Bize ilişmeyen haksızlığa karşı sessizlik...

Yeni yılda aklıma takılanlar(1) Bilemiyorum.Kim bilebilir ki, burası Türkiye...2007 yılı beni çok zorladı.Hiç de kolay geçmedi.Oysa 2007'ye ne kadar keyifli girmiştim. Stockholm'de, 2006'nın aralık ayında yaşadığımız o Orhan Pamuk'lu Nobel günleri bende nedense Türkiye'nin geleceğine dönük iyimserlik yaratmıştı.Ama hemen Hrant Dink'i vurdular. 2007'nin daha başında yitirdik sevgili Hrant'ı. "Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmazlar" diyen güzel insana kıyabildiler.Rakel'in çığlığı kulağımda:"Ah kardeşlerim;Yaşı kaç olursa olsun, bir zamanlar bebek olduğunu biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşim."Bu karanlığı yırtabildik mi? Doğru dürüst sorguladık mı?Hrant Dink'in cenazesinde geçen yıl bu zamanlar toplanan büyük kalabalık karanlıkta bir umut ışığı gibi yanıp sönmüştü.Ama ya sonrası?..Hrant Dink davası, herşeyin apaçık ortada olmasına rağmen, bazı delillerin karartıldığı bir süreçte kör topal ilerliyor, hukuk açısından hiç güven vermiyor.Ne yazık.Ağızlardan hiç düşmeyen hukuk devleti, hukukun üstünlüğü gibi uygar toplumlara özgü kavramlar açısından 2007'yi maalesef hayal kırıklıklarıyla geçirdik.Bu konuda, ilk kez bir yazısını okuduğum ve kendisini tanımadığım Markar Esayan'ın şu düşündürücü satırlarının altını çiziyorum:"Rahip Santoro cinayetiyle başlayan, Hrant Dink ve Malatya'da yayınevi katliamında tepe yapan, Midyat'ta Süryani rahibin kaçırılması ve İzmir'deki bir başka rahibin bıçaklanmasıyla devam eden hadiselerdeki ortak payda, hedeflerin gayri Müslüman ve gayri Türk oluşları.Türkiye'nin gerçek bir hukuk devleti ve olgun bir demokrasi olmasını arzu etmeyen unsurlar, maliyeti en az olan yönteme, yani ötekileştirmenin sembolü olan gayrimüslimleri terörize etmeye yöneliyor. Bu saldırı ve cinayetlerin güçlü bir tepkiyle karşılaşmayacağını öngörüyor.Bu öngörüsünde ciddi anlamda sadece Hrant Dink cinayetinde yanıldı. Bu sebeple Hrant Dink'in cenazesine gelen yüz binler ve 'Hepimiz Hrant Dink'iz, hepimiz Ermeni'yiz' sloganı, bu unsurlar üzerinde çok ciddi bir travmaya ve hayal kırıklığına yol açtı.Ama gelin görün ki, Malatya katliamında toplum aynı tepkiyi veremedi. Süryani rahibin kaçırılması neredeyse görülmedi. İzmir'de rahibi bıçaklayan gencin popüler bir televizyon dizisinden etkilendiğini söylemesi, üstelik bu dizi Türkiye'de yaşayan Hıristiyanlarca, hedef gösterildikleri gerekçesiyle RTÜK'e şikayet edildiği halde ses getirmedi.Susmaya, bize ilişmeyen hiçbir haksızlığa ses çıkarmamaya devam mı edeceğiz? Hrant Dink neden hedef seçildiğini, hayatının neden tehlikede olduğunu biliyordu. Peki, bizler susarak neye ortak olduğumuzu biliyor muyuz?" (Markar Esayan, Taraf gazetesi, 25.12.07, s.13)Haksızlığa sessiz kalmak...Susmak, hatta susarak cinayete ortak olmak... Bize ilişmeyen haksızlıklar karşısındaki sessizliğin talihsiz örnekleri geçen yıl ne yazık ki çok yaşandı.Hiç unutmayın:Bu sessizlik, Türkiye'de adalet ve hukukun yolunu tıkıyor, gerçek demokrasi ve insan hakları düzenini geciktiriyor.Farklılıklara, özgürlüklere saygı ve tahammülü öğrenmek zorundayız. Özellikle azınlıklar konusunda dini, dili, kökü ayrı olanlara karşı hoşgörüyü, çağdaş değerleri özümsemeden istediğimiz kadar yasaları değiştirelim, anayasalara en güzel cümleleri yazalım, fazla değişen bir şey olmaz.Düşman yaratma kültürü ile, linç kültürü ile, aşırı milliyetçilik ile zehirlenmiş zihniyet ve kafalardan kurtulmak için çaba göstermeliyiz. Bunun için bize ilişmeyen haksızlıklara karşı da sessiz kalmaktan kaçınmalıyız.Hrant Dink davasında delillerin karartılması, Malatya davasında bazı itiraf kayıtlarının hasıraltı edilmesi, Şemdinli davası, Nokta Dergisi davası gibi konularda, bütün bu örneklerde ne kadar duyarlı davranabilirsek, ne kadar sesimizi yükseltebilirsek, demokratik hukuk devleti yolunda o kadar yol alabiliriz.2007'nin muhalefetini geçiyorum.Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları düzeni konularında içler acısıydı, umutsuzdu muhalefet partilerinin durumu.Bu konularda iktidarın, Tayyip Erdoğan hükümetinin yapabileceği çok şey vardı. Ama 2007'de yapmadı, bazen yan çizdi, bazen yapamadı.2008'de yapabilecek mi?Yeni yıl yazıları sürecek. h.cemal@milliyet.com.tr Yeni yılınız kutlu olsun. Mutlu, sağlıklı bir 2008 diliyorum herkes için. Nasıl geçecek yeni yıl?