birlik ne yapacakmış? Pentagon’da soruları cevaplayan binbaşıya göre, tampon bölgenin güvenliğini sağlayacak!

Bütün bunları geçmedik mi? Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede, Trump, güvenli bölgenin Türkiye tarafından oluşturulacağını beyan etmedi mi?

Ama niçin bunlara şaşırıyoruz ki? Trump’ın sözünden çıkmadığı, kendisini istediği an aramaya yetkili tek danışmanı Ulusal Güvenlik Müşaviri John Bolton, Türkiye’ye yaptığı skandal ziyaretten önce İsrail’de açıkça “Son İran askeri Suriye’ye terk etmeden önce ABD Suriye’den çıkmayacaktır,” demedi mi?

Dünyanın gözüne baka baka, insanlığı yeniden bir nükleer savaşın eşiğine getirmiş, müstakil ve hükümran bir Venezuela’yı siyaseten ikiye bölmüş ve işgale hazırlanan, Çin’in etrafını nükleer denizaltılarla kuşatmış, Rusya’ya karşı yeni nükleer silahlar geliştiren bir devlet başkanından söz ediyoruz.

O devlet başkanı ki, kendi parlamentosunda bir grup yasama üyesi, ilan ettiği ulusal acil durum kararnamesini geçersiz kılmak için yasa önerisi vermeye hazırlanıyor. O devlet başkanı ki, çeşitli bütçelerden kesinti yaparak Meksika sınırına duvar örmek için oluşturduğu bütçenin iptali için 15 eyalet tarafından mahkemeye verilmiş bulunuyor.

O başkan ki bugün seçim yapılsa yeniden seçilemeyeceğini bildiği için, devlet adamından beklenmeyecek her türlü sıra dışı eylemi gerçekleştiriyor.

CNN onun hakkında “Ya 2020 seçim sonuçlarını kabul etmez de diktaya giderse?” diye program yapıyor?