Yürü Donald! Kim tutar seni…

Eklenme Tarihi28.03.2019 - 1:30-Güncellenme Tarihi28.03.2019 - 8:29

ABD Kongresi’nin merdivenlerinde, 20 Ocak 2017, tam öğle vakti, Donald Trump başkan olarak, üstlendiği görevleri en iyi şekilde ifa edeceğine yemin ettiği sırada töreni 200 metre uzaktaki binalarından izleyen bir grup Federal Soruşturma Bürosu (FBI) görevlisi, bu yeminin yerine gelmeyeceğine emindiler. Bu görevliler ki, aralarında FBI başkanı James Comey de vardı, Trump ve ekibinin, Demokrat rakibi Hillary Clinton’ın seçimi kaybetmesini sağlamak üzere, Rusya ile “iş birliği” yaptığına inanıyorlardı. Ellerinde kanıt olarak “Steele Dosyası” adı verilen bir rapor vardı. Rapor, İngiliz İstihbarat Servisi (MI6) Rusya Masası eski şefi Christopher Steele tarafından Fusion GPS isimli bir özel güvenlik firması için hazırlanmıştı. Raporu sipariş eden ise Free Beacon ardında bir muhafazakâr siyasal Web sitesi idi. Site, 2016’da Trump dahil, bütün Cumhuriyetçi aday-adaylarının önseçimleri kazanma şansını ve yarışa nasıl hazırlandıklarını soruşturmak istemiş ve bu firmayı, firma da Steele’i bulmuştu.

Rapor geç kaldı; Trump önseçim-yoklama yarışını kazandı; firma siparişinden vaz geçti. Ama rapor yazılmıştı; içinde “bomba” bilgiler vardı ve adım adım ilerleyerek, geçenlerde ölen Cumhuriyetçi senatör John McCain’in eline geçti. Geleneksel Cumhuriyetçiler, Trump’ın başkan olmasından hiç ama hiç memnun olmamışlardı. Nitekim, Adalet Komisyonu Başkanı cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, McCain’i raporu FBI’a vermeye ikna etti; FBI soruşturmayı başlattı. Ama görüldü ki, sonuçta başkana bağlı bir dairenin ve bakanlığın başkanı soruşturması etik kurallarına uygun değil; Adalet Bakanı Jeff Sessions bu soruşturmadan çekildi. Bakan yardımcısı bir önceki FBI başkanı Robert Mueller’ı özel savcı atayarak, dosyayı ona verdi.

Mueller, tam iki yıl, Trump veya onu temsilen bir kişinin Rusya’da herhangi biriyle, ABD seçimlerinin sonuçlarını etkilemek üzere ve bunun suç olduğunu bilerek bir komplo kurup kurmadığını soruşturdu. Sonuç, bu suçun işlendiğine dair kanıt bulunmadı; yani masumiyet karinesiyle, Trump ve ekibinin suçsuz olduğuna karar verildi.

İki yıldır, Trump bugün azledildi, yarın azledilecek diye bekleyenler, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. “Savcı suçlayamadı ama azil davasını açacak olan Kongre’nin alt kanadı, Temsilciler Meclisi suçlayabilir!” tarzında, bir süre belki ileri sürenlerin yüreğini soğutan argümanlar duyacağız; “Raporun tam metni açıklansın” diyenler olacak. Ama bunların hepsi boş sözler olarak kalacak. Trump’ı çılgınca veya çocukça davranmakla, ya da “başkanlığa hiç yakışmayan işler yapmakla suçlayanlar, bugüne kadar gördüklerinin daha göreceklerinin onda biri olduğunu anladıklarında, çok ama çok şaşıracaklar.

“Kudüs ve Golan’ı İsrail hükümranlığına vermek, İran veya Kuzey Kore’yi savaşla tehdit etmek, Rusya ve Çin’e ticaret savaşı açmak yanlış işlerdir” diyorsanız, bunlar Trump’ın bundan sonra yapacakları yanında “doğru işler” gibi kalacak.

Huzurunuzda artık kimsenin elini tutamayacağı bir Trump var.