Balta ile sistem!

Ama yolunu unuturuz!Stada ulaşmak eziyet olur.Yüz milyon dolar harcarız, olimpiyat stadı yaparız.Ama stad yanlış yere, yanlış yöne konumlanır. Rüzgar, fırtına öylesine üfürür ki, futbol oynamak da, futbol seyretmek de keyif olmaktan çıkar, güzel oyun tam bir işkence haline dönüşür.Bu sefer rüzgarı kesmek için ihaleler açar, yine milyon dolarlar harcayarak dev panolar yaparız. Ama ilk rüzgarda onlar da devrilir gider.Üstelik bu stad Galatasaray'a sürekli uğursuz gelir!Deprem olur, 1999'daki gibi.Cumhurbaşkanı, Başbakan kendi ağızlarından itiraf ederler, 48 saat boyunca deprem bölgesiyle Ankara arasında telefon bağlantısı kuramadıklarını...Başbakan arabasında fenalaşır. Apar topar hastaneye getirilir. Ama telaştan makam arabasının içinde yarı baygın kilitli kalır.Panik havası uç verir.En son sistem kilit sistemine akıl erdirilemediği için kapılar açılamaz. Bir ara korumaların elindeki ağır silahlarla kapılara ateş açmak akla gelir.Allah'tan vazgeçilir.Bir ara camları kırmak için inşaat tuğlaları denenir ama bu da olmaz.Biri, yakındaki bir inşaattan elinde koca bir balyozla koşa koşa gelir. Zırhlı arabanın camı balyozla kırılır ve Başbakan yarı baygın acil servise yetiştirilir...Kaç yıldır başbakandır.Ama anlaşılan çağdaş bir 'sağlık sistemi'ne tabi değildir.Neyin, nerede, nasıl hangi zaman aralıklarıyla yapılacağını ilke ve kurallara bağlayan, kamuoyundan gizlisi saklısı olmayan şeffaf bir sağlık sistemi kaç yıldır başbakanlık düzeyinde kurulabilmiş değildir.Başbakan'dır.Olağanüstü bir çalışma temposu vardır.Ama sağlığına dikkat etmez.Neden öyle?Olimpiyat stadı yap.Yolunu unut!Olimpiyat stadı yap.Rüzgara tümüyle açık şekilde yanlış konumlandır. Sonra rüzgar panosu yaptır, o da yıkılsın!Başbakan'ına en modern zırhlı makam arabası al, ama kilit sistemini öğrenme, camları balyozla kırıp kapıları öyle aç.Başbakan için gerekli çağdaş, şeffaf bir 'sağlık sistemi' oluşturmayı aklına getirme...Başbakan ol, müthiş bir çalışma temposuyla oradan oraya koştur, ama en temel sağlık kurallarına kulak asma...Olacak şey mi?Nedir bunlar?Ne diyeceğiz bütün bunlara?Bir yanda sistem...Organizasyon...Öbür yanda balta!Taşralılık...Köylülük...Gelişmişliği, çağdaşlığı hayatın bütün alanlarında yakalamak elbette kolay değil.Ama Başbakan'ın en son sistem, zırhlı makam arabasının kapıları otomatik olarak kilitlenince, balyozla cam çerçeve indirildiğini duyunca, inanın, çoğumuz gibi ben de önce bunun bir şaka olduğunu sandım.Ve Başbakan Erdoğan'a geçmiş olsun diyorum. h.cemal@milliyet.com.tr Yüz milyon dolar harcarız, İstanbul'a olimpiyat stadı yaparız.