Briçle pişpirik!

Turan Güneşin sözüydü.Türk siyasetinin unutulmaz oyuncularından ve dışişleri bakanlarından rahmetli Turan Hoca, Türkiyenin ABye üye olacaksa birtakım ilke ve kuralları benimsemek zorunda olduğunu belirtirken 1970lerde söylemişti.Tayyip Erdoğanın o külhan havasıyla ABye posta koyan konuşmasını dinlerken rahmetli Metin Tokeri de andım. Böyle olmadık zamanlarda, olmadık çıkışlar yapıp herkese "Allah Allah, bu da nesi?" dedirten hallerde taşı gediğine koyardı:"Burası Türkiye; burada Türkler yaşar!"Evet öyle.Başbakan Erdoğan da doğruladı bu sözü. Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelinmiş bir konuda her şeyi berbat edebilecek bir tutum sergiledi ne yazık ki.Belki de aslına döndü.Bir zamanlar "el aldıkları çevreler"e selam sarkıtıyorlar belki de...Bilemiyorum.Keşke baştan söyleseydi, Erdoğan, "Zinayı cezasız bırakamam!" deseydi.Şimdi rest çekiyor.Oysa, siyaset sahnesinde çok görüldü böylesi restler. "AB, iç işlerimize karışamaz!" diye rest çeken, "AB olmazsa olmazımız değil!" diye gürleyen, "Burası Türkiye, burada Türkler karar verir!" diye tribünlere oynayan, soğuk savaş yıllarında "Duvarın öbür tarafına zıplamak"tan söz eden (Ecevit gibi) birçok başbakan gördü bu siyaset sahnesi.Ama sonlarını biliyoruz.Sandıktan çıkamadılar.Çünkü bir nokta geldi, tıkandılar. Ekonomiyi kuralına görde oynamadıkları için, demokrasiyi kuralına göre oynamadıkları için, hukuk devletini kuralına göre oynamadıkları için çıkmaza soktular Türkiyeyi.Sonları hüsran oldu.Tribünlere oynayarak, tribünlerden alkış toplayarak, cart curtla bir yere gidilemediğini seçim sandığında kırmızı kart gördükleri vakit, iş işten geçtikten sonra anladılar.AKP seçimi böyle kazandı.Erdoğan böyle başbakan oldu.Ve oyun çok iyi başladı.Ekonomide olsun, demokraside olsun, hukuk devletinde olsun kurallara uymaya başladılar. Bu sayede enflasyon otuz yıldır ilk kez tek haneliye iniyor. Faizler düşüyor. Büyüme hızlanıyor. Para pul olmaktan çıkıyor.Demokratik hukuk devleti açısından da farklı değil. Bu alanda da hükümet bugüne kadar cesaret edilmemiş reformcu adımlar attı. AB ile uyum paketlerinin sayısını unuttuk.Ta ki zinaya kadar!Zina geldi, Erdoğan rest çekti:"AB iç işlerimize karışamaz!""Türkiyede Türkler karar alır."Peki o zaman adama sormazlar mı, bugüne kadar yaptığın neydi diye? Neden o zaman kolları sıvadın, ABye uyum diyerek her şeyi değiştirmeye başladın diye? Üyelik müzakereleri başladıktan sonra da her şeyi ABye uydurmak için neden söz verdin o zaman diye sormazlar mı? Bu ne menem ortaklık anlayışıdır ki, şimdi kalkmış bana karışamazsın diye rest çekiyorsun diye sormazlar mı?Sormaya başladılar bile.Yazık."Bunlara güven olmaz, bunların yarın ne yapacağı belli olmaz, bunlarla önümüzü göremeyiz, bunlar yarın istikrarsızlık getirir" diyenlerin eli güçleniyor şimdi Avrupada.Bizde de Kızılelma koalisyonu elini ovuşturuyor keyifle...Dileriz, frene basılır.Sağduyuyla yola devam edilir. Briç kulübünde pişpirik oynanmaz çünkü...İyi pazarlar! h.cemal@milliyet.com.tr Briç kulübünde pişpirik oynanmaz, oynatmazlar! AB konusunda Başbakan Erdoğanın birçoğumuza Çetin Altanın deyişiyle hoppalaaa dedirten zina restini televizyondan izlerken anımsadım.