Baba, beni okula gönder!

Yine Van'dan.Adı, Berivan Varhan. 13 yaşında.Sordu:"Okuyamamak nedir, bilir misin?"Köşede sessiz oturan anasını işaret etti gözleriyle:"İşte onun gibi olmaktır. Devamlı çocuk yapmak... Ama çocuklarının yaşını bile bilmemek... Ben okumak istiyorum."Çığlık diyebilirsin.Ya da yakarış...O kadar çok ki. Ve hemen hepsi her gün dipsiz kuyularda yitip gidiyor bu çığlıkların. Ne yazık ki öyle.Özellikle kız çocukları bu ülkede sanki karanlığa teslim edilmiş durumda. Resmi istatistiklere göre 570 bin kız çocuğu, resmi olmayan verilere göre 1 milyon kız çocuğu Türkiye'de okula gönderilmiyor.Özellikle babalar çok duyarsız.Kız çocuklarının okullaşma oranı açısından Türkiye dünyada maalesef en geri kalmış ülkeler arasında yer alıyor.Örneğin, kız çocuklarının ortaöğretime gitme oranı ülkemizde ancak yüzde 45 civarında. Bu oran İran'da yüzde 69, Mısır'da yüzde 70.UNICEF'in Dünya Çocuklarının Durumu 2004 raporunda da ülkemizin durumu vahim.Buna göre, dünyada ilk ve ortaöğretimde kız-erkek eşitliğini bugüne kadar gerçekleştiremeyen, 2015'e kadar da gerçekleştirmesi beklenmeyen 12 ülke arasında yer alıyor Türkiye.Öteki ülkeleri bilmek ister misiniz: Etiyopya, Fildişi Kıyısı, Burkina Faso, Moğolistan ve Irak...Durumumuz hazin değil mi?Milliyetçilik üzerine bol nutuk atılan ama kız çocuklarını okutamayan bir ülke... Üstelik dünyada hangi ülkelerle aynı sepet içinde...Yazık değil mi Türkiye'ye?Gazeteniz Milliyet, bu acı durumun Türkiye için bir alın yazısı olmadığını düşündüğü içindir ki yeni bir kampanya başlatmış durumda:Baba beni okula gönder!Kampanyanın adı bu.Hedefi de çok açık:Okumayan kızımız kalmasın!Çünkü bu ülkede 1 milyona yakın kızımız hâlâ okuldan yoksun.Okutulmuyor.Okula gönderilmiyor.Çağdaş uygarlık sınavında çakmaktır bu. Uygarlık yarışında nal toplamaktır.Okullaşmada kız-erkek eşitliğini sağlayamayan, kızlarını gereği gibi okutamayan, eğitemeyen bir ülkenin kalkınma yarışında yol alması, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi olanaksızdır.Onun içindir ki:Kızlarımızın "Baba beni okula gönder!" çığlığına kulak vermesi lazım herkesin, ilgili bütün tarafların.Devletin...Yerel yönetimlerin...İş dünyasının...Üniversitelerin...Sivil toplumun...Gazeteniz Milliyet bu açıdan üzerine düşen görevi sahibiyle, yöneticisiyle, habercisiyle, yazarıyla, çizeriyle yerine getirmeye başlarken, toplumun her kesiminden de özveri ve sorumluluk bekliyor.Evet öyle.Vatan ancak böyle sevilir!Kısacası:Gazeteniz Milliyet, sosyal sorumluluğunun bir gereği olarak "Baba beni okula gönder!" kampanyası için düğmeye basmış durumda. Okumayan kızımız kalmayıncaya kadar hedefimize doğru koşmaya kararlıyız.Gelin, el ele verelim.Okumayan kızımız kalmasın! h.cemal@milliyet.com.tr Van'ın Başkale ilçesinden Nergiz Tezel, 13 yaşında. Kız kısmı okumaz diye okuldan alındı. "Sesimize kulak verin, okula gitmemizi sağlayın" diye mektup gönderdi.