Büyük Ortadoğu (2)

Büyük Ortadoğu (2)



Irak'ta, Şiilerin kutsal bir gününde ve kutsal mekanlarında dün patlayan bombalar, Ortadoğu'nun nasıl bir cinnet coğrafyası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Ve böyle bir coğrafya için masa başında yazılan projeleri gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğu Kerbela ve Bağdat'taki kanlı intihar eylemleriyle bir defa daha anlaşıldı.
Arap dünyasında, Büyük Ortadoğu'da düzen değişikliği için düğmeye basmak... Terör üreten kaynakları kurutmak... Barış, güvenlik, istikrar ve demokrasinin temellerini atmak...
İyi güzel.
Aklı başında hiç kimsenin bunlara itirazı olacağını sanmıyorum. Hele Türkiye gibi bu coğrafyadaki belalardan çok çekmiş bir ülkenin Büyük Ortadoğu'da düzen değişikliğine sıcak bakması normal.
Ama soru da meşru:
Düzen değişikliği nasıl olacak?
Hangi yolla gerçekleşecek?
Afganistan ve Irak'taki gibi dışarıdan 'sopa'yla mı? Hem havuç hem sopayla mı? Yoksa soğuk savaş döneminde olduğu gibi, bir yandan 'sopa'yı gösterip, aynı zamanda iç gelişmelere destek çıkarak mı? Ya da tümüyle içeriyi beklemek, ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişmelere zaman tanıyıp onları mümkün olabildiğince yönlendirmek mi?
Bu yollardan hangisi?
Irak Savaşı öncesinde çok tartışıldı bu soru. Bugün de Büyük Ortadoğu Projesi'ni de içine alarak tartışılıyor.
Washington'da Demokratlar ile Cumhuriyetçiler bu konuda uzun zamandır kavgalı. Görüş ayrılıkları kendi içlerinde de sürüyor. Amerika'yla Avrupa'nın arası da bu nedenle açıldı.
Arap dünyası, fikri planda bu yüzden ayaklandı. Örneğin Mısır Devlet Başkanı Mübarek, "Ortadoğu'da demokrasiyi zorlamayın; yoksa bugün karşı olduğunuz güçler bir anda seçim sandıklarından fırlar, şaşırırsınız" diyordu Irak Savaşı öncesinde. Özellikle Mısır dahil Amerika'ya yakın Arap rejimleri, düzen değişikliği açısından Ortadoğu'da önceliğin Filistin - İsrail'e verilmesini istediler.
Büyük Ortadoğu Projesi Washington'da ilk kez 1995'te telaffuz edildi. Başkan Clinton, projenin altını çizerken bu coğrafyada eğer barış, huzur, güvenlik olacaksa, (o tarihte bu sözcüklerin arasında henüz demokrasi yoktu) başlangıç adımı olarak Filistin sorununun çözülmesini istemişti.
Amerika'da Cumhuriyetçiler, daha çok bugün Başkan Bush'un çevresinde ağırlık taşıyan Neo - Con'lar (Yeni Muhafazakarlar) ise önceliğin Filistin'e değil, Irak'a, İran ve Suudi Arabistan'a verilmesinden yanaydılar. Onların gözünde Irak taktik, İran ve Suudi Arabistan stratejik hedef niteliği taşıyordu.
Özellikle Irak ve İran'da düzen değişikliği olmadan Filistin sorununun çözülemeyeceğini savunuyorlardı. Saddam'ın devrilmesi konusunda sopa politikasından yanaydılar. Ayrıca bu grup içinde yer alan Richard Perle gibileri Filistinlilerin ille de bir devlete sahip olması fikrine de sıcak bakmıyorlardı.
1997'de Yeni Bir Amerikan Yüzyılı Projesi adını taşıyan ve İsrail lobisi ile birlikte oluşturdukları bir belge yayımladılar. Altında bugünkü Savunma Bakanı Rumsfeld'in, yardımcısı Wolfowitz'in, Perle'nin, Neo - Con'ların baş ideoloğu sayılan tarihçi Bernard Lewis'in, Başkan Bush'un ağabeyinin imzaları yer alıyordu. "Tek süper güç"le, yani Amerika'yla dünya nasıl yönetilir sorusunun karşılığını arıyorladı.
Bush'un Başkan seçilmesi ve arkasından 11 Eylül acısıyla Washington'da, Amerikan yönetimindeki bu grup tarafından düğmeye basıldı. Kimileri, Irak'a da Afganistan'la birlikte vurulmasını istemişti. "1991'de Saddam'ı devirmiş olsaydık, bugüne kadar Ortadoğu'da herkes yola gelmiş, Filistin - İsrail barışı da çoktan kurulmuş olurdu" dediler. Ama olmadı. Irak Savaşı geçen yılın Mart ayına sarktı.
Şimdi ne olacak?
Saddam devrildi, yakalandı. Ama Irak durulmadı. Ülkede istikrar hala uzak... Öte yandan Filistin - İsrail'e gelince, henüz tünelin ucundaki ışık gözükmüş değil.
Bu iki sorun varlığını devam ettirdikçe, Büyük Ortadoğu Projesi nasıl gerçekleşebilir? Bölgede düzen değişikliğini, özgürlük ve demokrasiyi kendi varlıklarına en büyük tehlike olarak gören siyasal rejimler ve liderler, Irak ve Filistin'de durum bugünkü gibi devam ettikçe, Büyük Ortadoğu Projesi'ni nasıl kabullenirler?
Sorular çoğaltılabilir.
Tavuk - yumurta hikayesi...
Evet, proje kağıt üstünde iyi. Ama düşündükçe biraz derinleştikçe, çok fazla soru işareti çengelini zihinlere asıyor.
Devamı yarına...