Hem beslen hem serinle

Yazın sıcaklığı, yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı.
Hele İzmir gibi bir kentte yaşıyorsanız, sıcakla başınız dertte demektir.
İzmir sıcağında içinizi ferahlatacak en iyi içecek ayran ya da kefir, en iyi tatlı da dondurma olabilir.

Bu nedenle bu haftaki yazımı dondurmaya ayırdım.

***

Dondurma, her ne kadar tüketiciler tarafından tam olarak bilinmese de içerdiği besin maddeleri nedeniyle önemli bir enerji, mineral ve vitamin kaynağı.

Süt, şeker, glikoz şurubu, salep, süt yağı, vanilya, meyve püresi, çeşitli kuruyemişler, çikolata veya kakaodan yapıldığı için de besleyici değeri oldukça yüksek.

Dondurmada protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D, E ve K grubu vitaminleri bulunuyor.

Aynı zamanda önemli oranda kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko kaynağı.

Aynı miktar süte göre daha yüksek oranda enerji içeriyor.

Çocuklar yaz aylarında daha az süt tükettikleri için kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamaları daha zor.

En iyi kalsiyum kaynağı olarak bilinen süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek onların kalsiyum gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sağlıyor.

O nedenle çocukların günde bir kez dondurma yeme isteklerine gem vurulmamalı.

Ancak aşırı tüketmelerine de engel olunmalı.

***

Kalori değeri baklava, pasta gibi hamurlu tatlılara oranla çok daha düşük.

O nedenle sağlıklı ve dengeli bir beslenme programında yetişkinler için haftada en az 2-3 kez dondurma tüketimi öneriliyor.

Yine de kilo problemi olan kişilerin dondurmayı akşam yerine, öğle saatlerinde tüketmeleri gerekiyor.

Bugün Türkiye’de kişi başına yıllık dondurma tüketimi 2.5 litre iken, bu sayı ABD’de 20, AB’de 15 litre.

Tüketimin bu derece düşük olmasında, tüketicinin alım gücündeki azalış, pazarlama ve dağıtım sorunları gibi pek çok nedenle birlikte tarihsel Anadolu yemek kültüründe yemeklerden sonra tatlı olarak şerbetli hamur tatlıları yeme alışkanlığı da etkili oluyor.

Bunların yanı sıra soğuk olduğu için sadece yazın yenebileceği algısı da tüketimi önemli oranda etkiliyor.

Bu algı nedeniyle tüketimin yüzde 80’i Mayıs-Ekim ayları arasında gerçekleşiyor.

Türkiye’de hem geleneksel hem de sanayi tipi dondurma üretildiğini göz önüne aldığımızda tüketimde bazı hususlara dikkat edilmesi gerekiyor.

Örneğin açıkta satılan dondurmalar güvenilir yerlerden alınmalı.

Özellikle dondurucularda iyi muhafaza edilen ve hijyenik ortamda hazırlananlar tercih edilmeli.

Ambalajlı ürünlerde ise ambalajın ve şeklin bozulmamış olmasına dikkat etmeli ve son kullanma tarihlerine göz atmalı.

İyi serinlemeler!