Bir Galatasaray’lı Fener forması giyer mi?

Eklenme Tarihi25.10.2009 - 1:02-Güncellenme Tarihi25.10.2009 - 1:04

Vatan gazetesinin manşetinde Hasan Cemal, üstelik sırtında sarılacivert Fenerbahçe formasıyla... Yanında da sarıkırmızı trikoyla Mustafa Oğuz...
Gözlerime inanamadım.
Mustafa’yla ben...
Biri fanatik Galatasaray’lı,  diğeri fanatik-ötesi Fenerli... Sabah sabah kendimi zıpkınlanmış gibi hissettim.
Fenerli dostlardan telefon mesajları hiç bir gecikme yapmaksınız ulaşmaya başlamıştı.
İlki, Ali Bayramoğlu’ndan:
“Pek de yakışmış forma!”
İsmi saklı bir başkasından:
“Vatan, tarihi bir iş yapmış!”
Allah’tan Kanat Atkaya teselli telefonuyla imdada yetişti ve ‘komplo’nun boşa çıkarılması konusunda yalnız şifahi değil, yazılı destek de vaat edip beni biraz olsun rahatlattı.
Selahattin Duman’dan da böyle bir telefon beklemedim dersem yalan olur.
Ama gelmedi, maalesef öyle.
Selo belki de güne farklı başlayan biri olduğu için gazeteyi daha görmemiştir diye düşündüm, n’apayım?..
Tam bu satırı yazarken Bülent Korman aradı, tekneyle denizdeymiş, gevrek gevrek gülüyor:
“Sana yünden el örgüsü bir Fenerbahçe forması yaptırayım, kışın üşümezsin maçlarda...”
Yazı konum hemen değişti.
Oysa ‘Islak imza’yı yazacaktım. Vazgeçtim, nasıl olsa gelecek hafta da güncelliğini koruyacak olan çok önemli bir konuydu.
Bazı gazetelerin manşetlerinde yer alan haberlere göre, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un ‘kağıt parçası’ diye nitelediği andıç belgesinin aslı ortaya çıkmıştı. Ve imzanın gerçek olduğuna dair tespitler de Adli Tıp raporuna dayanıyordu.
Türkiye’de demokrasi ve asker sorunu açısından üzerinde mutlaka durulması gereken bir gelişmeydi.
Ama haftaya kalabilirdi.
Bugün önemli olan ‘derbi’ydi.
Çünkü yakıcı bir konuydu.
Benim gibi bir Galatasaray’lıya bilgisayar ortamında sarılacivert forma giydirip Vatan’ın manşetine oturtmak, ancak çaresizliğin bir ürünü olarak psikolojik savaş yöntemlerinden medet ummakla açıklanabilirdi. (Ama ne cümle değil mi?.. Doğrusu Selo ne kadar da oturturdu böyle bir yazıyı...)
Kendilerini bu kadar mı çaresiz hissediyor Fenerli dostlar?..
Geçen salı günüydü.
Güzel bir Berlin akşamında bir yandan yiyip içiyor, bir yandan Galatasaray’lı ve Fenerbahçe’li dostlar derbi geyiği yapıyorduk. Gecenin ilerleyen saatlerinde bazı işadamları, Futbol Federasyonu ve kulüp  yöneticileriyle gazeteci milletinin arasında iddia konusu ortaya atıldı.
Nesine iddiaya girecektik?..
Her kafadan bir ses çıktı.
Önerilerden biri ilginçti.
Kimden geldiğini şimdi anımsamıyorum. Hangi taraf kaybederse, o taraf kazanan takımın formasını giyecek ve derbi sonrası Etiler Şamdan’da buluşulacak, NTV de çekim yapabilecekti.
Birlikte eğlence fikri iyiydi. Fakat forma konusu benim için soru işaretiydi.
Gerçi çarşamba gecesi Wolfsburg’daki Şampiyonlar Ligi maçında siyah beyaz Beşiktaş atkısı takmış, üstelik Cengiz Semercioğlu’nun fotoğraf çekmesine de razı olmuştum.
Ama Fenerbahçe forması giymek...
Ömer Üründül’ün futbol yorumlarında sevdiği deyişle, ‘zorluk derecesi yüksek’ bir işti.
Şöyle dediğimi hatırlıyorum:
“Daha önce köşemde de yazmıştım. Eğer Fenerbahçe günün birinde, Avrupa’da gerçek bir kupa finali oynayacak olursa, 90 dakikalığına Fenerli olurum diye. Ancak, Fenerbahçe forması giyebilir miyim? İşte buna ihtimal veremiyorum.”
Pazar gecesi derbi sonrasında Fenerli dostlarla hep birlikte eğlenceye vardım ama sarılacivert formaya yoktum. Anlaşılan o ki, gecenin dumanlı saatlerinde benim bu sözlerim güme gitmiş...
Bu arada psikolojik savaşçılar bir de büyük yanlışın altına imza atarak, koskoca fanatik Fenerbahçe’li Ergun Özen’i Galatasaraylı yapmışlar.
Kanat Atkaya dedi ki:
“Hasan Abi, photoshop’ta, sanal ortamda bedenime sahip olabilirsiniz, ama ruhuma asla diye yaz! Buna klavye delikanlılığı denir ki, delikanlılığa asla sığmaz diye yaz.”
Öyle anlaşılıyor ki:
Fenerli dostlar tedirgin. Bu nedenle ‘psikolojik savaş’tan medet umuyorlar. Galiba farkındalar, Keita rüzgarı onları mahvedecek Saraçoğlu’nda...
İyi ki futbol var.
İyi ki GS-Fener rekabeti var.
İyi pazarlar!

Yazarın Diğer Yazıları
EtiketlerGenelkurmay