Çatlak...

Çatlak...


Hasan CEMAL

Miloşeviç iktidardan nasıl gider? Görüş ayrılıkları var gibi. ABD, tıpkı Saddam örneğindeki gibi, Miloşeviç gidene kadar kesin ambargodan yana. Fransa ise farklı düşünüyor. Bu durum, Miloşeviç'in elini kuvvetlendirecek bir çatlağa yol açabilir mi?..

Miloşeviç iktidardan gidecek ama nasıl?..

Slobodan Miloşeviç, Sırp lider... Ülkesini on yıl içinde bölmüş, küçültmüş, perişan etmiş, elli yıl geriye götürmüş bir lider... İnsanlığa karşı suç işlemiş biri... Adı tarihe şimdiden etnik temizlik ile geçen bir lider...
Miloşeviç'le barış olmaz!
Tıpkı Saddam'la olmayacağı gibi...
Balkanlar'a kalıcı bir barışın gelebilmesi için Miloşeviç ve yönetiminden kurtulmak lazım.
Ama nasıl?
Ne yapmalı ki, Miloşeviç iktidardan gitsin? Nasıl bir yöntem izlenmeli ki, Sırbistan'da da barış ve demokrasinin yolu açılsın? Bu konuyu geçen gün Paris'ten Ankara'ya bir ziyaret yapan üst düzeyde bir Fransız diplomatıyla konuşuyorduk.
Bir ara şöyle dedi:
"Ne yani, Belgrad'a girip Miloşeviç'i devirmemizi mi istiyorsunuz?"
Bir zamanlar ABD Başkanı Bush Bağdat'a girip Saddam Hüseyin'i devirmediği için eleştirilmişti. Ama bugün hiç kimse Belgrad'a girmediği için Başkan Clinton'ı, ya da Fransızları, İngilizleri, Almanları eleştirmiyor.
Fakat bir soru var:
Miloşeviç'ten kurtulmak ama nasıl?
Bu soru yıllardır Saddam Hüseyin için de gündemde. Bu yüzden Irak'a ambargo uygulanıyor. Fakat bu konuda görüş ayrılıkları var.
Örneğin ABD ile Fransa arasında.
Fransa'ya göre bu ambargo Saddam'ın elini güçlendiriyor, ömrünü uzatıyor. ABD ise Saddam iktidardan düşürülünceye kadar ambargonun devamından yana... Fransız diplomatıyla sohbet ederken, Saddam'dan sonra acaba Miloşeviç konusunda da bir anlaşmazlık çıkabilir mi diye düşündüm. Deneyimli diplomat, "Biz de böyle bir görüş ayrılığı çıkmaması için çalışıyoruz" dedi.

Ambargolu, ambargosuz

Sırbistan'a insani yardım yapılması konusunda Amerika'yla Avrupa Birliği arasında herhangi bir görüş ayrılığı yok. Ancak Sırbistan'ın yeniden inşa edilmesi konusunda, deminki Fransız diplomatı örneğinde olduğu gibi, farklı yaklaşımların su yüzüne vurmaya başladığı dikkati çekiyor.
Oysa, ABD Başkanı Clinton'la İngiltere Başbakanı Blair açık bir dille söylediler:
"Miloşeviç devrilmediği sürece Sırbistan'a tek kuruş yardım yok."
AB ise henüz tam olarak bu noktada değil. Paris'ten de duyulduğu gibi bazı farklı sesler kulağa çalınıyor.
Özetle deniyor ki:
"Belgrad'la kapıları tümüyle kapatacak bir ambargo uygulamak, Miloşeviç'in işine yarar. Halk çaresiz onun etrafında kenetlenir. Oysa kapılar kapatılmazsa, Sırbistan'daki demokratik muhalefet gelişir. Basın yoluyla gerçekler halka ulaşmaya başlar. Bu sayede Miloşeviç'in gidişi hızlanır."
Bir de şunu ekliyorlar:
"Ambargo ve baskı zamanla aşırı milliyetçilerle demokratlar arasında bir iç savaş ortamına yol açabilir. Unutmayın, bunun geleneği var Sırbistan'da..."
Ama başka sorular da var:
Bu yola sapılırsa, Miloşeviç muhatap alınmış olmayacak mı? Uluslararası Savaş Mahkemesi tarafından insanlığa karşı suç işlemiş biri olarak suçlanan bir kişi muhatap alınabilir mi? Evet, bugün için pratik nedenler bunu zorunlu kılabilir. Ancak bu durum eğer Sirbistan'ın yeniden inşa edilmesine kadar vardırılırsa, yani ambargo uygulanmazsa, asıl o zaman Miloşeviç'in eli güçlenmez mi?
Bu farklı yaklaşımların ABD ile AB arasında giderek bir çatlağa yol açıp açmayacağı konusunda bir şey söylemek için vakit erken. Ancak Miloşeviç'in iktidardan nasıl düşürüleceği konusu önemini koruyor.

Demokratik muhalefet

Miloşeviç'le ilgili olarak çözülme belirtileri görülüyor. Başbakan yardımcısı Draskoviç daha önce istifa etmişti. Radikal Parti Başkanı Seselj de hükümetten ayrılıyor.
Karadağ'da başkaldırı var. Yugoslavya'dan ayrılmak için bağımsızlık referandumuna dönük hazırlıklar yapılıyor. Belgrad'daki Sırp Ortodoks Patriği, Miloşeviç'in istifasını istemiş durumda. Voyvodino Demokratik Reform Partisi'nden dün yapılan açıklamaya göre, altı muhalefet partisi Miloşeviç'in istifası için imza kampanyası başlatmış...
Bu arada Kosova'dan kaçan 200 bin Sırp yollara dökülmüş durumda...
Bütün bu işaretler, Miloşeviç'in hayrına değil. Sırplar gerçekleri öğrendikçe, Miloşeviç'in ömrü mutlaka kısalacak. Tarih boyunca trajediye doymamış olan Balkanlar'a barış ve demokrasinin gelebilmesi, Miloşeviç'in gitmesine bağlı.
Dileriz bu son çabuk gelir.




Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr