Hamdi Türkmen

Hamdi Türkmen

hamdi-turkmen@hotmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Zaman darlığından mı...
Yoksa genç meslektaşlarımın olayı kavrayamaması...
Ya da haberi atlamasından mıdır, nedir;
Bildiğimiz ama net olarak dile getiremediğimiz İzmir’in acı gerçeklerini, kentin ekonomisine damga vuran isimler, kırbaç gibi cümlelerle yüzümüze vurdu.
EGİAD ve BASİDEF‘in ortak panelinde, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, İzmir’deki işadamlarının, “O varsa ben yokum” anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.
En büyük hastalığımız zaten bu.
Arkas’a göre, önemli fırsat ve avantajları “ortak hareket” edemediğimiz için kaybettik.
Bu da doğru...
Bugün Türkiye, 2023 hedeflerini tartışıyor.
Arkas’a göre Cumhuriyetimizin 100. yılına İzmir, denizcilik-ulaşım ve taşımacılık sektörlerinde yoğunlaşmak...
İzmir’in geleceği için bugünkü teknolojiyle hiç de zor olmayan Körfez temizliğini, birlik-beraberlik anlaşıyla yapmak zorunda.
Arkas, “Bunu gerçekleştirirsek İzmir’i kimse tutamaz” diyor.
Lucien Bey’e katılıyorum.
Bu bir açık çektir. Kullanmayan ve nakite çevirmeyen, kusura bakmayın aptaldır.

Ve Vestel İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül...
Dev yatırımlarıyla Manisa’yı uçuran, ulusal ve uluslararası gururumuz olan Vestel markasının ikinci adamı.
O da içini döktü, İzmir’de iş yapmanın zorluğunu anlattı. Yüngül, Vestel’in sahibi Ahmet Nazif Zorlu’nun da düşüncelerini aktardı:
“Zorlu; ‘İzmir ile ilgili bir şey söyleme... Kendi yağımızla kavrulalım. İzmir’de hoşgörü var ama iş yapılamıyor’ diyor. Çok haklı. İzmir kendi ayağına kurşun sıkıyor.”

Bunlar İzmir’in karşı karşıya kaldığı acı gerçeklerin birkaçı...
Bir de bu kente milyonlarca dolar yatırım yapan bir şirketin CEO’sunu dinleyelim,
Dünya devi Vodafone’un Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray:
“İzmir’e son iki yılda 130 milyon dolarlık yatırım yaptık. Ulusal data projemizi bu güzel şehire kurduk. İzmir’in kent ve sosyal yaşantısında daha çok olmak istiyoruz. Her türlü yatırım ve desteğe hazırız.”
Bu da “açık çek” değil mi?
Kullanan var mı?
.................!

Gerçekler acı ama değerlendirildiğinde çok tatlıdır.
Gerçeğe ulaşmak için de öyle alim, kaşif olmak gerekmez.
Yapılacak iş; birbirimize inanmak, bütünleşmek, benliğimiz ve sermayemizle kendimiz ve şehir için ortak hareket etmektir.
Bu kadar basit. Olmuyor mu?
O zaman kimse ağlaşmasın, ağıtlar yakıp diz dövmesin.
Türkiye’nin en büyük köyüydük, köy olarak kalmaya mahkum yaşamaya devam edelim.