Bizde de bir gün hükümeti ve ülkesi adına özür dileyecek bir başbakan çıkabilecek mi?

BONO’NUN ‘KANLI PAZAR’INI DİNLERKEN AKLIMA TAKILDI

Tarih, 30 Ocak 1972, bir pazar günü. Yer, Kuzey İrlanda’da Londonderry kenti.
Katolik göstericiler yürüyüş yapıyor, Londra’yı insan hakları konusunda protesto etmek için gösteri halindeler.
Ağır, kurşuni bir hava.
İngiliz ordusunun en seçkin paraşütçü birlikleri ellerinde otomatik silahlar köşe başlarını tutmuş durumdalar.
Tansiyon gitgide tırmanıyor.
Birdenbire ateş açılıyor askerden, genç insanlar birbiri ardından kanlar içinde yere seriliyor. 14 gösterici ölüyor.
Kanlı pazar!
İrlanda tarihinin en acı günlerinden biri. Bono’nun sesi insanın yüreğini dağlıyor:

Pazar, kanlı pazar
Gözyaşlarını sil gözlerinden
Gözyaşlarını sil
Pazar, kanlı pazar
Gözlerindeki kanları sil


Londra’dan hükümetin resmi açıklaması: Kalabalığın içinden açılan ateş sonucu, askerler kendilerini savunmak için...
Oysa gerçek öyle değildi.
İngiliz özel kuvvetleri, önceden düşünülmüş taşınılmış bir ‘provokasyon’un ürünü olarak Katolik gösterilerin üstüne ateş açmışlardı. Amaç, barışçı yollardan haklarını arayan Katolikleri şiddete itmekti.
Yani katliam bilinçliydi.
Ama gerçeğin ortaya çıkması tam 38 yıl aldı.
Bono, Dublin’de doğdu. Kanlı Pazar yaşandığında çocuktu. 1978 yılında lisedeyken arkadaşlarıyla U2’yu kurdu.
Bono’nun sesi yükseliyor:

Gözyaşlarını sil
Gözyaşlarını tamamen sil
Gözlerindeki kanları sil
Pazar, kanlı pazar
Ve bugün milyonlar ağlıyor

Bono ve U2, Kanlı Pazar’ın acısını unutmuyor, unutturmuyor. Ve sonunda Başbakan Tony Blair düğmeye basıyor, parlamentoda bir soruşturma komisyonu kurulması için. Çalışma yıllar boyu sürüyor. Ve 2010’un Haziran ayında komisyonun raporu açıklanıyor:
Askerimiz hatalıdır!
Yer Londonderry’de Kanlı Pazar’ın yaşandığı büyük meydan. İki dev ekran kurulmuş meydanın iki köşesine. İrlandalı Katolikler Londra’dan, parlamentodan yapılacak canlı yayını bekliyorlar.
Söz Bono’nun:
“Çok güzel, güneşli bir gün. Çiçeği burnunda Britanya Başbakanı David Cameron ekranda gözüküyor. Hiç kimsenin aklından bile geçiremeyeceği sözcükler dökülüyor Başbakan’ın ağzından:
‘Ülkem adına, son derece üzgünüm.’
Özellikle Muhafazakâr siyasetçilerden hiç hazzetmeyen meydandaki o kalabalık bir anda neşeyle dalgalanıyor.
Şöyle devam ediyor Başbakan:
‘Yaşanmış olan, hiç yaşanmamış olmalıydı. Silahlı Kuvvetlerimizin bazı mensupları hatalı davrandılar. Silahlı kuvvetlerin yaptıklarından nihai olarak sorumlu olan o ülkenin hükümetidir. Bu nedenle hükümetim adına, elbette ülkemiz adına, yaşananlardan dolayı son derece üzgünüm.’
Muhafazakâr bir başbakanın ağzından böylesine sözlerin dökülmesi akıl alır gibi değildi. Böyle bir şey hayal bile edilemezdi. Elbette 11 dakikalık bir konuşmayla, o 38 yıl bir anda yitip gitmedi, unutulmadı. Ama bir şeyler değişiyor ve David Cameron başbakanlıktan, devlet adamlığına terfi ediyordu.”
Kanlı Pazar filminde kahrolarak izlediğim kanlı manzaraların yaşandığı o meydan gözümün önünden geçip gidiyor, Bono’yu, U2’yu dinlerken:

Bizde de bir gün hükümeti ve ülkesi adına özür dileyecek bir başbakan çıkabilecek mi

Pazar, kanlı pazar
Bugünkü haberlere inanamıyorum
Ah, gözlerimi kapayamıyorum karşımdan
Ne kadar sürer?
Bu şarkıyı söylememiz ne kadar sürer?
Ne kadar? Ne kadar?


Bir Başbakan, Britanya Başbakanı Cameron Kanlı Pazar’dan dolayı ülkesi adına, hükümeti adına özür diliyor 38 yıl sonra. Britanya tarihinde bu bir ilk. Şu sözler de Başbakan’ın parlamentodaki konuşmasından:
“Sayın Başkan;
Çok vatansever bir insanım. Ülkem hakkında kötü bir şeye inanmak aklımdan bile geçmez. Dünyanın en iyisi olduklarına inandığım askerlerimizden ve ordumuzdan en ufak bir kuşku duymam. Ancak parlamento soruşturma komisyonunun vardığı sonuçlar son derece açık. Herhangi bir kuşku yok, karışıklık yok, her şey çok açık. Kanlı Pazar’da yaşananlar haksızdır, savunulamaz ve yanlıştır.”
Bono’nun sesi yükseliyor:

Pazar, kanlı pazar
Gözyaşlarını sil gözlerinden
Gözyaşlarını sil
Gözlerindeki kanları sil

Söz yeniden Bono’nun; U2 ile birlikte 6 Eylül günü, İstanbul’da Olimpiyat Stadı’nda on binlerin önüne çıkacak olan bir rock efsanesinin:
“Bazı şeyler çok çabuk kötüye gider, iyileşmeleri ise uzun zaman alır. İnişli çıkışlı yıllar geçer, hayal kırıklıklarıyla, yanlış başlangıçlarla, daha berbatı trajik ölümlerle... Ama sonunda, her iki tarafta da, geleceği görebilen, risk almaktan korkmayan kahramanlar sayesinde değişim gerçeği bir noktada kendini yine hayata dayatır.”(Bono’nun 19 Haziran 2010 tarihli New York Times’ta çıkan makalesinden)
Bono’yu dinlerken, okurken aklıma takıldı:
Acaba günün birinde, örneğin faili meçhul cinayetlerden dolayı hükümeti ve ülkesi adına Kürtlerden özür dileyebilecek bir başbakan çıkabilecek mi Türkiye’de?..