CHPye düşen...

Çünkü CHPnin öylesine sözcüleri var ki, bazen öylesine çıkışlar yapıyor ki, bu partinin ABden yana olduğuna bin şahit ister sözü haklılık kazanabiliyor. Yalnız Türkiyede değil, Avrupadaki sosyal demokrat çevrelerde de, diplomatik odaklarda da CHPnin AB ve Kıbrısa ilişkin inandırıcılığı özellikle son zamanlarda törpülenmiş durumda.Bu bir gerçek.Siz, algılama öyle diyebilirsiniz. Ama unutmayın, artık günümüzde algılama gerçekle eşdeğer tutuluyor.Biliyorum, bu konuda da medya suçlanıyor CHP sözcüleri tarafından. Halk Partisinin ABden yana olduğu, bunun için tüm gücüyle çalıştığı, ama medya komplosu yüzünden ABye karşıymışçasına bir CHP imajı yaratıldığı öne sürülüyor.Böyle bir komplo olduğunu sanmıyorum. Ama buna karşılık şimdi CHPnin önünde bir fırsat olduğu muhakkak. Baykal ve sözcüleri eğer komplo teorileri ile uğraşmak yerine bu fırsatı iyi kullanırlarsa, CHPnin de gerçekten AB yanlısı olduğu, bunun kağıt üstünde kalmadığı ortaya çıkmış olur.Bu fırsata gelince...CHP bin yıldır DGMlere karşı değil mi? Ölüm cezasının kaldırılmasına öncülük etmedi mi? YÖKte olsun, RTÜKte olsun asker temsilcisi mi istiyor? Kadın - erkek eşitliğinin geliştirilmesinden yana değil mi? Uluslararası anlaşmaların iç hukuktaki belirleyiciliğine mi karşı çıkıyor? Basın özgürlüğünde sınırların genişletilmesinden yana değil mi?Askeri harcamalara Sayıştay denetimi istemiyor mu? Yargıda etkinliğin artırılmasını savunmuyor mu? Yargısız infazları, kötü muamele ve işkence olaylarını en aza indirecek yolların açılmasına karşı mı? Terör mağdurlarına tazminat ödenmesini uygun görmüyor mu? Leyla Zana ve DEP konusunun artık kapanmasını CHP de istemiyor mu?Bu soruların hepsi demokrasiyle, hukuk devletiyle doğrudan ilgili. AKP hükümetinin bu konuları tümüyle kapsayan Anayasa ve yasa değişiklikleri paketi ise TBMMye gelmiş durumda.Peki, CHP bunlara karşı mı?Sanmıyorum.Karşı olmadığını kaç kez açıkladı. Bu konularla ilgili olarak programında da, siyasal geçmişinde de sayısız vaatler ve girişimler yer alıyor. CHPnin bu nedenle demokratik hukuk devleti açısından büyük bir reformcu atılım sayılacak bu paketin önümüzdeki ay TBMMden geçmesi için iktidarla işbirliği yapması gündeme geliyor.Bu işbirliği gerçekleşirse, bir yandan AB ile tarihe ilişkin son engeller aşılmış, öbür yandan CHP de ABye karşı olmadığını sözle değil eylemle göstermiş olmaz mı?İyi güzel.Peki ama sorun ne?CHPnin bu yola taş koyar gibi bir havası var. Belki de muhalefetliğini yapıyor. Nasıl mı? Dokunulmazlığı gündeme getiriyor. Bu konu eğer Anayasa değişikliği paketine dahil edilmezse, bütün paketi engelleyeceğinin işaretlerini veriyor.CHP, dokunulmazlık konusunda ilke olarak haklı. Ama bu konuyu AB ile uyumun gerektirdiği köklü bir reform paketinin önüne koyarsa, kendi programıyla, kendi söylemiyle çelişkiye düşmüş olmaz mı? Türkiye kamuoyunda yüzde 75 - 80le desteklenen Avrupa Birliği projesine büyük bir darbe indirmiş olmaz mı?Evet, dokunulmazlık da demokratik hukuk devletinde önemli bir konu. Ancak AKPnin bazı itirazları söz konusu. Ayrıca, bugün için hem Kopenhag kriterleri içinde, hem de Türkiyeyle ilgili AB İlerleme Raporlarında yer almıyor dokunulmazlık...Bu durumda doğru olan nedir?CHP elbette dokunulmazlıktaki haklılığını kayda geçirmeli. İleriye dönük olarak AKPden söz almalı. Ama aynı zamanda anayasal değişikliklerle ilgili reform paketinin TBMMden geçmesi için AKP hükümetiyle işbirliği yapmalı.Tutarlı olmak ya da isabetli tercih yapmak bu yoldan geçiyor. h.cemal@milliyet.com.tr Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiyenin Avrupa Birliği üyeliğine karşı mı? Programına bakılırsa, karşı değil. Ama bu soru yine de geçersiz sayılmaz.