Adana'da siyasete ve hükümete tepki...

Adana'da siyasete ve hükümete tepki...




Beklediğim gibi. Yani sürpriz değil. Mevcut siyaset sınıfına tepki çok büyük. Hükümete, partilere ve politikacılara güven yok. Bu konuda soru sorunca, ağzını açıp gözünü yumuyor vatandaş...
Milliyet TIR'ında önceki günkü sohbetimde bazı tepkileri olduğu gibi not ettim, şöyle:
"Sağda da solda da yeni yüzler istiyoruz."
"Artık sağı solu kalmadı. Yeni yüzler istiyoruz, o kadar."
"Abi söyle, yeni bir şey olacak mı? Yeni parti kurulacak mı?"
"Hiçbirimiz mevcutlara güven duymuyoruz."
"Mevcut seçim sistemi mutlaka değişmeli. Vatandaş tercihi getirilmeli. Bu olmalı ki, lider sultasından kurtulalım."
"Yüzde 10 barajını düşürün."
"Mevcut siyasete buluşmış, şaibeli olmayan yeni politikacılar istiyoruz. Hortumcuları kollayanlara kırmızı kart göstereceğiz."
"Seçim olsa, kime oy vereceğiz?"
Adana'da 1999 milletvekili genel seçimlerinde 885 bin oy kullanılmış. DSP'nin oyu yüzde 26, MHP'nin yüzde 24 olmuş. Bugün seçim yapılsa, yüzde 10 barajını yakalamalarının güç olduğunu belirtiyor bir sanayici. Bu açıdan öteki partilerin durumları da farklı gözükmüyor.
Türkiye genelinde olduğu gibi, Adana için de sahneye büyük bir kararsız seçmen kitlesi çıkıyor. Mevcutlardan hiçbirine oy vermek istemeyen, hangi partiye vereceğini bilmeyen bu kitle yeni bir siyasal oluşum ya da partinin beklentisi içinde...
Soruyorum:
"Tayyip Erdoğan ne yapabilir?"
Değişik yanıtlar var. Konuştuğum herkes, Tayyip Erdoğan'a bir ilginin varlığını kabul ediyor. Dikkat ediyorum hiç kimse AK Parti demiyor. Ağızlarda hep Tayyip var.
Biri şöyle diyor:
"Tayyip'in lambası erken söndü!"
Bir sanayici:
"Tayyipçiler Adana'da benim de kapımı çaldılar. İstemedim. Bence vitrin çalışmaları tutmadı. Refahçı olmayanlar Tayyip'e çok fazla itibar etmediler."
"Niye öyle?"
"Başta ciddi bir hava yarattı Tayyip. Ama sonra 'iyi saatte olsunlar' devreye girdi. Medya Tayyip'i bombalamaya başladı. Tıpkı Erbakan Hoca gibi Tayyip için de 'devletle kavgalı' havası yayıldı. Ayrıca vitrin çalışmaları tutmayınca, 'eskinin devamı' diyenler çoğaldı. Bence Tayyip'in partisi, Saadet'le birlikte eski Refah oylarını paylaşır."
Bir işadamının sözleri:
"Tayyip dürüst insan ama... Eski Refahlıları almamalıydı."
Biri şöyle diyor:
"Tayyip'e Doğu ve Güneydoğu'da gösterilen ilgi Adana'da yok."
Kemal Derviş'e ilgi var mı?
Adanalı bir işadamının sözleri:
"Kemal Derviş'e ilgi eskisi gibi değil. Süre uzadıkça, bunun da yapacağı bir şey yokmuş havası yayılıyor. Parti kurması zor. Seçim yaklaşırken, kendisine en uygun partiye girer. Bu arada 'Kardeşim zaten Derviş'e parti marti kurdurmazlar, kaçırtırlar onu' diyenlere de rastlanıyor."
"Ya Erdal İnönü'nün partisi?.."
"Onların parti kurmaları kolay değil. Onlar daha kurarken, sorun üretirler. İnönü'ler, Demirel'ler artık inandırıcı değiller."
Sözlerinden ANAP'a yakın olduğu anlaşılan bir işadamı ise anlaşılan kendi temennisini dile getiriyor:
"Kemal Derviş, DSP'liyim falan diyor ama ANAP'a girse çok iyi olur."
Milliyet TIR'ında biri kafasını aradan uzatıyor:
"Kemal Derviş ne etkisi mi yarattı? Sadece yakışıklılık havası, o kadar."
Diğerinin öfkesi burnunda:
"Hasan Abi, ben bu Türkiye'de bir şeylerin değişeceğine inanmıyorum. Bu kafalar nasıl değişecek ki?"
Gençten biri onun sesini kesiyor:
"Vatandaş canının derdine düşmüş durumda" diyor sakin sakin, "Ama çıkıp tepkisini gösteremiyor. Nasıl göstersin ki? Sokağa çıkmaya kalksam, polis copunu kafama yiyiyorum. Halkta tepki yok, korkuyor. Bu korku nasıl aşılacak?"
Muhtarlar Cemiyeti, muhtarlarla ilgili yasa çıkmadığı için Ankara'daki politikacıları, hükümeti topa tutuyor.
Minibüsçüler Odası, Otobüscüler Odası ve Mühendisler Odası, hepsi bir olmuş, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aytaç Durak'ı raylı sistemden dolayı topa tutuyorlar. "Belediye kendi gücünü esnafı ezmek için kullanıyor" diye bağırıyorlar.
Bir dokun, bin ah dinle!
Bir yerde kesiyorum. Yolumuz uzun. Siz bu satırları okurken, Milliyet yazarları olarak Sivas'ta dert dinlemiş olacağız. Sırada Kayseri, Nevşehir, Konya olacak.