Hamdi Türkmen

Hamdi Türkmen

hamdi-turkmen@hotmail.com

Tüm Yazıları


Keyifli bir cuma akşamı Çeşme’deyim.
Keyfim şundan; her cuma akşamı olduğu gibi birlikte yola çıkmadık bu hafta.
Çok sevgili eşim Meltem, İzmir’de kaldı.
Cumartesi öğleye kadar işi varmış.
Ne yapayım, gönlüm onun “gavur ...” gibi yanan İzmir’de kalmasına razı olmadı, aklım onda kaldı ama, “Hadi cicikom, ne olur sen git” diye ısrar edince, dayanamadım, bastım gaza geldim.
* * *
Ayşe Hanım (kayınvalidem olurlar) 5 vakit namazında-niyazında, orucunu açıp, gece yarısına doğru odasına çekilince, kendimi Çeşme’nin serin ve hareketli gecelerine saldım...
Çok uzun yıllardır ilk kez “bir gecelik yaz bekarı olarak” sokaktayım.
Yediğim içtiğim bana kalsın, size gördüklerimi anlatayım.
Ayayorgi’de gündüzleri güneş altında “malak” gibi yatıp, akşam “azan” ve “azgınlaşan”ların müdavimi olduğu mekanlarlardan birindeyim.
Allahım... Metrekareye 100 kişi düşüyor, nefes almak mümkün değil.
İçeri gireceğim, ne mümkün.
Bir baktım, birileri “pres makinası” gibi kaktırıyor, iteledikçe sıkıştırıyor, sıkıştırdıkça iteliyor arkamdan.
“Ne yapıyorsun birader?” diyemedim;
“Abi bastır önündeki kıza, yüklen. Yoksa dışarıda kalacaksın” diye habire itekliyor.
Sıkış-tepiş, konserve malzemesi gibi tıktılar bizi içeriye...
Fiyatlar makul!..
Çıkışta “ne bu?” dedirten hesabı sokuyorlar burnuna.
Alt tarafı, gazı kaçmış iki zero kola içtim birader.
Sanki villa almışım da ilk taksidini ödüyorum. O bile daha ucuz.
* * *
Özel localar var.
Tüllerle süslemişler. Kutu gibi, bir divan, bir kaç yastık, minik bir sehpa.
Geceliği 300-500, aylık kirası 5 bin dolarmış.
Herşey dahil değil ha... Yediğin içtiğin ayrı...
İki dilim karpuz-kavun, minicik bir kasede bayat, nemden ıslanmış çerez bile 50 lira.
Bu yaz Çeşme’de moda şu:
Kim daha fazla kaktırırsa, kim daha fazla geçirirse, o mekan, o balıkçı trend oluyor.
İnsanlar kuyrukta.
Ya bir hafta öncesinden yer ayırtacaksın, ya da bir masa için “yetkili”nin eline en az 100 kağıt “avanta” sıkıştıracaksın.
Hesap öderken zaten adamı “keriz” yerine koyuyorlar da, bu yaz bir de “yer ayırtırken“ keriz oluyorsun.
Bu mekan ve restoranların müşterileri kim mi? Kim olacak; içimizdeki “en kerizler...”
Zaten en itibarlı da onlar...
* * *
Çeşme Marina, Alaçatı Port, Dalyan ve Alaçatı‘daki bilumum mekanlar ile Ayayorgi, “Voyvoda Kazığı” gibi.
O yüzden, en çok buraları tercih ediliyor.
Ben bu Ayoyorgi‘ye 15 dakika zor dayanabildim.
Geldi iki kolaya hesap 100 lira.
Belli ki birilerinin karpuz-kavununu da bana kakalamışlar.
İtiraz ettim, gürültüden anlaşamadık.
Baktım olmuyor, dayak yememek için verdim parayı kurtuldum.
Bir 50 kağıt ta otopark da kesildik.
Anlayacağınız mekandan keriz olarak çıktık, otoparkta olduk keriz oğlu keriz!..
* * *
Mülk, yani tapu sahipleri buralardan yüzbinlerce dolar kira alıyorlarmış.
Bir de ne vergi ödediklerini öğrenebilseydim, daha iyi olacaktı ama...
Haftasonları her gece üstüste 50 ila 100 bin lira hasılat yaptıklarını söylediler.
İnanmasam da söyleyenlerin yalancısıyım.
Siz, siz olun, buralarda yiyip-içip, localarda ağırlandıktan sonra beş kuruş ödemeyen o anlı-şanlı gazetecilerin yazdıklarına
bakmayın.
* * *
Sonra ne mi yaptım?
Cepte 5 kuruş kalmadı ki?
Bizim bankamatikler de her zamanki gibi sevgili eşim Meltem’in çantasında.
Kendimi Çiftlikköy’deki ünlü “ıstakozcu” Can Baba’ya attım.
En son masa da kalkmış, gidiyordu.
Tavsiye ederim.
Mutlaka gidin, balığının en tazesini, böceğin en kralını ve lezzetlisini buradan başka yerde yemeniz mümkün değil. Üstelik de “keriz” yerine konmadan...
Bir daha mı tövbe...
Sevgili karım olmadan Çeşme’ye gelip, “Cuma Gecesi Bekarı” olmaya kalkışırsam, Allah beni çarpsın.
Tabi, Çeşme’deki mekan sahiplerinin çarpmasından geriye bir şey kalırsa...



Cuma gecesi bekarı()


Özgener çatlatacak...

Çok keyifli ve neşeli gördüm.
Zaten onun her alanda “tuttuğunu kopartan” ve “başarılı” bir kişi olduğunu, bugün değil, ta gençlik yıllarından beri yakından bilenlerdenim.
Futbol Federasyonu Başkanı olduğunda, herkes “acaba yapabilecek mi?” endişesi yaşarken, ben “Ondan daha iyisi bu göreve yaşadığımız yüzyılda gelmeyecek” diyenlerdendim.
Mahmut Özgener, uzun süredir Çeşme‘de.
Eşi Ayşe ve iki oğluyla tatilin keyfini çıkarıyor. Yakın arkadaşlarıyla geziyor-tozuyor, misafirlerini ağırlıyor, kısacası Federasyon Başkanlığı görevi nedeniyle “hasret” kaldığı, sakin, huzurlu, mutlu yaşamına, kaldığı yerden devam ediyor.
Özgener, sık sık, büyük oğlu Can ile balığa çıkıyor.
Ve son bir haftadır, en yakın arkadaşları denizden “eli boş” dönerken, baba-oğul Özgener’ler yaklaşık 60 kilo balıkla karaya çıkıp, “düşman çatlatıyorlar...”
Kıskananları çatlatacak bir ayrıntı daha vereyim.
Mahmut ve Can Özgener’in yakaladığı Akya‘ların ağırlığı 1 ila 6 kilo arasında değişiyor. Boyları mı?
İnanmayacaksınız ama bir metreyi geçiyor...
Mahmut‘un ve benim çok yakın iki arkadaşımız; Çeşme‘de iki sezondur balık avlamaya çıkıp, yarım milyon liralık yakıt harcadıkları halde, iki üç istavrit ile karaya dönen E.Y ve B.Z’ye bir çift lafım var:
Sevgili arkadaşlar; Özgener’e bir gün rica edin de, oğlu Can’ı yanınıza versin. Nasıl ve hangi sularda balık avlanacağını Küçük Özgener size bir göstersin...
Böylelikle eve dönüşte, (biz tuttuk) diye balık almaktan da kurtulmuş olursunuz...

Bu da Merkez Bankası uyarısı


Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye zorlanırsanız;
PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örnek; 1234 yerine 4321.. gibi) ATM parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor. Bu konuyu çok nadir kişi biliyor. Ricam, mümkün olduğunca çok kişiye bildirin ki, yararlı bir iş yapmış olalım.


Haberin Devamı

Sakın bu numarayı aramayın

Eğer; birisi sizi cep telefonunuzdan arayarak “ESAT” veya “ERICAL” adlı bir firmadan aradığını, telefonunuzu kontrol etmek zorunda oldugunu ve bunun için “9090”ı aramanızı söylerse telefonunuzu derhal kapatın ve söylenen numarayı sakın ama sakın aramayın.
Çünkü söz konusu numarayı çevirmeniz, karşınızdaki bu sahsın sizin bütün kimlik bilgilerinize ulaşmasını ve yapacağı tüm telefon görüşmelerini sizin hesabınıza geçirmesini sağlayacktır!
(Bu uyarıların kaynağı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü’dür.)
Eğer; birisi sizi cep telefonunuzdan arayarak “ESAT” veya “ERICAL” adlı bir firmadan aradığını, telefonunuzu kontrol etmek zorunda oldugunu ve bunun için “9090”ı aramanızı söylerse telefonunuzu derhal kapatın ve söylenen numarayı sakın ama sakın aramayın.
Çünkü söz konusu numarayı çevirmeniz, karşınızdaki bu sahsın sizin bütün kimlik bilgilerinize ulaşmasını ve yapacağı tüm telefon görüşmelerini sizin hesabınıza geçirmesini sağlayacktır!
(Bu uyarıların kaynağı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü’dür.Eğer; birisi sizi cep telefonunuzdan arayarak “ESAT” veya “ERICAL” adlı bir firmadan aradığını, telefonunuzu kontrol etmek zorunda oldugunu ve bunun için “9090”ı aramanızı söylerse telefonunuzu derhal kapatın ve söylenen numarayı sakın ama sakın aramayın.
Çünkü söz konusu numarayı çevirmeniz, karşınızdaki bu sahsın sizin bütün kimlik bilgilerinize ulaşmasını ve yapacağı tüm telefon görüşmelerini sizin hesabınıza geçirmesini sağlayacktır!
(Bu uyarıların kaynağı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü’dür.)