Türkiye’nin endişesini anlamak yetmiyor

Rusya ikiyüzlü bir tavırla ateşle oynuyor ve Putin Erdoğan’ın bunu bildiğini biliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki gün önceki Rusya ziyareti sırasında Putin bunu her haliyle belli etti; “Türkiye’nin hassasiyeti” ve “endişeleri” ifadesini defalarca tekrarladı.

Ama bunun İdlib sorununu çözmeye bir yararı yok. Putin, İdlib’de sığınıp kalmış olan silahlı grupların tümünü “terörist” diye nitelemekle, 12 ay önce şiddetin tırmanmasını önlemek amacıyla çatışmasızlık bölgeleri oluşturmak ve bunları Türk askerinin gözetimine vermek için yapılan toplantıda ifade edilen görüşleri tamamen unuttuğunu göstermiş oluyor. Türkiye, Rusya ve İran ile Astana ve Soçi’de masaya otururken, masum Suriye halkının demokratik taleplerinin karşılanmasında katil Beşar Esad yönetimini aklıselim yoluna getirecekleri inancıyla hareket ediyordu. İdlib anlaşmasına ve anayasa konferansına giden yolda Türkiye, Rusya ve İran’ın kendi halkını varil bombalarıyla yok eden, 500 bin kişinin katili bir rejimi meşrulaştırmaktan başka işlevi olmayan iki ülkeyle birlikte hareket edeceği beklentisi içinde değildi.

Suriye’de Esad’ın cinayetleri durmalı ve bir an önce mevcut de facto sınırlar bozulmadan serbest ve adil bir seçime gidilmelidir. Esad, Putin ve Ruhani bilmelidirler ki Suriye’nin bölünmemesinin tek garantisi, serbest ve adil seçimlerdir. Yeni anayasanın demokratik bir metin olmasının ve seçimlerin özgür ve adil şekilde yapılmasının garantisi ise Putin’in 6 milyon masum mültecinin gözlerine bakarak İdlib’deki terörist diye nitelediği rejim aleyhtarı güçlerdir.

Rusya ziyaretinin bir olumlu sonucu Cumhur- başkanı Erdoğan’ın, Rusya’ya “İdlib’de rejimin terörizmle mücadele bahanesiyle sivillere karadan ve havadan ölüm yağdırması kabul edilemez” mesajını yanlış anlamaya imkân vermeyecek şekilde iletmiş olmasıdır. Bir diğer olumlu sonuç, Türkiye Kuzey Suriye’de oluşturulacak güvenli bölgenin, ABD’nin Suriye’nin doğusunda bir “Kürt” devleti” projesine de resmiyet kazandıracağı iddiasının Rusya tarafından benimsenmediğini görmektir.

PKK, ta Sovyetler’den beri, Rusların Türkiye’ye karşı bir etnik kart oynayacağı zaman kullanabileceği piyon olagelmişti. Ancak bu kez ABD Irak’ta oynayamadığı “federal devlet” oyununu Suriye’de PKK-PYD üzerinden oynayacaktır ve bu Türkiye ile İran kadar, Rusya’nın müttefiki Suriye için de tehlikeli olacaktır. PKK’nın Kürtler adına kuracağı ABD ve İsrail destekli bir devlet, başında Barzani ve Talabani gibi kendi kitlesine hâkim liderler bulunmayacağı için, önce Esad ve Baas için tehdit olacaktır.

Türkiye’nin ABD’yi PKK-PYD’yi sınırından uzaklaştırmaya ikna çabaları ne sonuç verecektir bilinmez ama kesinlikle Suriye’nin bölünmesi için zemin oluşturamaz.

Putin bilmeli ki emperyalizmin, sömürgeciliğini daima mazlum milletlerin haklı davasının arkasına perdeleyerek dünyaya dayattığının farkındayız. Yine farkındayız ki bu kural, Batı emperyalistleri için olduğu kadar, Doğu emperyalistleri için de geçerlidir.