Ette gümrük vergisi artışı çözüm mü?

Türkiye’de her iki yılda bir, bir et ve süt krizinin yaşanması sanki zorunluymuş gibi...
Artan maliyetleri karşılayamayan yetiştirici için, kurtarıcı gözüyle bakılan kurban bayramı da çare olamadı ve hayvanlar elde kaldı.
Bunun üzerine küçük ve orta ölçekli işletmelerle birlikte, birkaç yıl önce krediyle büyük çiftlikler kuranlar kara kara düşünmeye başladı. Bu da 2008-2009 süt krizinde anaçların nasıl kasaba gittiğini bizlere hatırlattı.
Durum böyle olunca da hükümet, yerli et üreticisini desteklemek amacıyla gümrük vergilerini artırmaya karar verdi. İthal canlı hayvanda gümrük vergisi yüzde 30’dan, 40’a, ette 75’ten 100’e çıkartıldı.
Her ne kadar iyi niyetle hazırlanmış olsa da; bu tür önlemlerin yetiştiricinin sadece nefes almasına yarayacağı konuyla uğraşan herkes tarafından malum.
Çünkü bu tür önlemlerin pek de işe yaramadığı daha önceki uygulamalardan da görüldü.
Halbuki ülkemizde hayvancılıkla uğraşanların zarar etmek yerine, para kazanması isteniyorsa...
Her şeyden önce maliyetlerin azaltılmasıyla işe başlamalı. Örneğin yemdeki KDV sıfırlanmalı, yem bitkileri üretenlere daha fazla destek verilmeli, değişik kaynaklardan yem bitkisi üretimi teşvik edilmeli, köylünün kullandığı mazottaki ÖTV oranı azaltılmalı.
Bitmedi...
Yetiştiricilerin yem, veteriner-zootekni hizmetleri, mazot vs maliyetlerini azaltmaları ve de daha kaliteli et ve süt elde etmeleri için kooperatif ya da birlikler halinde örgütlenmeleri için gerekli çalışmalar yapılmalı. (Örneğin desteklemeler belirli bir geçiş süreci tanınarak sadece buralara üye olanlara verilmeli.)
Bir zamanlar mera olup, sonradan ev, tarlaya döndürülenlerin dışındaki alanların yeniden belirlenmesine ve rehabilitesine yönelik çabalar arttırılmalı. Mera yönetmeliğindeki, meraların amaç dışı kullanılmalarına yönelik bazı hükümler değiştirilmeli.
Ülkeye canlı hayvan ve et ithalatı durdurulmalı. Damızlık gereksinimi için damızlık birlikleri daha fazla desteklenerek, onlara sorumluluk verilmeli.
İnsanlarımızın daha sağlıklı beslenebilmeleri için daha fazla et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri tüketmeleri teşvik edilmeli.
Her neyse. Burada daha söylenecek, yazılacak çok şey var ve ben bunları köşem elverdiği ölçüde bir çırpıda yazdım.
O halde bu cennet ülkede bir daha et-süt krizi yaşanmaması dileğiyle.