Derin bir süt krizi bekleniyor

GEÇEN hafta görüştüğüm bazı süt ürünleri üreticilerinden, yeni çiğ süt fiyatlarını öğrendim. Bugün itibariyle inek sütünün rampa fiyatı 65 kuruş civarında. Üreticinin eline geçen para ise 58 kuruş. Etten sonra bir süt krizinin olması artık beklenir oldu. Sütün henüz fazlalaşmadığı bu aylardaki düşüş hayra alamet değil. Sütün arttığı bahar aylarında daha fazla düşüş olacağı kesin. Fiyatın 50 kuruşun altında olması bekleniyor. Bu fiyatlar üreticinin artan yem maliyetlerini kurtarmaz. Kaldı ki şu anda bile kurtarmıyor.

Arz fazlası mı var?

Sanayiciler depolarındaki ürün stoklarını eritemediklerini söylüyorlar. Bu nedenle de birçok yerde süt alımını ya bıraktılar ya da azalttılar. Bu durumda kaybeden yine yüz binlerce süt üreticisi oluyor. Şayet bir süt krizi daha olursa üretici toparlanamaz. Bu sefer ne hayvancılık kalır ne de süt. Anaç hayvanlar kasabın yolunu tutarsa, ülkenin hayvan potansiyeli ciddi bir şekilde darbe yer. Arkadan yine bir et krizi patlak verir. O zaman da ithalat, tek çözüm yolu olarak sunulur.

Market fiyatları değişmedi
Çiğ süt fiyatlarının azalmasıyla, tüketici haklı olarak ürün fiyatlarının düşmesini bekliyor. Ancak, çarpık pazarlama kanalları fiyatların düşmesini engelliyor. Üretici düşük fiyata satıyor, tüketici yüksek fiyata satın alıyor. Aradaki fark aracıların cebine iniyor. Hem de acımasızca. Çözüm elbette üretici ile tüketiciyi yan yana getirecek pazarlama sistemlerinde.

Üretici desteklenmeliydi
Biliyorsunuz büyük çiftlik kuranlar yıllardır desteklendi. Bence kredilerin önemli bir kısmı küçük ve orta büyüklükteki yetiştiriciye verilmeliydi. Örneğin; 5 ineği olanın 10 inek, 20 keçisi olanın 50 keçi edinebilmesi desteklenmeliydi. Çünkü büyük çiftlikler haklı olarak mutlak kar amacı güderler. Kar etmedikleri faaliyetten de çekilirler. Halbuki aileler sonuna kadar direnirler. İki ineğini satar, üçü ile devam ederler .

Süttozu desteği devam etmeli
Yine süttozu üretimin desteklenmesi de son derece önemli. Süttozu gıda sanayinde kullanılıyor ve büyük bir çoğunluğu maalesef yurt dışından ithal ediliyor. Türkiye’de üretim maliyeti yüksek olsa bile, aradaki fark subvanse edilmeli. Ancak aldığım bilgilere göre bu destekten çok az firma yararlanmış. Demek ki daha cazip hale getirilmesi gerekiyor.
Kaldı ki Türkiye’de süttozu üretimi artırılırsa, süt üreticileri yeni bir krizden kurtulurlar. 2008-2009 süt krizinde şayet fazla süt, teşviklere süttozuna çevrilebilseydi, 1 milyon anaç kasaba gitmeyecekti. Bugünkü et krizi de yaşanmayacaktı.

blog
TURDAL ŞENTÜRK: Süt, süttozu ve diğer konularda verdiğiniz bilgiler çok ilginç. Türkiye’de kendi alanında bu kadar yetişmiş insan varken, yetkililer bir karar alırken sizin gibi yetişmiş insanların görüşlerinizi hiç almazlar mı? Belli ki yetişmiş insanlarımızdan yararlanmıyorlar. Türkiye’nin her konudaki hali ortada. Çok daha iyi sağlıklı bir Türkiye olmak varken, her taraftan olumsuzluk akan, iyi şeyleri yok eden bir Türkiye.