ABD ile Ecevit

ABD ile Ecevit


Hasan CEMAL

WASHINGTON


Başbakan Ecevit yirmi yıllık bir aradan sonra yeniden Washington'da bekleniyor. ABD'nin amacı, ilişkileri canlandırmak ve Ecevit'le taze bir başlangıç yapmak... Washington'un gözünde MHP ise iktidarda ne yapacağı belirsiz kapalı bir kutu sayılabilir...

Washington, Başbakan Ecevit'i bekliyor!

Başbakan Bülent Ecevit yirmi yıllık bir aradan sonra yeniden Washington'da bekleniyor.
Hem de en kısa zamanda.
Örneğin temmuz ayı içinde.
Olamıyorsa, ağustos başında...
Niye bu kadar acele?
Washington, öyle anlaşılıyor ki, Başbakan Ecevit'le taze bir başlangıç yapmak ve Türk - Amerikan ilişkilerini canlandırmak istiyor.
Bir amacı daha var:
AGİT zirvesi için Kasım'da İstanbul'a gelmesi beklenen Başkan Clinton'ın bu ziyaretine zemin hazırlamak... Yani Washington bu ziyaretin gerçekleşmesi için Ankara'dan hiç olmazsa insan hakları konusunda bir şeyler koparmak niyetinde.
Ankara'ya gelince...
Hem tarih, hem de Clinton ziyaretine hazırlanacak zemin konusunda Washington'dan daha farklı düşünceler var. Temmuz ve ağustos uygun bulunmuyor. Bu aylarda Amerikan başkentinin tatil uykusuna yatacağı, Kongre'nin tatilde olacağı, ziyaretin verimliliği açısından eylüle sarkmasının daha doğru olacağı belirtiliyor.
Ayrıca, Clinton ziyaretini gerçekçi olmayan bazı koşullara bağlama eğilimi de Ankara'da hoş karşılanmıyor.
Bir soru:
Washington'daki Ecevit imajı ne?
Geçmişin penceresinden Amerikan yönetimleriyle Ecevit'in yıldızlarının pek barışık olmadığı görülür. Ecevit'le Washington'un bir Irak'la, bir Kıbrıs'la ya da örneğin Güneydoğu'yla ilgili bakış açıları da uyumlu sayılmaz.
Bunun gibi, Ecevit'in muhalefet yıllarında özelleştirme dahil ekonomik konularda da Washington'un beklentilerine uygun görüşlere sahip olmadığı bilinir.

Washington'la MHP...

Kısacası:
Ecevit, Washington'da fazla milliyetçi ya da fazla devletçi bulunurdu.
Ancak, özellikle son iki yılda Ecevit'in Başbakan ve Başbakan Yardımcısı olarak sergilemiş olduğu performans, öyle anlaşılıyor ki, Washington'daki Ecevit imajını bir ölçüde değiştirmiş.
Şöyle denebilir:
"Ecevit de artık o eski Ecevit değil!" havası esmeye başlamış Washington'da. Gerek Irak gerek Kosova konusunda Türkiye'yle Amerika arasında yakın işbirliği ve bu konularda Ecevit'in son zamanlarda izlediği çizgi, - ileriye dönük bazı soru işaretleri olsa da - Washington'daki Ecevit imajını etkilemiş.
Ayrıca, Ecevit'in özellikle bankacılık reformu, sosyal güvenlik reformu, özelleştirme gibi ekonomik konularda söyledikleri de Washington'un kulağında olumlu yankılar yaratmış durumda. (Hikmet Uluğbay'ın Başbakan yardımcısı olarak Washington'daki temasları da bu hava değişiminde olumlu rol oynamış).
MHP'ye gelince...
Koalisyon ortağı olarak MHP'nin sahneye çıkışı, Washington'da sürpriz etkisi yaratmış. (Tıpkı Fazilet'in seçimlerde altı puan birden düşmesi gibi...) MHP burada biraz kapalı kutu sayılıyor. İktidarda ne yapabileceği konusunda farklı görüşler ya da belirsizlik var.
Ayrıca, MHP'nin temsil ettiği milliyetçilik anlayışının Demokrat Parti çevrelerine pek o kadar sempatik geldiği de söylenemez.
Şurası bir gerçek:
Washington'un 18 Nisan öncesi Türkiye'deki tercihi, ANAP'la DSP'nin ikili bir koalisyon kurmasıydı.
Olmadı.
Şimdi Washington her zamanki gibi pragmatik... İktidardaki hükümetle iş yapacağını, buna elinin mahkum olduğunu biliyor. Aynı zamanda Türkiye Washington'da gözde bir ülke, önemli bir müttefik. İki ülkenin ortak çıkar alanları ve stratejik ortaklıkları ağır basıyor.
O yüzden Amerika, Ecevit'i bir an önce Washington'da bekliyor, kendisiyle taze bir başlangıç yapmak için...

Clinton'la Efes...

ABD Başkanı Clinton, Cumhurbaşkanı Demirel'le Washington'da NATO'nun 50. yıldönümü törenlerinde yaptığı görüşme sırasında, AGİT zirvesi sırasında İstanbul'a gelmek istediğini, eşi Hillary ile kızının Türkiye'den çok olumlu izlenimlerle döndüklerini, bu arada kendisinin Efes'i çok görmek istediğini söylemiş...
Şurası ilginç:
Amerikan Kongresi'ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi çevreler, AGİT zirvesinin İstanbul'da yapılmasına karşı çıkmışlardı. Gerekçe olarak, Türkiye'nin insan hakları sicilinin kötü olmasını göstermişlerdi. Ancak Clinton yönetimi bastırıp zirvenin İstanbul'da yapılmasını sağladı.
Şimdi de anlaşılan, "Başkan Clinton İstanbul'a gelecek ama siz de daha önce örneğin insan hakları alanında bir şeyler yapsanız" havası basılıyor Washington'dan. Dünkü yazımda belirttiğim gibi Ankara da bundan rahatsız...
Amerikan başkentinden üçüncü yazı yarın.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR