Bekçilik...

Bekçilik...


Hasan CEMAL

Kosova'yla birlikte tartışılıyor: NATO'nunki insan hakları bekçiliği mi? İnsan hakları emperyalizmi mi? Demokratik Brejnev Doktrini mi? NATO'nun eli kanlı bir zorbayı yola getirmesi, NATO'nun soğuk savaş sonrasındaki yeni kimliği olabilir.

İnsan hakları bekçiliği mi, emperyalizmi mi?..

Yıl 1968. Sovyet Komünist Partisi lideri Brejnev düğmeye basar. Rus tankları Marksizm - Leninizm adına Çekoslovakya'yı işgal eder. Prag'da güleryüzlü sosyalizmi savunan Çek komünistleri devrilir. Bu müdahaleye siyasi tarihte Brejnev Doktrini ismi verilir.
Yıl 1994.
Karayipler Denizi'nde küçük bir ada devleti olan Haiti'de bin yılda ilk defa seçimle iktidara gelmiş olan cumhurbaşkanı askeri darbeyle devrilir. Katliamlar korkutucu boyutlara erişir. Amerika'ya doğru büyük bir göçmen akını başlar.
ABD Başkanı Clinton Washington'da müdahale için düğmeye basar. BM Güvenlik Konseyi de yeşil ışık yakar. Rusya ve Çin kararı veto etmezler. Amerikan deniz piyadeleri, bağımsız ve egemen bir ülkeye Haiti'ye çıkar, cunta devrilir.
New York Times başyazısına:
"Haiti işgaline hayır!" başlığını koyar. Dünya kamuoyunda soğuk savaş sonrasına özgü ilginç tartışmalar uç verir. Demokrasi ve insan hakları adına dış müdahalenin karşı çıkanı olduğu kadar savunanı da vardır.
Örneğin, Fransa'nın sosyalist Cumhurbaşkanı Mitterrand'ın insan haklarından sorumlu bakanı Bernard Kouchner, insan hakları ihlallerini önlemek için dış askeri müdahaleden yana tavır alır.

Brejnev doktrini...

Şimdi NATO'nun Kosova'ya müdahalesine karşı çıkan Amerikalı ünlü siyaset bilimcisi Samuel Huntington, (Müslümanları kurtarmak için NATO'nun harekete geçmesi herhalde kendi uygarlıklar çatışması tezini çürütücü bir örnek olduğu için karşı) bazı koşullarda dış müdahaleye taraftar olduğunu 1994'te açıklar:
"İnsan hakları ihlalleri çok yoğunsa ve süreklilik gösteriyorsa, müdahaleden yanayım. Bu da bir tür demokratik Brejnev doktrini oluyor." (NPQ'nun Temmuz 1994 Türkiye sayısı).
Dış müdahaleye şiddetle karşı çıkanlar arasında özellikle bazı Uzakdoğu ülkeleri yer alır. Singapur, Malezya, Güney Kore gibi bazı ülkeler Amerika'yı suçlar:
İnsan hakları emperyalizmi...
Ya da:
Demokratik Brejnev doktrini...
İnsan haklarının bir iç mesele olmaktan çıktığı uzun zamandır kabullenilmiş durumda. Ancak insan haklarının aynı zamanda dış askeri müdahaleleri gerektirebileceği konusu henüz tartışmalı.
Bu açıdan Kosova'ya NATO müdahalesi ilginç bir örnek. Çünkü Kosova örneğinde egemen ve bağımsız bir ülkeye, BM Güvenlik Konseyi kararı da olmaksızın bir askeri müdahale söz konusu... (NATO'nun 1995'teki Bosna müdahalesinde hem egemen bir devletten talep, hem de BM kararı vardı).
Kimler karşı bu müdahaleye?
En başta İran, Irak ve Libya gibi demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan rejimlere sahip ülkeler... Arap dünyasındaki bazı İslamcı rejimler... Rusya ve Çin...
Avrupa'nın göbeğinde İkinci Dünya Savaşı sonrasının en büyük etnik temizliği yaşanıyor. Son bir yılda 930 bin Arnavut evlerinden atıldı. Bunların 500 bini çevre ülkelere sığındı. 350 bini Kosova'ya dağılmış durumda.
Slobodan Miloşeviç, bu eli kanlı diktatör, Bosna'dan sonra bu kez de Kosova'da insanlığa karşı suç işlemeye devam ediyor.
Şimdi sormak lazım:
Böylesine bir trajediye dur demek insanlığın gereği değil midir? Ahlakın gereği değil midir? Çağdaşlığın temelinde yatan demokrasi ve insan hakları anlayışının gereği değil midir?
Evet öyledir.

NATO'ya kimlik...

NATO'nun Kosova'ya yapmakta olduğu müdahale haklıdır. Miloşeviç gibi insanlığa karşı işlediği suçlarla tarihe geçmekte olan eli kanlı bir zorbaya dur denmesi, yalnız Kosovalı Arnavutların, Türklerin değil, Sırpların da, bütün insanlığın da hayrınadır.
Kosova müdahalesi, öyle anlaşılıyor ki, giderek NATO'nun soğuk savaş sonrası kimliğini de şekillendirecek, tarif edecek. NATO'nun demokratik değerlerin kararlı bir bekçisi olarak uluslararası sahnede kendini kabul ettirmesi olumlu bir gelişme olur.
Nitekim, NATO Genel Sekreteri Solana da böyle düşünüyor.
Soğuk savaş döneminde İspanya'nın NATO üyeliğine karşı çıkmış olan İspanyol sosyalisti Solana, NATO'nun Kosova müdahalesini bir insan hakları misyonu olarak niteliyor.
Son söz:
NATO'nun Miloşeviç'i dize getirmesi şart!



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR