AB’den Türkiye’ye kırık notlar...

DEMOKRASİNİN İNCE, UZUN YOLLARI!

Avrupa Birliği’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda Türkiye’yi bu yıl sınavda çaktırdığı söylenebilir. Yarın yayınlanması beklenen 2012 İlerleme Raporu kırık nottan geçilmiyor. Ayrıca, üslup da epeyce sert.

Avrupa Birliği’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda bu yıl Türkiye’yi sınavda çaktırdığı söylenebilir.
Yarın yayınlanması beklenen 2012 İlerleme Raporu kırık nottan geçilmiyor.
Ayrıca üslup epeyce sert.
Somut ilerleme sağlanan bir alan bulabilmek hiç de kolay değil. Milliyet’in Brüksel temsilcisi Güven Özalp’in deyişiyle, bunun için raporu bir hayli tırmalamak gerekiyor.
Rapordaki kırık notlara gelince...

İfade ve basın özgürlüğü
Reformlar yeterli olmadı. İfade özgürlüğü ihlallerindeki artış ciddi endişe kaynağı. Medya özgürlüğü uygulamada kısıtlandı.
Hükümet üyeleri, üst düzey devlet yetkilileri ve askerler basına yüklenerek birçok kez dava açtılar.
Hükümeti açıkça eleştiren bazı gazeteciler işlerinden oldu. Otosansür, Türk medyasında yaygın bir fenomen haline geldi.
Organize suçlar ve terörle mücadele konusunda yasal çerçeve hâlâ muğlak ve istismar edilmeye açık tanımlar içeriyor.
Bir yazı yazmak ya da konuşma yapmak, terör örgütü üyeliği ve liderliği suçlamasıyla dava açılmasına ve uzun hapis cezalarına yol açabiliyor.
İnternet sitelerine yönelik orantısız yasaklar sürüyor.

Ergenekon, Balyoz
Sanık hakları, uzun tutukluluk süreleri ve çok uzun iddianamelerle ilgili endişeler sürdü.
Türk demokratik kurumlarının ve hukukun üstünlüğünün iyi işlemesinin güçlendirilmesi açısından bir şans sunan davalar, geniş kapsamları ve yargılamada yaşanan eksiklerle ciddi kaygıların gölgesinde kaldı.
Sanık haklarının korunması ve şeffaflığın hakim olması açısından yargı süreci hızlandırılmalı.

Yargı
Deniz Feneri savcılarının görevden alınmasına yönelik kararın yürütmenin baskısıyla yapıldığı endişesi var.
Üçüncü Yargı Reformu Paketi, Türk ceza adalet sisteminin sorunlu alanlarına eğilmekte yetersiz kalmakla birlikte doğru yönde atılmış bir adım.
Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve verimliliği konusunda daha fazla çabaya ihtiyaç var.

Anayasa
Yeni anayasa çalışmaları konusunda olumlu adımlar atıldı. Yeni anayasa demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklarını ve azınlık haklarının korunup saygı gösterilmesini güvence altına alan kurumların istikrarı açısından çimento görevi görmeli ve başta Kürt sorunu olmak üzere uzun soluklu sorunlara eğilmeli.
2010’da yapılan anayasa değişikliklerinin uygulanması sınırlı kaldı.

Hükümet
Kürt sorunu konusundaki retorik, söylem, siyasi çözüm amaçlı bir ilerlemeye dönüşmedi. Medyadan ve sivil toplumdan gelen eleştirilere hükümet üyeleri düşmanca bir yaklaşımla tepki verdiler.

Parlamento
Siyasi partiler arasındaki sürekli diyalog ve uzlaşı ruhu eksikliği, parlamentonun siyasi reformlar üzerinde çalışmasını, ana görevlerini yerine getirmesini ve yürütmeyi denetlemesini engelliyor.
Dokunulmazlıkların çapı geniş.
Yüzde 10’luk seçim barajı Avrupa Konseyi’nin en yüksek oranı olmayı sürdürüyor.
Siyasi partilerin kapatılması ya da finanse edilmeleri konusunda Avrupa standartlarına uyumlu hale gelme alanında ilerleme sağlanmadı.

Asker-sivil
Askerler üzerindeki sivil denetimin konsolidasyonu sürdü. Savunma sektörünün şeffaflığı ve hesap verebilirliği sınırlı kaldı.
Sivil-asker ilişkilerinin normalleştirilmesi konusunda çok sayıda sembolik adım atıldı. Askeri yargı sistemi ve jandarma üzerindeki sivil denetim konusunda daha fazla reform gerekiyor.

Uludere
Uludere’de bir hava saldırısında 34 sivilin öldürülmesi ve olaylarla ilgili şeffaf bir soruşturma yürütülmemesi güveni sarstı. Siyasi sorumluluk konusunda tartışma yapılmadı.

Kürt sorunu
Kürt sorunu, Türk demokrasisi açısından en önemli zorluklardan biri olmayı sürdürüyor. 2009’daki demokratik açılım sürdürülmedi.
Terör eylemleri, askeri operasyonlar arttı. KCK operasyonları basın mensuplarını ve insan hakları savunucularını da kapsayan şekilde genişledi.
Kültürel haklarda ilerleme sağlandı.

İşkence
Kötü muamele sayısında düşüş sürdü. Aşırı güç kullanımı endişe kaynağı olmayı sürdürüyor.

Cezaevi
Reformlara devam edildi. Mahkumlarla ilgili kayıt yapılması, hücre hapsine aşırı başvurulması, tutukluların ve ziyaretçilerin aşırı düzeyde aranmasının aralarında bulunduğu kötü muameleler endişe kaynağı.

Aleviler
Alevilere yönelik 2009’daki açılımın devamı gelmedi. Cemevleri hâlâ ibadethane olarak görülmüyor.
Rapordaki kırık notlar böyle.
Birinci sınıf demokrasiye açılan yollar bu ülkede hâlâ ince ve uzun...